Fetva Meclisi
Soru
Günün 3 mekruh vaktinde camiye girildiğinde tahiyyatül mescid namazı kılınmalı mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Camiye girdiğinizde kerahet vakti değilse tahıyyetü'l-mescid namazının bir kere kılınması sünnettir. Oradan başka bir camiye gidildiğinde ve girildiğinde kerahet vakti değilse yine tahıyyetü'l-mescid namazının kılınması sünnettir.
Tahiyyetü’l-mescid namazının, camiye girildiğinde kılınması sünnettir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.), söz konusu namazla ilgili olarak; “Sizden biriniz mescide girdiğinde oturmadan iki rek’at namaz kılsın.” (Buhârî, Salât, 60 [444]; Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn, 69 [714]) buyurmuştur. Tahiyyetü’l-mescid namazı Hanefîlere göre iki veya dört, Mâlikîlere göre ise iki rek’at kılınır. Şâfiîlere göre aslolan iki rek’at olmakla birlikte Şâfiî ve Hanbelîler bu niyetle istendiği kadar namaz kılınabileceğini ifade etmişlerdir. Hanefîler, nâfile namaz kılmanın mekruh sayıldığı vakitlerde tahiyyetü’l-mescid namazının kılınamayacağı kanaatindedir. Şâfiîlere göre tahiyyetü’l-mescid mutlak değil sebebe bağlı nâfile namazlardan olduğu için bu vakitlerde de kılınabilir. (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 1/311) Ezân okunduğu sırada mescide giren kimsenin bu namazı kılması Hanefîlere göre mekruh iken Şâfiîlere göre mekruh değildir. Ancak müezzin kâmet getirirken veya cemaatle namaza başlandığında mescide giren kişinin tahiyyetü’l-mescid kılmasının mekruh olduğu hususunda fakihler görüş birliği içindedir. Hanefîler, cuma namazında hatip minberde iken mescide giren kimsenin oturup hutbeyi dinlemesi gerektiğini ve tahiyyetü’l-mescid kılmasının mekruh olduğunu söylemiştir. Şâfiîlere göre ise uzatmamak ve iki rek’atı geçirmemek şartıyla kılınmalıdır. Mescide giren kişinin, meşguliyet veya kerâhet vaktinin girmesi gibi sebeplerle bu namazı kılamaması durumunda, “Sübhânallâhi ve’l-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü va’llâhü ekber” demesi müstehaptır; bazı âlimler buna “ve lâ havle ve lâ kudrete illâ bi’llâhi’l-aliyyi’l-azîm” cümlesini de eklemiştir. Hanefîler, herhangi bir namazı kılmak veya farz namazı cemaatle kılmak suretiyle de mescidin hakkının verileceğini, dolayısıyla en az iki rek’at farz veya nâfile namazı kılmak niyetiyle mescide giren kişinin kıldığı bu namazın, niyet etmese bile tahiyyetü’l-mescid yerine geçeceğini ve onun sevabını da kazanacağını belirtmişlerdir. (Kâsânî, Bedâ’i, 1/190, 191; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/18) Mescid-i Harâm’ın tahiyyesi Kâbe’yi tavaf etmektir; tavaf niyetiyle oraya giren hemen tavafa başlamalı, tavaf niyeti olmaksızın giren ise tahiyyetü’l-mescid namazı kılmalıdır.
Tahiyyetülmescid namazı, vakit girdikten sonra kılınan sünnetlerle ertelenebilir; ilk kıldığımız nafile namaz onun yerini doldurur. Allah'a emanet olunuz.
1- Cami cami dolaşıp 'cami namazı' şeklinde bir namaz kılmak yoktur. Sadece üç mescit için bu geçerlidir: Mescid-i Haram, Mescid-i Nebi ve Mescid-i Aksa. Bunun dışındaki camilerde namaz, namaz vaktinde ise kılınır. Namazı farklı bir camimiz yoktur. 2- Bir camiye girildiğinde kerahet vakti değilse oturmadan önce iki rekât namaz kılınır. Buna da 'tahiyyetü'l-mescid/mescidi selamlama namazı' denir. Bu da Sünnet'tir. 3- Vakit namazlarının camilerde kılınması ise Müslüman olmanın gereklerindendir. Bilhassa erkeklerin namazları camilerde cemaatle kılmaları en önemli görevlerdendir. Duyalım veya duymayalım İslam budur. Allah'a emanet olun.
Olur. Bu şekilde Tahiyyetü'l-mescid namazı da kılmış olursunuz.
Farz namazı kılmak için girilen camide tahiyyetü'l mescid kılınmayabilir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Tıbbî olmayan bir nedenle deriye konacak su geçirmeyen bir nesnenin abdeste/gusle engel olacağından caiz olmayacağını bilmeliyiz. Eğer yaptıracağınız makyaj, deri ile suyun temasını engellemiyorsa sakıncası yoktur. Suyun deriye temasını engelliyorsa yapılması ancak bir tedavi gerekçesi ile caiz olabilir. Mesela yanan bir yere tedavi maksatlı olarak öyle bir malzemenin konması gibi. Sizin durumunuzun 'tedavi gerektiren bir durum mu' yoksa 'güzelliği sağlama mı' olduğu hakkında bir kanaat oluşturamadım. Bunu doktorlarla ve kendi özel araştırmanızla elde edebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Söylerken kolay söylenebilen ve dinlerken doğru olacağı kanaati uyandıran bir iddiadır o iddia. Ona ikna edilmesi için verilebilecek bir cevap bulamıyorum. Tartıştıkça onu daha derine iteceğinizi zannederim. Sadece bilebildiğinizi söyleyin ve tartışmayın.
Selamünaleyküm. Siz, Allah rızası için yapın yapacağınızı. Yapabileceğinizin en iyisini yapın. Bir kere Allah katında sorumluluktan kurtulmuş olursunuz. İkinci olarak da göreceksiniz, Allah için yaptığınızın bereketi ile aranızdaki ülfet yeniden canlanacak ve huzurlu olacaksınız biiznillah. Size dua ederiz.Bilmediği durumda bilmemesi mazeret teşkil eder mi, araştırma zorunluluğu var mı?
Selamünaleyküm. Dünya gözümüzde büyüdükçe ahiret küçülür. Ahiret küçüldükçe de dünya put hâlini alır. Haset dahil pek çok manevi hastalık da bu noktada etkin olmaya başlar. Ahiret öncelikli yaşamaya bakın. Namaz başta olmak üzere ibadetlerinizi gözden geçirin. Kur'an okuyun. Dua edin, zikir yapın. Bir ders halkasına katılın.
Aleykümselam. Paranın kazanılması ve harcanması iki ayrı başlıktır. Kazancın sana helal ise o senindir. Sana verilen zekâtlar veya aylık olması buradaki helal olmayı değiştirmez. Senin olan parayı da sana helal olduktan sonra HELAL OLAN her yerde harcayabilirsin. Kaynağı ramazan teravihindendir diye harcamana diğer durumlara göre bir sınırlama gelmez. Mesele şudur: Kazanç ve harcama itibariyle farklı helaller ve farklı haram alanlar yoktur. Sen elbette genç de olsan mubahların dışına taşmamayı hatta mubah sınırlarını zorlamamayı tercih etmelisin.
Selamünaleyküm. Bir kere dinimizi biz, laik bir ülkenin ilahiyat fakültelerine göre değil Medine'de Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin ashabının yaşadığına göre yaşamaya mecburuz. Ve bu bizim, asla taviz veremeyeceğimiz bir ilkedir. 'Elit bir alan' ile kastınız, erkeklerin bayanları, bayanların erkekleri izleyebilecekleri bir yer ise nişanlınızla orada bulunamazsınız. Onun böyle bir istekte bulunmasına da taviz vermemelisiniz. Şimdi vereceğiniz böyle bir taviz, yarın her şeye evet demenizi getirir. Allah yardımcınız olsun.