Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ibadetlerin sanal ortamda yapılması konusu son zamanlarda daha fazla gündeme gelmeye başladı. Camiye sığmayan cemaatin cami dışında ses cihazları aracılığıyla imamı takip etmesi örneğiyle, benzer şekilde internet üzerinden yapılan canlı hatim ve mukabelelerin caiz olup olmadığına dair görüşler farklılık göstermektedir. Bu konuda doğru bir bilgiye ulaşmak için gerçek anlamda bir cemaatle birlikte yapılan ibadetlerin değerini ve bunun elektronik ortamda yapılanla karşılaştırılmasını daha iyi anlamak gerekiyor. Ramazan ayında online ortamda yapılan mukabele veya hatim ile ilgili olarak da benzer bir soruyla karşılaşıyoruz. Peki, internet üzerinden yapılan bu hatimler dini açıdan caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Kur'an okumak nasıl bir ibadet ise onu dinlemek de öyle bir ibadettir. Elbette okumak dinlemekten daha faziletlidir ama her ikisi de ibadettir. Şu kadar ki, ibadetle insan mükelleftir. İnsanın yaptığına ibadet denir. Elektronik cihazlardan Kur'an dinlemek caiz olsa bile bir insanın okuması veya bir insandan dinlemek gibi olmaz. Elektronik cihazlardan dinlenen Kur'an ile de mukabele olmaz.
Aleykümselam. Kur'an'ı dinlemek de okumak gibi ibadettir. Gözle izlemek de ibadettir.
Aleykümselam. Haklısınız, Sünnette öyle bir uygulama yoktur. Siz şunu çözün önce, mukabele Sünnet diye mi takip ediliyor yoksa Ramazan kültürü gereği mi?Öyle veya böyle, günah diyebileceğimiz bir durum yoktur ortada; sevap eksikliği ve bereketsizliktir bu durum.
Kur’ân hatmi, Kur’ân’ın başından sonuna kadar Arapça olarak okunmasıdır. Dolayısıyla bir kimsenin hatim yapmış olması için Kur’ân’ı bizzat tilavet etmesi gerekir. Televizyon, radyo veya başka bir cihazdan okunan mukâbeleyi takip etmek veya dinlemek de sevaptır.
Kur'an’ı okumak ve dinlemek aralarında fark bulunsa da aynı şekilde sevaptır. Dinleyerek de mukabele takip edilebilir. Aybaşı durumundaki bir kadının da dinlemesinde hiçbir sakınca yoktur.
HATİM kavramı, Kur'an’ımızı baştan sona ezber veya bakarak okuyup bitirme anlamında kullanılmaktadır. Bahsettiğiniz bilgi doğrudur; bu ümmetin selefi içinde günlük, haftalık hatim yapanlar pek çoktur. En azından pek çok bilgi bize kadar ulaşmıştır. Kur'an okumanın başka hiçbir okuma ile kıyas edilemeyecek kadar büyük bir sevap kaynağı olduğunu düşünürsek bu okumanın bir yarışa dönüşmesinde de hayret edilecek bir durum göremeyiz. Allah Teâlâ’dan kitabını okuyan, onunla amel eden ve onu bir sonraki nesillere taşımaya gayret eden kullarından olmayı bize nasip etmesini dileriz. Size şu bilgileri özetleyebilirim: Kur'an-ı Kerim’i okumanın bir kuralı ve edepleri olduğunu bilmemiz gerekiyor. Okumuş olmak değil gereği gibi okumuş olmak okumaktır. Daha doğrusu o tür okuyuş sevap kaynağıdır. Başta tecvid ve talim şarttır. Diğer edepleri de ihmal edilmemelidir. Kur'an’ımızı, bölümlere ayırıp hergün veya her hafta o bölümlemeye göre okuma tarzı Nebi aleyhisselam zamanından beri vardır. Bugünkü cüzlere bölünmüş şekil için de örneği o zamanlardan var olan bir şekil diyebiliriz. Her mü'minin Kur'an okuma süresi, zamanı kendine göre belirlenebilir. Farz olan zaman ve yer yoktur. Yeter ki Kur'an okunmuş olsun. Ağır bir işte çalışan ile emekli olanın okumasını aynı zamanlamaya ve seviyeye getirmek mümkün de değildir gerekli de olmaz. En iyi okuma tarzı için şunu söyleyebiliriz: İstikrarlı, özellikle farz ibadetleri ve insani görevleri ihmal ettirmeyen, edeplerine uygun, haz alarak gerçekleştirilen okuma en iyi okumadır. Selefimizin Kur'an okumasında üç gaye güttüğü söylenebilir: Okumak, düşünmek ve öğrenmek. Bizim için de böyle bir amaç belirlenebilir. Bir aya bölünmüş hatim tavsiye edilir hatimdir. Bunun iki olması da kişinin özel durumuna göre mümkündür. Bir haftaya da indirilebilir. Üç güne de alınabilir. Bir haftayı düşen okumanın sevabı için bir şey söylenemez ama etkisi ve istikrar temini tenkit edilebilir. En güzeli zamanlamadan önce etkilenmeye ve amele bakılmasıdır. Allah Teâlâ Kur'an ehli olmayı hepimize müyesser kılsın.
hatim konusundaki diğer fetvalar
Kur’an-ı Kerim tilaveti, dediğimizde en az kişinin kendi sesini duyacağı şekilde bir okuma olması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu da dilin ve dudakların hareketli hâlde olması anlamına gelmektedir. Okumanın okuma olabilmesi için bu şarttır. Kur'an’ımız ile ilgili ne yapılırsa yapılsın -ona bakmak dahi- ecir kaynağıdır ama hatim olabilmesi için gereken şarta uyulması gerekmektedir.
Kur'an'ımızda on dört secde ayeti vardır. Bu da onu hatmeden birinin bir arada veya ayrı ayrı okuması fark etmeden o kadar secde yapması demektir. Fakat aynı ayeti mesela ezberlemek için aynı yerde birkaç defa okuması durumunda tek secde bütün okumaları için yeterlidir.
Biiznillah, öyle olur.
RİSALE-İ NUR serisi bu ümmetin geçmişinde hizmet etmiş ve hizmetin bedelini çok ağır faturalar şeklinde ödemiş inşaallah Allah dostu bir insana ait eserlerdir. Eserlerin bazı ayrıntıları okul kitabı olacak niteliktedir. Allah müellifine rahmet etsin. Yalnız bu eserlerin veya benzerlerinin Kur'an hatmeder gibi sık hatmedilmesini gerekli görmek bir aşırılıktır. En azından okunmakla anlaşılmaz eserler olduğunu iddia etmektir. Bu da esere bir hakarettir esasen. Bir kaynak olarak bulunabilir ve kişi istifade edebildiği kadar okur. İbadet niyeti ile sadece Kur'an'ımızı okuruz biz. Gerisi ilimdir. İlim de ihtiyaca göre değerlendirilir.
Kur'an meali okumak bir ilim faaliyetidir, elbette sevaptır ama “Kur'an okumak” o değildir.
Evet, bayanların belirttiğiniz türdeki faaliyetlerinde bir abartı vardır. Onca yoğun meşgalemiz arasında bu işlere katılmanın doğru olmadığını düşünmekte haklısınız. Sılayı rahimi koparmadan, komşuluk ilişkilerine zarar vermeden katılmayabilirsiniz.