Fetva Meclisi
Soru
Namaza yeni başladım sayılır. Taharette muazzam bir titizlik gösteriyorum. Taharetlendiğim su bir yerime sıçradı diyerek her gün pantolon/elbise değiştiriyorum. Namazlarımı şüphe içinde eda ediyorum; sanki elbisemde necaset varmış gibi hissediyorum. Bazen ruhi bunalım gibi oluyor. Bana ne tavsiye edersiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Elbette, normal zamanlarda o kıyafeti giymiyorsundur. Dolayısıyla bu sorun, senin günlük mesai içinde namaz kılarken ki durumla alakalıdır. O durumda da: Üzerinde bir necaset yani tuvalet atığı diyebileceğimiz bir necaset biliyorsan namaza durma. Necaset ile pislik arasını da ayır. Seninki necaset değil pisliktir. Temiz olmaya çalış, namaz kaçırma riski varsa o elbise ile namazını kıl. Allah kabul buyursun.
Selamünaleyküm. Abartıyor demeyin de titizlik ediyor deyin. Gerekli olmasa da zararlı olmayan bir uygulamadır bu.
Önce bir kardiyolog size rapor versin. O, tedavisi sürerken veya ileriki dönemde bir sorun yok diyorsa psikoloğa gidin. Psikologda muhakkak çözülecektir diye umutlu olun. Sabırlı olun ve tedaviyi aksatmayın. Bu durumunuz namazla ilgili değil sizin özel yapınızla alakalıdır. Geçmiş olsun.
Bu şekilde namaz kılmanızda bir kerahet yoktur. Sizin durumunuz bir hastalık durumudur. Allah Teâlâ size afiyetler ihsan etsin.
Tarif ettiğiniz gibi bir temizlik tamamdır, vesveseye gerek yoktur. Allah kabul etsin.
Eğer dinleyip tatbik edecekseniz size kurtulma ihtimalinizin yüksek olduğu bir tavsiyede bulunabilirim: Her ezan okunduğunda bir abdest alın. O abdestinizin değil şüphe ile bizzat bozulduğunu görseniz bile abdest almayın. Namaza devam edin. Buna altı ay devam edin. Biiznillah hastalıktan kurtulursunuz. Ama hiçbir şekilde ikinci abdesti almayacak öyle namaz kılacaksınız. Gayret edin. Allah yardımcınız olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Yaklaşık yarım saat geçti ise veya organ tamamen büzülüp içindeki dışarı atacak durumda ise ya da birkaç damla da olsa idrar geldi ise endişeye gerek yoktur, gusledebilirsiniz.
Yavrum, birinci ve en önemli görevin kendini o rezaletten koruman olmalıdır. Arkadaş, iş, okul, ders... Hiçbir şey seni Allah’ın haramlarından bir harama gevşek bakmaya sevk etmemelidir. Bu nedenle sen onlardan uzak dur, onların simit ikramını bile kabul etme. Böylece senin dik duruşun, onlara da ders olsun, ıslah olmalarına yardım etmiş ol.
Bunlar korku filmi sahneleri gibi yazılmış senaryolardır. Bu ümmetin ilk mübarek neslini böyle şeylere alet etmek hiçbir şekilde kabul edilemez. Şakasının bile yapılması mümkün değildir. Ümmetimizin büyüklerinin yıpratılmasının kimin yararına olduğuna dikkat edin lütfen. Girmeyin bu tür tartışmalara, çevrenizi saran afetlere baksanız daha iyi olmaz mı?
Ruhu'l-Furkan tefsiri, Mahmut Hoca Efendi'nin sıhhati yerinde olduğu zamanlarda onun riyasetinde başlamış mübarek bir çalışmadır. Onun nezaretindeki bölümleri tasavvuf meşrebi itibariyle pek değerli bir eser olmuştur. Hangi ciltten itibaren onun müdahalesinin bittiğini ve şu anda kim tarafından nasıl yazıldığını bilmiyorum. Bu nedenle de bir cevap vermem mümkün değildir.
Söz verip YAPAMAMAK bir insani durumdur, helallik alınıp unutulabilir. Söz verip YAPMAMAK ise ciddi bir ahlak zafiyetidir, istiğfar da gerektirir helallik de.
Bir insan ölmeden mirası olmaz. Ölmeden dağıtılan miras değil hibedir, hibede ise eşitlik olur. Evet, öldükten sonra mal sahibi, onun mirası erkeğe iki kıza bir şeklinde dağıtılır. Siz anlaşılan o noktada değilsiniz. Bu tür konulara girmemeniz daha evla olur.