Fetva Meclisi
Soru
Hocam biz Kayseri’de yaşıyoruz ve depremde evimiz hafif hasar aldı. Sorun olmadığı söylendi fakat şu an korktuğumuz için eve de gidemiyoruz. Bu sıra insanların gündeminde ev sigortası var. Ben de özel ev sigortası caiz midir diye öğrenmek istiyorum. Bu durumda caiz olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Muasır fukahamızın genel görüşü, bu çağda gelişen sigorta sisteminin Şeriat'ımıza uygun olmadığı yönündedir. Bu da İslam'a göre mevcut sigorta sisteminin caiz olmadığı anlamına gelmektedir. İlke olarak bunu kaydedebilirsiniz. Ne var ki mü'min, çaresiz kaldığında esasen caiz olmayan şeyleri de kullanabilir. Mevcut hayat tarzmızıda da ticaret ve benzeri masraflı işleri yapanların böyle bir durumu olabilir. Bu da zarurete binaen bir ruhsat kullanmak demektir. Mevcut durumunuzun bir zarureti gerektirip gerektirmediğini, zaruretinizin ne denli olduğunu siz tespit edebilirsiniz.
Evet, prensip olarak sigorta caiz olmayan bir iştir. Uygulaması itibariyle fıkha aykırıdır. Yaşadığımız ortam ise böyle durumlarda sigortadan yararlanılabileceği kanaatini ortaya çıkarmaktadır.
Avrupa ülkelerinde başka türlü yaşam mümkün olmadığı yönünde bilgiler alıyoruz. Zorunlu olarak yapılan bir sigortadan yararlanmak caizdir. Allah'a emanet olun.
Sigorta mevcut hâliyle fıkhımıza uygun değildir. Devletin mecbur ettiği sigorta yaptırılabilir. Belirttiğiniz ortam nedeniyle zorunlu olan da özel sağlık sigortası yaptırabilir.
Muasır ulemamız, sigortanın caiz olmayacağı kanaatindedir. Ancak şeriatımızın zaruret adını verdiği kuralları da vardır. Evet, zaruret kişinin keyfinin bozulması olarak anlaşılamaz. Zaruret hayati denebilirlik düzeyde bir sıkıntının oluşması ile ortaya çıkar. Buna göre, sigorta için caiz diyemeyiz. Ama Müslüman'ın zarûreten yaptığı işler de olabilir. Allah korkusu seviyesi ise Müslüman'ı yönlendiren etken olacaktır.
Selamünaleyküm. Faizin ve zorunlu olmayan sigortanın haram olduğunu bilmeyen ya da öyle inanmayana söylenebilecek bir söz yoktur. Meselenin faizin haramlığı üzerine kurulması gerekiyor. Özel sigortalara da ulema olur gözüyle bakmamaktadır. Allah'a emanet olun.
caiz konusundaki diğer fetvalar
Cemaatle namaz bazı âlimlere göre farz düzeyinde kendi başına bir ibadettir. Kendi başına bir ibadet olması demek, namaz kılmakla bir emir yerine getirildiği gibi cemaatle kılındığında da ikinci bir emir yerine getiriliyor demektir. Dolayısıyla biz namazı cemaatle kılmayı namazın bir ilavesi gibi değil Allah’ın hususi bir emri gibi görmeliyiz. Cemaatle namazın genel olarak hükmü ise müekked bir sünnettir. Yerine getirildiğinde muazzam bir sevap elde edilir. İhmal edildiğinde yani namaz cemaatsiz kılındığında sevap kaybedilir ama namazın kendisine bir arıza gelmez. Bir tür bereket kaybedilmiş olur. Bazı engeller cemaate gitmemenin mazereti olabilir. Bu mazeretlerden biri mesela yoğun abdest sıkışıklığı olabilir. Etkili bir açlık ve sofranın hazır olması olabilir. Bu mazeretleri sıralama yerine şu iki kuralı ölçü alarak bu büyük emri tatbik edebiliriz: a- “Cemaate devam etmez, sadece cumaya gider” denecek şekildeki ihmal mü'min için çöküştür. Buna dikkat ederiz. b- Belli durumlarda namazı evde veya iş yerinde kılmak “cemaate gitmez adam” olmak değildir. Bu iki çizgi arasındaki denge ise kişinin imanı ve imanını pratiğe aktaran kimliği ile alakalı bir durumdur.
Bir Müslüman insanın dinine ait değerleri dizi filmlerden öğrenmesi kadar sıradanlık olamaz. Filmlere göre din mi oluşacak? Filmler ne kadar hakikati yansıtıyor, ne kadar verilmek istenen mesaja göre yazılıyor? Sadece bu sorunun cevabı bile iyi bir idrak oluşturur. Haram dünyanın her yerinde bütün zamanlarda haramdır. Uzayda bile olsak dinimize göre yaşamayacak mıyız? Size tavsiyemiz şudur: Bir gram muhtemel bal için bir kilo zehir yemeyiniz.
Kesilen kurbandan yemek caizdir, yememek ise günah değildir, kurbana zararı yoktur. Kesilen kurbandan hediye vermek caizdir, vermeyen için de bir eksiklik yoktur. Bir miktarını sadaka olarak vermek gerekir şeklinde bir görüş varsa da kurbandan bir bölümünü sadaka olarak verme mecburiyeti yoktur.
Fakihler arasında böyle bir tedavinin caiz olacağı kanaatinde olanlar çoğunluktadır. Dolayısıyla iyileşirseniz para vermek üzere doktorla anlaşabilirsiniz.
İşçi toplayıp organize eden bir şirket mantığı ile bunu yaptığınızda caiz olabilir. Sizin bir emeğiniz vardır ve bu emeğinizin karşılığı belirli bir ücrettir bu durumda. Bu arada bir hile ve yalan işin içinde karışmamalıdır. Yalanla helal bir arada durmaz.
Şirket adına satış yapan bir eleman şirketin emini durumundadır. Şirketten habersiz elde ettiği kâr helal olmaz. Ancak şirket, “bize şunu getir, üstü senin” tarzında bir yetkilendirme yaparsa o helal olur.