İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Tahiyyatül mescid namazımızı herhangi bir namazın vakti girdikten sonra vakit namazını kılmadan kılabilir miyiz? Eğer kılamazsak vakit namazını kıldıktan sonra mı kılarız?

Cevap

Tahiyyetülmescid namazı, vakit girdikten sonra kılınan sünnetlerle ertelenebilir; ilk kıldığımız nafile namaz onun yerini doldurur. Allah'a emanet olunuz.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Camiye girildiğinde namaz vakti değilse yani vaktin namazını kılmak için camiye girilmemiş ise iki rekaat namaz kılmak sünnettir. Bu namaza tahiyyetülmescid denmektedir. Kerahet vakitlerinde camiye girenin tahiyyetülmescid namazını kılması mekruhtur.

Günün 3 mekruh vaktinde camiye girildiğinde tahiyyatül mescid namazı kılınmalı m
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Camiye girdiğinizde kerahet vakti değilse tahıyyetü'l-mescid namazının bir kere kılınması sünnettir. Oradan başka bir camiye gidildiğinde ve girildiğinde kerahet vakti değilse yine tahıyyetü'l-mescid namazının kılınması sünnettir.

Hocam her gidilen camide Hanefi mezhebine göre sadece bir defa mı tahıyyetü'l-me
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Farz namazı kılmak için girilen camide tahiyyetü'l mescid kılınmayabilir.

Hocam, sabah namazının sünnetini evinde kılan bir mümin, mescide gittiğinde tahi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Belirttiğiniz kerahet vakitleri dışında her vakitte nafile namaz kılınabilir.

Nafile namazlarını kerahet vakitleri, ikindi ve sabah namazı farzlarından sonras
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam.Böyle bir şeye gerek yoktur. Bütün nafileler, önce veya sonra gibi ayrıntılara gerek olmadan 'nafile' niyeti ile kılınabilirler.

Selamünaleyküm değerli hocam. Madem ki yatsıdan önce sünnet yok, bizim kılmamız
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tahiyyetü’l-mescid namazının, camiye girildiğinde kılınması sünnettir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.), söz konusu namazla ilgili olarak; “Sizden biriniz mescide girdiğinde oturmadan iki rek’at namaz kılsın.” (Buhârî, Salât, 60 [444]; Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn, 69 [714]) buyurmuştur. Tahiyyetü’l-mescid namazı Hanefîlere göre iki veya dört, Mâlikîlere göre ise iki rek’at kılınır. Şâfiîlere göre aslolan iki rek’at olmakla birlikte Şâfiî ve Hanbelîler bu niyetle istendiği kadar namaz kılınabileceğini ifade etmişlerdir. Hanefîler, nâfile namaz kılmanın mekruh sayıldığı vakitlerde tahiyyetü’l-mescid namazının kılınamayacağı kanaatindedir. Şâfiîlere göre tahiyyetü’l-mescid mutlak değil sebebe bağlı nâfile namazlardan olduğu için bu vakitlerde de kılınabilir. (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 1/311) Ezân okunduğu sırada mescide giren kimsenin bu namazı kılması Hanefîlere göre mekruh iken Şâfiîlere göre mekruh değildir. Ancak müezzin kâmet getirirken veya cemaatle namaza başlandığında mescide giren kişinin tahiyyetü’l-mescid kılmasının mekruh olduğu hususunda fakihler görüş birliği içindedir. Hanefîler, cuma namazında hatip minberde iken mescide giren kimsenin oturup hutbeyi dinlemesi gerektiğini ve tahiyyetü’l-mescid kılmasının mekruh olduğunu söylemiştir. Şâfiîlere göre ise uzatmamak ve iki rek’atı geçirmemek şartıyla kılınmalıdır. Mescide giren kişinin, meşguliyet veya kerâhet vaktinin girmesi gibi sebeplerle bu namazı kılamaması durumunda, “Sübhânallâhi ve’l-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü va’llâhü ekber” demesi müstehaptır; bazı âlimler buna “ve lâ havle ve lâ kudrete illâ bi’llâhi’l-aliyyi’l-azîm” cümlesini de eklemiştir. Hanefîler, herhangi bir namazı kılmak veya farz namazı cemaatle kılmak suretiyle de mescidin hakkının verileceğini, dolayısıyla en az iki rek’at farz veya nâfile namazı kılmak niyetiyle mescide giren kişinin kıldığı bu namazın, niyet etmese bile tahiyyetü’l-mescid yerine geçeceğini ve onun sevabını da kazanacağını belirtmişlerdir. (Kâsânî, Bedâ’i, 1/190, 191; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/18) Mescid-i Harâm’ın tahiyyesi Kâbe’yi tavaf etmektir; tavaf niyetiyle oraya giren hemen tavafa başlamalı, tavaf niyeti olmaksızın giren ise tahiyyetü’l-mescid namazı kılmalıdır.

Tahiyyetü’l-mescid namazının hükmü nedir? Kerâhet vakitlerinde kılınması caiz mi

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Ev ve iş yeri gibi kullanmakta olduğunuz ya da tarla gibi istimal ettiğiniz gayri menkuller için zekât gerekmez. Çocuklar için muhafaza ettiğiniz yerler için de gerekmez. Ancak satmaya niyet ettiğiniz gayrimenkuller, satış niyetinizden itibaren zekât malı hükmündedirler. Bu durumda da zekâtları yüzde iki buçuk üzerinden olacaktır.

Gayrimenkullerin hangisine zekat düşer ve hangi oranlar üzerinden zekat verilmel
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bu tür felsefelerle uğraşmamanızı tavsiye ederim. Kimi sevecekseniz sevin, aşık olun ama işi ilahi düzeye taşımayın.

Leyla aşkı Mevla’ya döner sonra diye bir şey var, bu doğru mu? İlahi aşka yönelm
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bir hükmü yeni öğrenen geçmişteki hatalarını da telafi etmelidir. 81 gram altına zekât düşer. Para ve benzeri başka değerli malınız varsa onlarla beraber hepsinin zekâtını da toptan verebilirsiniz. Geçmiş altı yılda ikisi ödenmesi halinde elinizdeki altının da zekâtı gerekmez hale gelmektedir. Buna göre hesap ederek bu vebalden kurtulun. Allah yolumuzu açık tutsun.

Zekat vermenin farz olduğunu bilmiyordum, bu sene öğrendim. Kiracıyım, 85 gram a
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Beşeri bir icadın tevhidi simgelemesi nasıl mümkün olur? İstiğfar gerektiren bir söz olarak görelim bunu.

Ney'in tevhidi simgelediğini söylüyorlar, doğru mudur?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Güzel kardeşim, MÜSLÜMAN ismi dışında bütün isimler ithaldir, sahtedir. Biz sadece Müslüman olabiliriz. VAHHABİLİK bu ümmete ait bir kavram değildir. Dikkat ederseniz ‘Vahhabî’ bir insana mal edilmiş bir hareketi ortaya koymak demektir. Benim bildiğim, hiçbir Müslüman ‘ben vahhabiyim’ demez, diyemez. Sizin vahhabî dedikleriniz de ‘biz vahhabiyiz’ demiyorlar. Vahhabilik diye bir şey yoktur. Müslümanların arasında lanetlenmiş fırkalar olsun diye çırpınan birileri fırkalar hiç yokmuş gibi bir vahhabilik peyda ettiler. Yok öyle bir şey, varsa da onu yok kabul ediyoruz. Bu ümmetin içinde Müslüman olmanın dışında bir isimle anılmaktan elbette Allah’a sığınacağım, ne yapacaktım başka? Siz de hâl ve hareketlerini beğendiğiniz kardeşlerinize ne hakla Vahhabî diyorsunuz? Asla demeyin, ‘mü'min kardeşlerim’ deyin. Onlar, siz, biz mü'min kardeşleriz elhamdülillah. İthal kavramlarla değil, Allah’ın bizim için takdir buyurduğu bir isimle anılalım. Böylesi daha iyi değil mi sizce de?

Hocam ben 32 yaşında bir müslümanım elhamdülillah. Yıllardır Vahhabilerle berabe
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sadece iğne batırmakla oruç bozulmaz; iğnenin ilaç veya benzeri bir sıvıyı deri altına akıtması ile oruç bozulur. Eğer böyle olduysa yani iğneden deri altına ilaç verildiyse o günün orucu tekrar kaza edilir. Bu kadar.

Ramazan ayında ailemden biriyle cilt doktoruna gittik. O kişide birkaç günden be

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.