Fetva Meclisi
Soru
Hocam ezan okunduğu sırada cemaatle namaz kılmamızı engelleyen ya da niyetimiz olduğu halde şeriatımızın cemaatle kılmamaya bizi yönlendirdiği durumlar veya nedenler nelerdir? Yemek sofrasının o anda hazır olması ve tuvalet ihtiyacına sıkışık olmak dışında bir neden var mıdır? Bir de hocam bu tavsiye midir? Yani böyle durumlarda cemaate iştirak etmemek daha mı evladır? Hocam zamanınızı alıyorum ancak son bir sorum olacak. Cemaatle namaz kılınıyorken yürüyerek gittiğimiz takdirde cemaate yetişemeyeceğimizi biliyorsak veya tahmin ediyorsak sünneti terk ederek koşmamız caiz olur mu? Yoksa ne olursa olsun, cemaatle namazı kaçırma pahasına dahi koşmamamız mı gerekir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Öncelikle şunu bilmemiz gerekir: Namaz dinin direğidir, dindir. Namazı kılmamak adeta ölümdür. Namazın cemaatle kılınması ise namazın varlığı/yokluğu ile alakalı değildir. Namaz üzerinden ecir kazanma, Allah'a yaklaşma konusu olarak görmeliyiz cemaatle kılmayı. Şeytanın bu tür konuları vesveseye kaydırmasına karşı dikkatli olmak gerekir. Titizlik ve nefsini ayıplama bahanesi ile bizi çürütebilir. Gayret ederiz, Rabbimize sığınırız. Hatamız olursa, eksik yaparsak telafiye çalışırız ama umutsuz kalmayız.
En uygunu camiye gidip kılmanız olur. Camiye gidemezseniz vaktinde cemaatle evde kılmanız uygun olur. Vakti sıkışırsa ilk vaktinde tek kılın, vaktini sıkıştırmayın. Cemaatle kılan için mesela son bir saate kadar vakit açısından sorun olmaz. Bu alışkanlık bir zaman sonra tamamen bırakmaya götüren bir neden olabilir, onu da dikkate almalısınız.
1- Kesinlikle namazların camide kılınması gerekmektedir. Ama bu kesinlik farzlar içindir. Eğer daha müsait bir yeriniz varsa sünnetleri orada kılın ya da camide kılın cemaate bağlı kalmayın. İmam selam verdikten sizin cemaate bağlı kalmanız gerekmiyor. 2- Ne yazık ki, imamlarımız ve müezzinlerimiz umumen, bulundukları noktanın kıymetini takdir etmekte zorlanmaktadırlar. Onlar da insan olarak irşad edilmeye, ikaz edilmeye muhtaçtırlar; incitmeden, kırmadan, bilgiçlik taslamadan, hocaları birbirine kırdırmadan ikaz etmek, emri bilmaruf yapmak kaçamayacağımız görevlerimizdendir. ona da dikkat edelim. Allah'a emanet olunuz.
İslâm dini, birlik ve beraberliğe büyük önem vermiştir. Günde beş vakit namazın, haftada bir cuma namazının ve senede iki kez olan bayram namazlarının cemaatle kılınması, müminlerin birbirlerinden haberdar olmalarına, görüşüp kaynaşmalarına, birbirleriyle yardımlaşmalarına vesile olmak gibi bir işlev üstlenmektedir. Bu bakımdan cemaatle namaz kılmak, istenen birlik ruhunun sağlamlaştırılmasında ve devam ettirilmesinde önemli bir rol üstlenmektedir. Hz. Peygamber (s.a.s.), farz kılınışından itibaren hayatının son zamanlarına kadar beş vakit namazı sürekli kendisi cemaate imam olarak kıldırmış, Müslümanları da namazları cemaatle kılmaya teşvik etmiştir. (Ebû Dâvûd, Salât, 48-49) Cemaatin önemini belirten çok sayıda hadis bulunmaktadır. Bunlardan birinde Hz. Peygamber (s.a.s.), “Üç kişi bir köyde veya kırda bulunur ve namazlarını cemaatle kılmazlarsa, şeytan onlara hâkim olur. Öyleyse cemaatten ayrılma. Çünkü kurt ancak sürüden ayrılan koyunu yer.” (Ebû Dâvûd, Salât, 47 [547]) buyurmaktadır. Ayrıca Peygamber Efendimiz (s.a.s.) cemaatle kılınan namazın sevabının, tek başına kılınandan 27 derece daha fazla olduğunu belirtmiştir. (Buhârî, Ezân, 30 [645]; Müslim, Mesâcid, 249 [650]) Bu ve benzeri hadisler ve ilgili âyetlerden hareketle Hanbelîler beş vakit namazın cemaatle kılınmasının, erkekler için farz-ı ayın, Şâfiîler ise farz-ı kifâye olduğunu söylemişlerdir. Hanefî ve Mâlikîlere göre ise cuma namazı dışındaki farz namazları cemaatle kılmak, gücü yeten erkekler için müekked sünnettir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/56; Cezîrî, el-Mezâhibü’l-erbe‘a, 1/368-369) Bu itibarla cemaate gitmeye engel bir durum olmadıkça beş vakit namaz cemaatle kılınmaya çalışılmalıdır. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.), camiye giderken atılan her adımdan dolayı kişinin bir derece yükseltilip, bir günahının silineceğini haber vermiştir. (Buhârî, Ezân, 30 [647]; Ebû Dâvûd, Salât, 49 [559])
Hanefî mezhebine göre namazın cemaatle kılınması müekked bir sünnettir. Terk edilmesi yani namazın münferid kılınması önemli bir sünnetin terk edilmesi demek olur. Büyük bir sevap kaybı söz konusudur. Diğer mezheplerin fukahasına göre ise cemaatle namaz farz düzeyine kadar çıkabilecek önemli bir emirdir. Her iki ekolün birleşebileceği bir sonuç alınırsa namazın cemaatle kılınmasının terkinden günah çıkacağı anlaşılmaktadır. Netice olarak namaz tek kılınmış olsa da namaz olarak yerini bulur ancak önemli bir emrin terki söz konusu olduğundan hem sevap kaybı hem de bir günah irtikâbı söz konusudur diyebiliriz. Özellikle cemaatsiz kılmaya alışmışı olmak büyük bir kayıptır.
Allah Teâlâ işinizi kolay kılsın. Size engin sabırlar indirsin. Zihninize berraklık, ellerinize bereket versin. Âmîn. Bu görevde bulunduğunuz sürece siz: Biiznillah murabıt makamındasınız. Dakikalarınız, ibadet nitelikli kazancınız olacaktır. Bu niyet ve ihlasla görevinizi yapmaya çalışınız. Belki de ömrünüzün en kazançlı günlerini geçirmiş olacaksınız. İnsanların gerginliklerine tahammül etmeye çalışın. Tam anlamı ile sabır günlerinde kabul edin kendinizi. Her yaptığınız işi hatta arabada uyuklamanızı bile Allah rızası için ibadet niyetiyle ve Allah’tan ecir bekleyerek yapmaya çalışın. Devletin sizi süresiz oraya göndermesi fıkıh ifadesiyle sizin seferi durumda olmanızı gerektirir. Seferi olduğunuza göre de Cuma namazı için camiye gidip kılabilirseniz kılarsınız. Ama cuma namazı size farz değildir. Cuma yerine öğlen namazını da kılabilirsiniz. Vakit namazlarını da cem ederek kılabilirsiniz. Cem etmek şudur: Öğleyi ikindi vaktine erteleyerek veya ikindiyi öğlen vaktine çekerek aynı anda kılarsınız. Aynı şekilde akşamı yatsı vaktine çekerek veya yatsıyı akşam vaktine çekerek kılarsınız. İki şekliyle de olur. Öğlen, ikindi ve yatsı namazlarının farzlarını ikişer rekât kılarsınız. Vakit namazların sünnetlerini kılmayabilirsiniz de. Sadece sabah namazının sünnetini muhakkak kılmaya çalışın. Abdestte kolaylık olması bakımından bot giyiyorsanız onu mest gibi kullanabilirsiniz. Ramazan ayı günlerinde orada görevde olmaya devam ederseniz oruçlarınızı erteleyebilirsiniz. Allah Teâlâ yardımcınız olsun. Sizin için dualar ederiz.
caiz konusundaki diğer fetvalar
Geçmiş olsun size. Bu durumlarda keyfi bir beklenti olmadığı için âlimlerimizden sigorta yapılabileceğine dair fetva veren vardır, yaptırabilirsiniz.
Bir Müslüman insanın dinine ait değerleri dizi filmlerden öğrenmesi kadar sıradanlık olamaz. Filmlere göre din mi oluşacak? Filmler ne kadar hakikati yansıtıyor, ne kadar verilmek istenen mesaja göre yazılıyor? Sadece bu sorunun cevabı bile iyi bir idrak oluşturur. Haram dünyanın her yerinde bütün zamanlarda haramdır. Uzayda bile olsak dinimize göre yaşamayacak mıyız? Size tavsiyemiz şudur: Bir gram muhtemel bal için bir kilo zehir yemeyiniz.
Fakihler arasında böyle bir tedavinin caiz olacağı kanaatinde olanlar çoğunluktadır. Dolayısıyla iyileşirseniz para vermek üzere doktorla anlaşabilirsiniz.
Kesilen kurbandan yemek caizdir, yememek ise günah değildir, kurbana zararı yoktur. Kesilen kurbandan hediye vermek caizdir, vermeyen için de bir eksiklik yoktur. Bir miktarını sadaka olarak vermek gerekir şeklinde bir görüş varsa da kurbandan bir bölümünü sadaka olarak verme mecburiyeti yoktur.
Şirket adına satış yapan bir eleman şirketin emini durumundadır. Şirketten habersiz elde ettiği kâr helal olmaz. Ancak şirket, “bize şunu getir, üstü senin” tarzında bir yetkilendirme yaparsa o helal olur.
İşçi toplayıp organize eden bir şirket mantığı ile bunu yaptığınızda caiz olabilir. Sizin bir emeğiniz vardır ve bu emeğinizin karşılığı belirli bir ücrettir bu durumda. Bu arada bir hile ve yalan işin içinde karışmamalıdır. Yalanla helal bir arada durmaz.