İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Kabirde insana sorular sorulacağı ne kadar gerçektir?

Cevap

Kabre konan insana: • Rabbin kimdir? • Dinin nedir? • Peygamberin kimdir? Şeklinde soru sorulacağına dair hadis mütevatir gibi bir hadistir. Bu hadisi Buharî, Müslim, Ebu Davud, Nesaî, Tirmizî, İbni Mace, Ahmed, İbni Hibban, İbni Ebi Şeybe, Hakim, Beyhaki gibi büyük muhaddisler rivayet etmişlerdir. Kabirde soru sorulacağına dair bilgi bu ümmetin ilk gününden itibaren bir din bilgisidir ve bu bilgiden hiçbir şüphe yoktur.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Siyer kitaplarımızda böyle bir bilgi vardır. Bu açıdan doğru olduğunu söyleyebiliriz. Bir hadis gibi ele alındığını ise bilmiyorum.

Peygamberimizin dedesi Abdülmuttalib’in Ebrehe’nin karşısına çıkıp “ben develeri
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Duyular ve akıl yürütme vasıtasıyla bilinemeyip vahiy yoluyla sabit olan gaybî konulardan biri de kabir azabıdır. Bu husus bazı âyetlerin işareti, (Mü'min, 40/46) çeşitli hadislerin de açık beyanlarıyla (Buhârî, Cenâiz, 86) bilinmektedir. Bir hadis-i şerifte, “Kabir, ahiret duraklarının ilkidir. Bir kimse eğer o duraktan kurtulursa sonraki durakları daha kolay geçer. Kurtulamazsa, sonrakileri geçmek daha zor olacaktır.” (Tirmizî, Zühd, 5 [2308]) buyrularak ölümle ahiret hayatının başladığı ifade edilmiştir. İnsan öldükten sonra kabre konulunca, Münker ve Nekir adında iki melek kendisine gelerek soru soracaklar, iman ve güzel amel sahipleri bu sorulara doğru cevaplar verecekler ve kendilerine cennet kapıları açılarak cennet gösterilecektir. Kâfir ve münafıklar ise bu sorulara doğru cevap veremeyecek, onlara da cehennem kapıları açılacak ve cehennem gösterilecektir. Kâfirler ve münafıklar kabirde acı ve sıkıntı içinde azap görürlerken müminler nimetler içerisinde mutlu ve sıkıntısız bir hayat süreceklerdir. (Tirmizî, Cenâiz, 70 [1071-1072]) Bu sebepledir ki Resûl-i Ekrem (s.a.s.) pek çok kez kabir azabından koruması için Allah’a (c.c.) niyazda bulunmuştur. (Buhârî, Ezân, 149 [832]; Müslim, Küsûf 8 [903], Cenâiz, 85 [963]; Ebû Dâvûd, Salât, 152 [880])

Kabir azabı var mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

“Şurası okunmazsa olmaz” denebilecek bir yer yoktur. Müslüman kabristanlığına veya kabrine ziyarette bulunan birisi orada selam verir. Selamdan sonra dualar eder. Oradakilere ve kendisine dualar etmesi iyi olur. Sonra da oradakilere sevabı ulaşsın diye mesela: Fatiha suresini, Bakara suresinin ilk ve son âyetlerini, Yasin suresini, Tekâsur suresini, İhlas suresini okuyabilir.

Hocam kabir ziyaret ederken Kur'an’dan neler okumamız gerekir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Eğer konuya 'Ahad haber' zaviyesinden bakarsanız, elinde bugün din olarak bilinen pek çok mesele için aynı durum söz konusu olur. Kabir azabı konusunda mütevatir bir hadis yoktur ama onlarca hadis vardır. Bunların toplamı ele alındığında bir kabir azabından söz edilmesi dinin bölümlerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. İki husus benim bu konuda sizin gibi düşünmemi engelliyor. Birincisi, asırlardan beri din üzerinde ilim mücadelesi veren ve adına EHLİSÜNNET dediğimiz binlerce âlimin kanaatinin bıraktığı birikimin akide olarak bunu ortaya koymuş olmasıdır. İkinci husus ise şudur: Tamam, yok dedik ve bitti tartışma. Ya varsa kabir azabı; ona karşı hazırlıklı olmanın sakıncası mı var? Böyle düşünüyor, böyle iman ediyorum. Allah Teâlâ'dan bizi dininde sabit kılmasını dileriz. Dua ediniz.

Bir dersinizde, 'kabir azabını inkar eden dinden çıkar' demiştiniz. Bunu biraz d
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnsanın salihliği arttıkça rüyasının doğru olmaya yakınlığı da artar. Fakat kâfir de rüya görebilir ve gerçek olarak çıkabilir. Fakat kâfirin rüyasının doğru olması nadirattan olur. İyi mü'minin gördüğü rüya için de kesin ve net bir sonuç beklemek yanlıştır. İhtimaller üzerinden yol alınan bir durumdur rüya durumu.

İnsanın kötü kimse olması yani çok günah işlemesi gördüğü rüyaların da yanlış ol
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Böyle konularda kendini ikna etmeye mecbur gibi görmemelisin. Nihayetinde senin ihtisas alanın olmayan bir konudur. Bir başka husus da, insanlar birbirlerinden böyle konuları dinleyerek ikna olmazlar. Sadece tartışılmış ve konuşulmuş olur. Geçen vakte, kullanılan enerjiye yazık olur. Bildiğinizi izah edin, gerisini merak edeni de ehlini bulup öğrenmeye teşvik edin.

Ben üniversitede okuyorum. Arkadaşlarımızın inanç konularında sıkıntıları var, b

ahiret konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah yardımcınız olsun. Her Müslüman muhakkak bir işin görevlisidir, Allah Teâlâ kimseyi boş ve gereksiz yaratmamıştır. İnsan kendi ağırlığının oturacağı yeri bulamayınca gereksiz ve yersiz gibi kalır. Siz de bulunduğunuz yeri bu mantıkla değerlendirmeye bakınız. Asıl vazifeniz ve sorumluluğunuzun ÖNCE KENDİNİZİ iman ve ahlâk olarak muhafaza etmek olduğunu bilmelisiniz. Bulunduğunuz ya da bulanabileceğiniz yer şeytanın erkeği ile kadını ile insanı parçaladığı bir yer olabiliyor. Zaman ahiret zamanı denebilecek bir açılım içindedir, bu bir risk. Makamın getireceği rehavet ve “gereğini yapmaya mecbur kalma ezilmişliği” bir risktir. Bu risklere karşı adeta mücadele ederek bir ömür geçireceksiniz. Kendinizi bir an bile boşlukta bırakırsanız şeytan o anı sizin kayma anınız olarak yakalar ve bir daha geri dönmeniz olmayabilir maazallah. Size şunları tavsiye edebilirim: a- Önceliği kendiniz olarak görün. Dünya ve ahiretiniz olarak siz siz olmadıkça kime ne yararınız olacak da kalbiniz ondan huzur bulacak? Mum gibi eridikten sonra vereceğiniz mini bir ışık için “aydınlatma” demenin anlamı yoktur. b- Evliliğinizin bir iş uğruna heba olmasına izin vermeyin. Fıtratla ters düştüğünüz yerde kesin kaybedersiniz. c- Bulunmanız muhtemel görev neticede bir beşerî düzeni besleme görevi olacaktır. Dikkat edin, ahireti verip dünyayı almayasınız. Kerhen ve bin bir tedbirle bulunun orada. d- Bir bayan olarak erkeklerle bulunabileceğiniz ortam, çarşı pazarda bulanabileceğiniz kıyafet ve şartların ortamı olacaktır. Bu ciddiyetinizi asla gevşetmeyin. e- Beşerî bir sistemin ayrıntılarını öğrenirken dininize ait bilgileri ihmal etmeyin. f- Açık bir şekilde şirk veya haram olan sözler, teoriler ve benzeri sakıncalarla karşılaştığınızda imanınız sizi hareketlendirsin. En azından kalbinizden “Allah’ım ben bu sözleri, teorileri, maddeleri beğenmiş değilim, reddediyorum, ben senin dininden yanayım, beni affet” deyin. g- Bulunduğunuz noktada en iyiye talip olun, sürekli öğrenin. Orada bulunmanıza değecek bir gayret ve çalışma içinde olun. h- Bir istişare edilir kimseler listeniz olsun. İstişare etmeye çekinmeyin. Fıkıhta, Kur'an ilimlerinde veya benzeri ilimlerde istişare ederek kendinizi canlı ve aktif din bilgisi ile ayakta tutmaya çalışın. i- Çok dua edin. İbadetlerinizi ihmal etmeyin. Allah yardımcınız olsun.

Kıymetli Hocam, ben hukuk fakültesinde doktoramı bitirmek üzereyim. Bundan sonr
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Çünkü kapitalizm, • Din ve ahlakı hatta insanlığı yok kabule etmeye mecbur eder. Kapitalizmde ahirete yer yoktur. • Bir azınlık grubu sürekli besler ve toplumun gerisini onlara hizmet ettirir. • Büyük şirketleri hayatın bütünü gibi tutar, başkasının büyümesine izin vermez. • İnsanları sürekli borçlanmaya sürükler, işsizliği körükler. Biz de bu nedenlerle kapitalizme karşı dururuz.

Biz Müslümanlar olarak kapitalizme neden karşıyız?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Size İslam âlimlerinden İbni Kayyım’ın güzel bir sözünü aktarayım, siz onun üzerine düşünün. Bu söz yaklaşık yedi asır önce söylenmiştir. Diyor ki: “Lider olmanın alkoldeki gibi bir sarhoşluğu vardır hatta ondan da beterdir. Lider olmanın verdiği bir sarhoşluk olmasaydı liderler ebedi ahiretlerini verip dünyayı almaya çalışmazlardı.”

Hocam, insanlar siyasi bir görev aldıklarında ya da bir koltuk sahibi oldukların
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mü'min, bu hayatta ne varsa hepsinin bir imtihan olduğuna iman eder; nimetler de belalar da. İmtihanın ne olduğunu anlamadan önce imtihan sonuçlarının ahiret üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini anlamalıdır. Bu anlayışa sahip olmayan, malı ve çocukları ile yaşadığı imtihanı anlamadan ömrünü bitirebilir. Mal ve evladın imtihan olması, imtihanın fitneye dönüşmesi şu sonuçlardan birinin ortaya çıkması ile olabilir: a- Mal ve evlat yüzünden ahiretine zarar geliyorsa imtihan kaybediliyor demektir. En azından direkt cennete girme fırsatını ağır bir hesap yüzünden erteletmek bile kaybetmektir. Bunun bir de cenneti kaybederek ahireti tamamen kaybetmek sonucu da olabilir. b- Mala ve çocuklara düşkünlük haramlara kayma nedeni olabilir. Bu bir imtihan kaybı olur. v c- Mal ve çocuk yüzünden düşmanlıklar olabilir. Bu da bir kayıptır. d- Cimrilik ve korkaklık nedeni olabilir ki bunların her biri insanın imtihan kaybetmesinin nedenlerindendir. e- Mal da evlat da kibir nedenlerindendir. Kibir de neticede imtihan kaybettirir.

Kur'an’ımızda insanın mal ve çocukları ile imtihan olacağı vurgulanıyor, bu imti
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hayatı yanlış anlamak, baştan hata ile yol almak gibidir. Biz bu dünyada, bir nevi tatil yapmak için bulunan kimseler değiliz. Kâfirler öyle anlayabilir ve bize de onu aşılamaya çalışabilirler ama hayat öyle bir şey değildir. Hayat olduğu gibi imtihandır. İmtihan da onu yapanın iradesine göre gerçekleşir. Bizim irademize göre bir imtihan olmasını nasıl bekleyebiliriz? İmtihan bir kere, ana rahmi gibi bir yerden hayata başlamamızla kendini gösteriyor. O bile başlı başına bir derstir anlayabilen için. Yaşayabilmek için verdiğimiz mücadele bir imtihandır. Bizim gibi insan olanlarla hatta yakınımız olanlara olan geçinme mücadelemiz bir imtihandır. İbadet yapıp ahireti kazanma gayretimiz bir imtihandır. Sağlığı korumak bir imtihandır. Mal kazanmak, mala esir olmamak bir imtihandır. Hayat namına ne biliyorsak o bir imtihandır. Ve biz, bu imtihan için varız burada, sadece ve sadece bu imtihan için! Gerçeği görmezden gelmek kimseye bir şey kazandırmaz, kabul etsek de etmesek de gerçek budur. Allah Teâlâ büyük oranda imtihan sonuçlarını ahirete ertelediği için biz, kâfirleri keyfi yerinde görüyoruz. Eğer hayat, bu yedi kıtalı dünyadan ibaretse diyecek bir şey yoktur. Hayat asıl bu yedi kıtadan sonra başlayacaksa o zaman kâfirler sonsuzluğa kadar battı, bitti demektir. İmanın ne büyük bir nimet olduğunu takdir etmemiz lazımdır. Allah Teâlâ haşa, kullarının yaptıklarından gafil değildir, görüyor ve biliyor. Ama her şeyi hesap gününe erteliyor. Aman dikkat edelim de şeytan dalgın bir anımızı yakalamasın. Aman ha!

Hocam, söyler misiniz ne oluyor üzerimizde, kâfirler bizden daha rahat iken bizi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnsanlarla alay etmek haramdır. Haram bir günah olarak tevbe edilmedikçe kıyamet günü ateşle karşılık bulacaktır. Bu işi yapan biri muhakkak o kimseleri bulup onlarla helalleşmelidir. Onları bulamaz veya helallik vermezlerse çok istiğfar edip çok dua etmeli, onlar için çok sadakalar vermelidir. Bu bir kul hakkıdır, ahirete taşınırsa helalleşmek ibadetler üzerinden olacağı için durum vahimdir, bu biline!

İnsanlarla (arkadaşları ile) çok alay eden biri aklı başına gelince ne yapacak?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.