Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Ben ilahiyat fakültesinde okuyorum. Yazın okullar bittiğinde bir camide Kur’an öğreticiliği yapıyorum. Ramazan ayında da teravih namazlarını kıldırıyorum. Bunları yaptığım için bir miktar para alıyorum. Aldığım para da kimilerinin zekatı oluyor genellikle. Ben aldığım bu parayı gezme tozma, eğlence vb. şeylerde harcamamda bir günah var mıdır? Ben bu parayı haram bir iş için harcadığımda veren kişilerden paranın hakkı sorulur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Önceki haramlardan tevbe etti iseniz elinizdeki sizin helal kazancınızdır. Önceki dönemdeki haramda kul hakkı varsa onu hesaplayıp sahiplerine vermelisiniz.
Selamünaleyküm. Sizin açınızdan bu haccın sakıncası yoktur. Evet, evinize giren kazançta tereddütler vardır ama aç kalıp yememenizi gerektirecek kadar değildir. Bilhassa müzikli meşguliyeti bitirme yönünde gayret edin.
Selamünaleyküm. Gerek iş yerinizde ve gerekse evinizde sizin direk girdiğiniz bir haram yoktur. Kendinizi koruyarak yaşamaya devam edin. Allah sizi iyi bir mümin olmaya muvaffak kılsın.
Selamünaleyküm. Haram para hiçbir şekilde elinde bulunana helal olmaz. Bir başkası için ise helal olabilir. Haramlığı sizde kalır, saat onun olur.
Selamünaleyküm. Kur'an hizmeti, farzı ayın duruma gelmiş ise onu ücret karşılığı olmadan yapmak gerekir. Böyle değilse Kur'an öğretmek ve benzeri hizmetlerden ücret almakta sakınca yoktur. Alınan helaldir. Bir şeyin farzı ayın olması ise, onu yapacak başka kimsenin olmaması, bir Müslüman'ın Kur'an okumayı mesela biliyor ve başkası bilmiyor gibi bir durum olması demektir.
Alkollü bir mekân işletmek gibi haram bir kazanç üzerine iş yapan ve ev alan, geçimini temin eden biri tevbe ettikten sonra şöyle yapmalıdır: a. Tevbesinde samimi ise ve onu sürdürüyorsa biiznillah tevbesi makbuldür. Tevbesinden şüphe etmemelidir. b. O zamana kadar kazanıp harcadıklarından dolayı bir şey yapması gerekmez. Evi ve benzeri sahibi olduğu şeyleri elinden çıkarması gerekmez. c. Elinde hâlâ o haram paradan varsa o para sadaka verilebilir, bir yere vermelidir. Verdiğinde kendisi darda kalacaksa vermeyebilir acil ihtiyacı kadarını alır gerisini verir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Dünya gözümüzde büyüdükçe ahiret küçülür. Ahiret küçüldükçe de dünya put hâlini alır. Haset dahil pek çok manevi hastalık da bu noktada etkin olmaya başlar. Ahiret öncelikli yaşamaya bakın. Namaz başta olmak üzere ibadetlerinizi gözden geçirin. Kur'an okuyun. Dua edin, zikir yapın. Bir ders halkasına katılın.
Selamünaleyküm. Siz, Allah rızası için yapın yapacağınızı. Yapabileceğinizin en iyisini yapın. Bir kere Allah katında sorumluluktan kurtulmuş olursunuz. İkinci olarak da göreceksiniz, Allah için yaptığınızın bereketi ile aranızdaki ülfet yeniden canlanacak ve huzurlu olacaksınız biiznillah. Size dua ederiz.Bilmediği durumda bilmemesi mazeret teşkil eder mi, araştırma zorunluluğu var mı?
Selamünaleyküm. Kadın bebeği için her türlü duayı yapabilir, yapmalıdır da. Sözünü ettiğiniz ayet ve sureler o maksatla okunabilir. Allah kabul buyursun.
Selamünaleyküm. Tıbbî olmayan bir nedenle deriye konacak su geçirmeyen bir nesnenin abdeste/gusle engel olacağından caiz olmayacağını bilmeliyiz. Eğer yaptıracağınız makyaj, deri ile suyun temasını engellemiyorsa sakıncası yoktur. Suyun deriye temasını engelliyorsa yapılması ancak bir tedavi gerekçesi ile caiz olabilir. Mesela yanan bir yere tedavi maksatlı olarak öyle bir malzemenin konması gibi. Sizin durumunuzun 'tedavi gerektiren bir durum mu' yoksa 'güzelliği sağlama mı' olduğu hakkında bir kanaat oluşturamadım. Bunu doktorlarla ve kendi özel araştırmanızla elde edebilirsiniz.
Aleykümselam. الدرجة الرفيعة ifadesi Buhari'de yoktur. Hatta muteber hiçbir hadis kitabında da yoktur. Dolayısıyla ezan duasında onun zikredilmesinin bir dayanağı bulunmamaktadır. Buhari'deki ezan duası, Sünnet olarak yeterlidir. Yalnız şunu bilmeniz gerekiyor: Bir duanın veya emrin/yasağın Buhari'de bulunması şart değildir. Buhari birinci derecede kaynak kitaptır ama tek kaynak değildir.
Selamünaleyküm. Camiye girildiğinde namaz vakti değilse yani vaktin namazını kılmak için camiye girilmemiş ise iki rekaat namaz kılmak sünnettir. Bu namaza tahiyyetülmescid denmektedir. Kerahet vakitlerinde camiye girenin tahiyyetülmescid namazını kılması mekruhtur.