Fetva Meclisi
Soru
Hocam göz ile takip edilerek veya ağız kıpırdatmadan okunan Kur’an-ı Kerim’in hatim sayılmadığını duydum. Bu doğru mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Kur'an okumanın 'okuma' olması için dil ile tekrarlanması gerekir. Bu da dudak hareketini gerektirir. Dudak hareketi düzeyinde olmayan okumaya okuma diyemeyiz.
Böyle bir ayrıntı yoktur, endişe edilecek bir durum da değildir. Kur'an’ımızı okumak gerekir. Ya da insandan dinlemek gerekir. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Selamünaleyküm. Kur’an’ı insan okumalıdır, dinleyecekse insandan dinlemelidir. Bunun dışında hatim olmaz.
Elektronik bir cihazın okuduğu sizin için Kur'an hatmi olmaz ama öğrenmenize yardım ettiği için öğrenme ecriniz olur, bu mümkündür. Bir hocanın önüne oturun ve ecir kazanın biiznillah.
Kur'ân-ı Kerîm’i okumak ibadet olduğu gibi onu dinlemek de farz-ı kifâye olarak kabul edilen bir ibadettir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/545) Çünkü Yüce Allah, “Kur’ân okunduğu zaman onu dinleyin ve sessiz durun ki rahmete nail olasınız.” (el-A'râf, 7/204) buyurmaktadır. Kur’ân okuyacak kişinin, gönlünü ve zihnini ilahi kelâma verebilmesi için uygun bir ortamı seçmesi doğru olur. İnsanların başka işlerle meşgul olduğu bir ortamda onları işlerinden alıkoymaksızın Kur’ân-ı Kerîm’in açıktan/sesli okunması mümkündür. Herhangi bir mazeret sebebiyle dinleyemeyenler de sorumlu olmazlar. İnsanların işine engel olma ihtimali olan veya Kur'ân-ı Kerîm’in saygınlığıyla bağdaşmayacak ortamlarda ise kişinin, Kur'ân’ı kendisinin duyabileceği şekilde okuması gerekir.
HATİM kavramı, Kur'an’ımızı baştan sona ezber veya bakarak okuyup bitirme anlamında kullanılmaktadır. Bahsettiğiniz bilgi doğrudur; bu ümmetin selefi içinde günlük, haftalık hatim yapanlar pek çoktur. En azından pek çok bilgi bize kadar ulaşmıştır. Kur'an okumanın başka hiçbir okuma ile kıyas edilemeyecek kadar büyük bir sevap kaynağı olduğunu düşünürsek bu okumanın bir yarışa dönüşmesinde de hayret edilecek bir durum göremeyiz. Allah Teâlâ’dan kitabını okuyan, onunla amel eden ve onu bir sonraki nesillere taşımaya gayret eden kullarından olmayı bize nasip etmesini dileriz. Size şu bilgileri özetleyebilirim: Kur'an-ı Kerim’i okumanın bir kuralı ve edepleri olduğunu bilmemiz gerekiyor. Okumuş olmak değil gereği gibi okumuş olmak okumaktır. Daha doğrusu o tür okuyuş sevap kaynağıdır. Başta tecvid ve talim şarttır. Diğer edepleri de ihmal edilmemelidir. Kur'an’ımızı, bölümlere ayırıp hergün veya her hafta o bölümlemeye göre okuma tarzı Nebi aleyhisselam zamanından beri vardır. Bugünkü cüzlere bölünmüş şekil için de örneği o zamanlardan var olan bir şekil diyebiliriz. Her mü'minin Kur'an okuma süresi, zamanı kendine göre belirlenebilir. Farz olan zaman ve yer yoktur. Yeter ki Kur'an okunmuş olsun. Ağır bir işte çalışan ile emekli olanın okumasını aynı zamanlamaya ve seviyeye getirmek mümkün de değildir gerekli de olmaz. En iyi okuma tarzı için şunu söyleyebiliriz: İstikrarlı, özellikle farz ibadetleri ve insani görevleri ihmal ettirmeyen, edeplerine uygun, haz alarak gerçekleştirilen okuma en iyi okumadır. Selefimizin Kur'an okumasında üç gaye güttüğü söylenebilir: Okumak, düşünmek ve öğrenmek. Bizim için de böyle bir amaç belirlenebilir. Bir aya bölünmüş hatim tavsiye edilir hatimdir. Bunun iki olması da kişinin özel durumuna göre mümkündür. Bir haftaya da indirilebilir. Üç güne de alınabilir. Bir haftayı düşen okumanın sevabı için bir şey söylenemez ama etkisi ve istikrar temini tenkit edilebilir. En güzeli zamanlamadan önce etkilenmeye ve amele bakılmasıdır. Allah Teâlâ Kur'an ehli olmayı hepimize müyesser kılsın.
hatim konusundaki diğer fetvalar
Kur'an'ımızda on dört secde ayeti vardır. Bu da onu hatmeden birinin bir arada veya ayrı ayrı okuması fark etmeden o kadar secde yapması demektir. Fakat aynı ayeti mesela ezberlemek için aynı yerde birkaç defa okuması durumunda tek secde bütün okumaları için yeterlidir.
Kur'an-ı Kerim'i okumak da dinlemek de ibadettir. Fakat ibadetle insan sorumlu olduğu için bu okuma ve dinlemeyi insan yaptığında ibadet olur. Bu sebeple bahsettiğiniz uygulamada canlı olarak bir kişi okuyor ise o esnada canlı olarak dinlemek, mukabele yapmak o sevaba eriştirir Allah'ın izniyle. Fakat Kur'an-ı Kerim'i hatmetme sevabı için kişinin kendisinin baştan sona Kur'an'ı okumuş olması gerekir. Hatim okuyan birini canlı olarak dinlediğinizde Kur'an dinleme sevabını almış olursunuz.
Biiznillah, öyle olur.
RİSALE-İ NUR serisi bu ümmetin geçmişinde hizmet etmiş ve hizmetin bedelini çok ağır faturalar şeklinde ödemiş inşaallah Allah dostu bir insana ait eserlerdir. Eserlerin bazı ayrıntıları okul kitabı olacak niteliktedir. Allah müellifine rahmet etsin. Yalnız bu eserlerin veya benzerlerinin Kur'an hatmeder gibi sık hatmedilmesini gerekli görmek bir aşırılıktır. En azından okunmakla anlaşılmaz eserler olduğunu iddia etmektir. Bu da esere bir hakarettir esasen. Bir kaynak olarak bulunabilir ve kişi istifade edebildiği kadar okur. İbadet niyeti ile sadece Kur'an'ımızı okuruz biz. Gerisi ilimdir. İlim de ihtiyaca göre değerlendirilir.
Kur'an meali okumak bir ilim faaliyetidir, elbette sevaptır ama “Kur'an okumak” o değildir.
Evet, bayanların belirttiğiniz türdeki faaliyetlerinde bir abartı vardır. Onca yoğun meşgalemiz arasında bu işlere katılmanın doğru olmadığını düşünmekte haklısınız. Sılayı rahimi koparmadan, komşuluk ilişkilerine zarar vermeden katılmayabilirsiniz.