Fetva Meclisi
Soru
Hocam, Allah için bana bir akıl verin. Bu bayramda yüzlerce kilo eti vakfın belirlediği ailelere dağıtmak üzere görevliydim. Ne oldu oldu etler benim elimde koktu, kimseye veremedim. İçim yanıyor şimdi. Beni kovalayan yok ama ahiretimi düşünüyorum. Ne yapmamı emredersiniz hocam, Allah sizden razı olsun. Beni kurtarın ne olursunuz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Elbette en iyisini vermek en iyi olandır ama bu yaptığınızdan dolayı vebale girmezsiniz.
Selamünaleyküm. Bir kere şunu bilin: Allah Teâlâ sizi, ateşin kenarından çekmiş almış. Buna şükredin. Bir daha da o ateşin yanına yaklaşmayın. Haram bir sebeple bağlantı kurduğunuz kişiden tamamen kopun. Selamı da kesin. Şeytan bir selamdan bin fitne üretebilir. Dikkatli olun. Kalbinize huzur veren o mekânı da iyi değerlendirin.
Bir mümin olarak yanlışa rıza gösteremezsin. Yanlış olduğunu bildiğin bir şey sana emredildiğinde tepkini göster. Eğer işi terk etmen istenirse terk edersin. Rızık Allah'ın elindedir, seni ondan başkası doyuramaz.
Selamünaleyküm. Yetim malı yemek o şekilde değildir. Siz bir tür yetime yediriyorsunuz zaten. Mümkün olduğu kadar sizin yediğiniz onun ve annesinin yediğinden fazla olmamasına dikkat edin, yeter. Elektrik kaçağı doğru değildir. İbadetlerinize zarar etmez ama hak olarak kalır. Bulabildiğiniz hak sahipleri ile helalleşin, bulamadıklarınız için dua edin, sadakalar verin. Allah işimizi kolay etsin.
Gayet hatalı bir tutum içindesiniz. Madem bir Müslüman olarak bakıyorsunuz bu hayata, size Peygamber aleyhisselam efendimiz: “Kıyamet koparken bile elindeki fidanı dik!” demedi mi? Bu saydıklarınız kıyametin başlama anından da mı beter? Belki de siz böyle düşündüğünüz için o işleri yapanlar cüret buluyorlar. Siz hayatınıza bakın. Siz Rabbinizi kaybetmemeye bakın. Siz kıyamet kopuyor olsa bile ve tek kalsanız dahi çocuklarınızı yetiştirmeye bakın. Yılmayın ve yıkılmayın. Şeytanı sevindirecek düşüncelerden uzak kalın. Bu sıkıntılar sizi daha fazla bastırırsa muhakkak bir psikologla görüşmelisiniz. Allah'a emanet olunuz.
Gönül ister ki böyle bir uygulamaya hiç karışmamış olalım. Bulunduğunuz devletin zaruri saydığı bir uygulama olduğu için bir vebal olmamasını ümit ederiz. Mümkünse yemek dağıtma sırasında başka bir çalışana devretme yolunu deneyebilirsiniz. Mümkün değilse kalbimizde bu işten hoşlanmadığımız hissiyatını canlı tutarak dağıtım yaparsınız. Allah'ın bu durumdan kurtarması için de duanızı kesmeyin. Allah yardımcınız olsun, sıkıntılı durumlardan en kısa sürede kurtulmanızı nasip etsin.
ahiret konusundaki diğer fetvalar
O zamanki işinizin kendisi helal bir iş idiyse elektriği kaçak kullandığınız için işten kazandığınız direkt haram olmaz. Kaçak kullandığınız elektriğin kendisi haram olur. Bu sebeple ne kadar elektrik kullandığınızı biliyorsanız direkt onu, bilmiyorsanız yaklaşık bir rakamı tespit edin onu fukaraya sadaka olarak verin. İnşaallah tevbe de ettiğiniz için bir vebal kalmaz.
Helallik almak ahirete imanın gereğidir ve ciddidir. Uğraşır, elde etmeye çalışırız. Olmuyorsa vazgeçmeyiz ama helallik yerine onlar için istiğfar etme, dua etme, sadaka verme gibi ara formüller üretmeye çalışabiliriz. Duamız sayesinde de Allah Teâlâ kalplerini yumuşatır diye umarız.
Mü'min, bu hayatta ne varsa hepsinin bir imtihan olduğuna iman eder; nimetler de belalar da. İmtihanın ne olduğunu anlamadan önce imtihan sonuçlarının ahiret üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini anlamalıdır. Bu anlayışa sahip olmayan, malı ve çocukları ile yaşadığı imtihanı anlamadan ömrünü bitirebilir. Mal ve evladın imtihan olması, imtihanın fitneye dönüşmesi şu sonuçlardan birinin ortaya çıkması ile olabilir: a- Mal ve evlat yüzünden ahiretine zarar geliyorsa imtihan kaybediliyor demektir. En azından direkt cennete girme fırsatını ağır bir hesap yüzünden erteletmek bile kaybetmektir. Bunun bir de cenneti kaybederek ahireti tamamen kaybetmek sonucu da olabilir. b- Mala ve çocuklara düşkünlük haramlara kayma nedeni olabilir. Bu bir imtihan kaybı olur. v c- Mal ve çocuk yüzünden düşmanlıklar olabilir. Bu da bir kayıptır. d- Cimrilik ve korkaklık nedeni olabilir ki bunların her biri insanın imtihan kaybetmesinin nedenlerindendir. e- Mal da evlat da kibir nedenlerindendir. Kibir de neticede imtihan kaybettirir.
Size İslam âlimlerinden İbni Kayyım’ın güzel bir sözünü aktarayım, siz onun üzerine düşünün. Bu söz yaklaşık yedi asır önce söylenmiştir. Diyor ki: “Lider olmanın alkoldeki gibi bir sarhoşluğu vardır hatta ondan da beterdir. Lider olmanın verdiği bir sarhoşluk olmasaydı liderler ebedi ahiretlerini verip dünyayı almaya çalışmazlardı.”
Kabre konan insana: • Rabbin kimdir? • Dinin nedir? • Peygamberin kimdir? Şeklinde soru sorulacağına dair hadis mütevatir gibi bir hadistir. Bu hadisi Buharî, Müslim, Ebu Davud, Nesaî, Tirmizî, İbni Mace, Ahmed, İbni Hibban, İbni Ebi Şeybe, Hakim, Beyhaki gibi büyük muhaddisler rivayet etmişlerdir. Kabirde soru sorulacağına dair bilgi bu ümmetin ilk gününden itibaren bir din bilgisidir ve bu bilgiden hiçbir şüphe yoktur.
Allah yardımcınız olsun. Her Müslüman muhakkak bir işin görevlisidir, Allah Teâlâ kimseyi boş ve gereksiz yaratmamıştır. İnsan kendi ağırlığının oturacağı yeri bulamayınca gereksiz ve yersiz gibi kalır. Siz de bulunduğunuz yeri bu mantıkla değerlendirmeye bakınız. Asıl vazifeniz ve sorumluluğunuzun ÖNCE KENDİNİZİ iman ve ahlâk olarak muhafaza etmek olduğunu bilmelisiniz. Bulunduğunuz ya da bulanabileceğiniz yer şeytanın erkeği ile kadını ile insanı parçaladığı bir yer olabiliyor. Zaman ahiret zamanı denebilecek bir açılım içindedir, bu bir risk. Makamın getireceği rehavet ve “gereğini yapmaya mecbur kalma ezilmişliği” bir risktir. Bu risklere karşı adeta mücadele ederek bir ömür geçireceksiniz. Kendinizi bir an bile boşlukta bırakırsanız şeytan o anı sizin kayma anınız olarak yakalar ve bir daha geri dönmeniz olmayabilir maazallah. Size şunları tavsiye edebilirim: a- Önceliği kendiniz olarak görün. Dünya ve ahiretiniz olarak siz siz olmadıkça kime ne yararınız olacak da kalbiniz ondan huzur bulacak? Mum gibi eridikten sonra vereceğiniz mini bir ışık için “aydınlatma” demenin anlamı yoktur. b- Evliliğinizin bir iş uğruna heba olmasına izin vermeyin. Fıtratla ters düştüğünüz yerde kesin kaybedersiniz. c- Bulunmanız muhtemel görev neticede bir beşerî düzeni besleme görevi olacaktır. Dikkat edin, ahireti verip dünyayı almayasınız. Kerhen ve bin bir tedbirle bulunun orada. d- Bir bayan olarak erkeklerle bulunabileceğiniz ortam, çarşı pazarda bulanabileceğiniz kıyafet ve şartların ortamı olacaktır. Bu ciddiyetinizi asla gevşetmeyin. e- Beşerî bir sistemin ayrıntılarını öğrenirken dininize ait bilgileri ihmal etmeyin. f- Açık bir şekilde şirk veya haram olan sözler, teoriler ve benzeri sakıncalarla karşılaştığınızda imanınız sizi hareketlendirsin. En azından kalbinizden “Allah’ım ben bu sözleri, teorileri, maddeleri beğenmiş değilim, reddediyorum, ben senin dininden yanayım, beni affet” deyin. g- Bulunduğunuz noktada en iyiye talip olun, sürekli öğrenin. Orada bulunmanıza değecek bir gayret ve çalışma içinde olun. h- Bir istişare edilir kimseler listeniz olsun. İstişare etmeye çekinmeyin. Fıkıhta, Kur'an ilimlerinde veya benzeri ilimlerde istişare ederek kendinizi canlı ve aktif din bilgisi ile ayakta tutmaya çalışın. i- Çok dua edin. İbadetlerinizi ihmal etmeyin. Allah yardımcınız olsun.