Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben gusül abdestinde vesvese ediyorum; idrarımı az yaptığımda arta kalan meni çıkmamış gibi hissediyorum. Bu vesvese yüzünden namazlarımı kaçırıyorum. Arta kalan meninin çıkması için birkaç damla idrar yapmak gerekir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu meniden ötürü gusül gerekmez.
Selamünaleyküm. Meni boşalmasından sonra, içeride meni kalmadığına kani olmamız yeterlidir. Bu bir defalık idrarla da mümkündür yaklaşık yarım saatlik bekleme ile de mümkündür.
Aleykümselam. Bir doktora muhakkak görünmelisiniz.
Erkeğin menisi fışkırarak geldiğinde ya da boşalmayı gerektirecek iş yapıldığında gelirse gusül gerekir. Saatler sonra idrarla karışık olarak gelen meni gusül gerektirmese de kalbin rahat etmesi için gusledilmelidir.
Selamünaleyküm. Cünüplük hâlinden sonra, idrar yaparak guslederseniz en rahat sonucu alırsınız. İdrar yaptıktan sonra gelen meninin gusle zararı yoktur. Ya da yaklaşık yarım saat bekledikten sonra meninin kesildiğini anlayarak guslederseniz bu da tamam demektir. Sonradan gelen meni gusle zarar vermez.
Selamünaleyküm. Meni boşalmasından sonra ya idrar boşalmalı ya da yarım saat kadar bir zaman beklenmelidir aksi takdirde gusülden sonra meni gelirse guslü yenilemek gerekir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bu bir hastalık belirtisi olabilir, muhakkak doktora görünün. Allah yardımcınız olsun.
Bunlar korku filmi sahneleri gibi yazılmış senaryolardır. Bu ümmetin ilk mübarek neslini böyle şeylere alet etmek hiçbir şekilde kabul edilemez. Şakasının bile yapılması mümkün değildir. Ümmetimizin büyüklerinin yıpratılmasının kimin yararına olduğuna dikkat edin lütfen. Girmeyin bu tür tartışmalara, çevrenizi saran afetlere baksanız daha iyi olmaz mı?
Yavrum, birinci ve en önemli görevin kendini o rezaletten koruman olmalıdır. Arkadaş, iş, okul, ders... Hiçbir şey seni Allah’ın haramlarından bir harama gevşek bakmaya sevk etmemelidir. Bu nedenle sen onlardan uzak dur, onların simit ikramını bile kabul etme. Böylece senin dik duruşun, onlara da ders olsun, ıslah olmalarına yardım etmiş ol.
Ruhu'l-Furkan tefsiri, Mahmut Hoca Efendi'nin sıhhati yerinde olduğu zamanlarda onun riyasetinde başlamış mübarek bir çalışmadır. Onun nezaretindeki bölümleri tasavvuf meşrebi itibariyle pek değerli bir eser olmuştur. Hangi ciltten itibaren onun müdahalesinin bittiğini ve şu anda kim tarafından nasıl yazıldığını bilmiyorum. Bu nedenle de bir cevap vermem mümkün değildir.
Söz verip YAPAMAMAK bir insani durumdur, helallik alınıp unutulabilir. Söz verip YAPMAMAK ise ciddi bir ahlak zafiyetidir, istiğfar da gerektirir helallik de.
Bir insan ölmeden mirası olmaz. Ölmeden dağıtılan miras değil hibedir, hibede ise eşitlik olur. Evet, öldükten sonra mal sahibi, onun mirası erkeğe iki kıza bir şeklinde dağıtılır. Siz anlaşılan o noktada değilsiniz. Bu tür konulara girmemeniz daha evla olur.