Fetva Meclisi
Soru
Hadisleri dinlerken dikkatimizi çeken bir ayrıntı oluyor. Aynı sorunun cevabını aydınlatan ve bilhassa yapılan işlerle ilgili sevap vaat eden hadisler arasında değişik olabiliyor. Dilime almak istemiyorum ama bu bir çelişki midir, merak ettim. Allah razı olsun sizden..
Cevap
Benzer fetvalar
Dinimizi Kur'an okumak ve namaz kılmak ya da oruç tutmakla sınırlı bir alanda anlamanın çıkmazlarından biri de bu çıkmazdır. Namaz kılamadığınız zamanlarda, Kur'an’ı tutamadığınız günlerinizde sizi Rabbinize yaklaştıracak onlarca nafile yok mu? Sıla-i Rahim yapamaz mısınız? Hadis ezberleyemez misiniz? Yetim çocuklarla ilgilenemez misiniz? Yemek yapıp mahallenizdeki fakirlere götüremez misiniz? Evinizde bir fıkıh dersi halkası oluşturup bayan arkadaşlarınızı çağıramaz mısınız? O günlerinizde mesela her gün BİN SALAVAT, BİN ZİKİR, BİN TEKBİR… yapamaz mısınız? Mesela bir mezarlıkta mezar ziyareti yapıp ibretinizi artıramaz mısınız? Telefonla her gün on hanım kardeşinize emr-i bil'maruf yapamaz mısınız? Güzel bir ses sahibi hafızdan bir cüz dinleyemez misiniz? Evde, o günlerinizde ailenize güzel ve farklı meşguliyeti çok ama tadı güzel yemekler yaparak gününüzü doldururken sizi sevenlerin size sevgisini perçinleyemez misiniz? Yapabileceğiniz onlarca nafile yok mu? Bu nafileler de Allah’a yaklaştırmıyor mu? Neden kendinizi şeytanın sıkıştırdığı daracık sokaklarda nefessiz bırakıyorsunuz? Tekrar düşünün bunu, tekrar!
Aleykümselam. Avamın mezhebi olmaz diyorsunuz ama hadis okuyup hadisten mezhebinizi üretmeye de çalışıyorsunuz. Bu biraz çelişki gibi duruyor. Mümin insanın, amel edeceği meseleyi hadisten okuyup anlamasında esasen bir sakınca yoktur ama siz bir yandan mezhebim yok derken bir yandan da mezhebinizi oluşturuyorsunuz. Bu da sizin bu işi bir çeşit farklılık oluşturmak için yaptığınız gibi bir görüntü veriyor. Elbette kalbinizdeki niyeti sadece Allah bilir. Bizim, niyetinizi yorumlama hakkımız olmaz. Hadisten amel edeceğiniz şeyleri üretmeniz ancak belli bir ilim yükü aldıktan sonra olabilir. Onun yerine hadisle daha açık amel eden bir mezhebi taklit ediyor olun. Aksi takdirde ortada durur gibi olacaksınız.
Aleykümselam. Kesinlikle camiye git. Mekruh da olsa git.Sana sorulmadıkça da kimseye bilgi vermeye çalışma. Kendini hesaba kat, sorulunca cevap ver. Gayret et, yılma. Allah yardımcın olsun.
Selamünaleyküm. Mü'min, farz olarak bulunması gereken yerler dışında kalbinin rahat etmediği yerde bulunmaz. Bulunmasına gerek de olmaz. Evde uzun süreli kalmalarınız sıkıntı olabilir. Bağlanarak değil de ara ara gidin, farklı mekânları ve grupları deneyin. Arı gibi olabilirsiniz. Uçun, gezin; çiçek görünce konun. Balınızı alın, kalkın. Böylesi daha iyidir.
Selamünaleyküm. 1- Eşiniz, kendisine tahsis edilen saatte orada bulunuyorsa, öğrenciler gelsin veya gelmesin o ücretini almakta hak sahibidir. Bu ortamı bilinçli bir şekilde kendisi hazırlarsa sorun olur. 2- Hepimiz dinimizin hizmetkârı olmaya mecburuz. Bildiğimizi bilmeyenlere öğreteceğiz. Arapça bilmemiz de gerekmiyor. Hatta okumamız da gerekmez, duyduklarımızı da iletebiliriz/iletmeliyiz de. Şu kadar ki, kesin çizgiler çizmek, tereddütleri netleştirerek konuşmak doğru değildir. 3- Bu 'çok' deyimi esnektir. Yirmiye de çok deniyor beşe de. Buna kişinin kalbi karar vermelidir.
Selamünaleyküm. Zikrettiğiniz hadis, Müslim'de 761 nolu hadistir. Ancak siz, metnini verdiğiniz hadisten başka bir hadisin tercümesini zikretmişsiniz. O hadis de Müslim'de 763 nolu hadistir. Mesele şudur: kadın ay başı veya loğusa olduğunda namaz kılmaz, oruç tutamaz. Namazları daha sonra kaza etmesi gerekmez, orucu ise kaza eder. Annemizin verdiği bilgi budur.