Fetva Meclisi
Soru
Hocam, güneş ve ay tutulması sırasında yapılması gereken bir dua veya ibadet var mıdır? Peygamberimizin bu durumlarda namaz kıldığı ve dua ettiği hakkındaki bilgiler doğru mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Sabah namazının farzını kılacak kadar vakit varsa sadece onu kılmak gerekiyor. Bir rekâtını bile güneş doğmadan kılabiliyorsak kılmalıyız. Sizin durumunuza gelince yapacak bir şeyiniz yok; sünneti kaza etmeniz gerekmez. Güneş doğana kadar kılınamayan sabah namazı daha sonra kaza olarak kılınır. Ancak güneşin doğumundan sonra en az kırk dakika bekleyerek kerahet vaktinin çıkmasını gözetmek şarttır.
Aleykümselam. Caminin arka bölümü gibi bir yerde kılmaya çalışın. Sabah namazının sünneti çok önemlidir. Sabah namazının farzından sonra nafile kılmak yoktur.
Sünnetler içerisinde en kuvvetlisi, sabah namazının farzından önce kılınan iki rek’atlık namazdır. Çünkü Hz. Peygamber’den (s.a.s.) bu namazın çok daha faziletli olduğuna dair, diğer nâfile namazlar hususunda söylenmeyen sözler varid olmuştur. Hz. Peygamber (s.a.s.), “Sabah namazının iki rek’atı, dünya ve içindekilerden daha hayırlıdır.” (Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn, 96 [725]) buyurmuştur. Herhangi bir farz namaz için ikâmete başlandığında veya imam namaza başladığında nâfile namaz kılmak mekruh olup, cemaate katılmak gerektiği hâlde, faziletinden dolayı sabah namazının farzından önce kılınan iki rek’atlık sünnet bundan istisna edilmiştir. (Kâsânî, Bedâ’i, 1/297) İmkân olduğunda bu faziletin kaçırılmaması gerekir. Bu itibarla bir kimse cemaatle kılınan sabah namazının farzının son rek’atına veya bazı görüşlere göre teşehhüdüne yetişebileceğini düşünüyorsa, sünneti kılmalıdır. Buna mukabil kişi, sünnetle meşgul olduğu takdirde farzın tamamını kaçıracağından endişe ederse sünneti terk ederek cemaate katılması gerekir. (İbn Mâze, el-Muhît, 1/448-449; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/56)
Selamünaleyküm. Yolculuğunuz mübarek olsun. Günahlarınızdan mağfiret edilmiş olarak dönmeye muvaffak kılınasınız. Yolculuk durumunda Sünnet'lerin kılınıp kılınmaması üzerine sonucu etkileyecek ciddi bir ihtilaf yoktur. Nihayetinde, durumu müsait olmayanın kılmayabileceği ve kılmamakla da bir kaybı olmayacağı konusunda fikir birliği vardır. Durumu müsait olanın kılmasında ise vebal vardır da denmiş değildir, mesele Sünnet'e karşı bir edep dışılık olur mu şeklinde anlaşılmalıdır ki, hele Mekke ve Medine'de kılın kılabildiğiniz kadar. Allah kabul buyursun. Lütfen bu kardeşinizi de duadan unutmayın. Hususi duanızı beklerim.
Cemaatle namaz bazı âlimlere göre farz düzeyinde kendi başına bir ibadettir. Kendi başına bir ibadet olması demek, namaz kılmakla bir emir yerine getirildiği gibi cemaatle kılındığında da ikinci bir emir yerine getiriliyor demektir. Dolayısıyla biz namazı cemaatle kılmayı namazın bir ilavesi gibi değil Allah’ın hususi bir emri gibi görmeliyiz. Cemaatle namazın genel olarak hükmü ise müekked bir sünnettir. Yerine getirildiğinde muazzam bir sevap elde edilir. İhmal edildiğinde yani namaz cemaatsiz kılındığında sevap kaybedilir ama namazın kendisine bir arıza gelmez. Bir tür bereket kaybedilmiş olur. Bazı engeller cemaate gitmemenin mazereti olabilir. Bu mazeretlerden biri mesela yoğun abdest sıkışıklığı olabilir. Etkili bir açlık ve sofranın hazır olması olabilir. Bu mazeretleri sıralama yerine şu iki kuralı ölçü alarak bu büyük emri tatbik edebiliriz: a- “Cemaate devam etmez, sadece cumaya gider” denecek şekildeki ihmal mü'min için çöküştür. Buna dikkat ederiz. b- Belli durumlarda namazı evde veya iş yerinde kılmak “cemaate gitmez adam” olmak değildir. Bu iki çizgi arasındaki denge ise kişinin imanı ve imanını pratiğe aktaran kimliği ile alakalı bir durumdur.
Kötülükten alıkoyacak bir namaz için şöyle bir sıralama yapılabilir: İman her şeyin aslıdır. Allah’ı görüyor gibi, “her ne kadar ben onu görmüyorsam da o beni görüyor ya!” mantığı ile oluşmuş bir imanın kıldırdığı namaz farklıdır. Birinci meseleyi imanı takviye ve erimekten koruma olmalıdır. İkinci olarak da ahireti göz önünde bulundurma şuuru eksik olmamalıdır. Selefimiz bunu, “bu namazım son namazım olabilir!” sloganlaştırmış ve uygulamıştır. Mü'min namazını ‘son namazım’ diye bir kere kılmayı becerse o namaz onu ihya etmek için yeterli olur biiznillah. Namazın alt yapısı durumundaki taharet, abdest ve namaz ortamı iyi hazırlanmalıdır. Bilhassa namaz kılma mekânının dünyevileşmişliğin öne çıktığı bir ortam olması namaz için iyi değildir. Sakin bir cami, kıraati ve ihlası iyi bir imam, duvarlarında saat ve sanat müzesi görüntüsü olmayan bir cami gibi ayrıntılar namaz için çok önemlidir. Namaz ilmihalini bilmemizin de namaza katkısı vardır. Özellikle İHYAUULUMUDDİN’den namaz bölümünü ders çalışma mantığı ile okumanızı da tavsiye ederiz. Namazların nafilelerine önem verilmelidir. Farzlardan önce kılınan Sünnetler, farza hazırlanmaya katkı sağlar. Namaza ehil olmak için duanın önemini de unutamayız. Dua silahı namaz için de geçerlidir.