Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm Hocam. Aklıma takılan bir konu var; Ben Hanefi olarak yetiştim ve küçüklüğümden beri delilsiz olarak taklit ettim, doğal olarak. Fakat şimdi biliyorum ki avamın mezhebi olmaz. Mezhep alimlerin işidir. Buna göre ben sıradan avam olarak kendime "Ben Hanefiyim" diyebilir miyim? Ayrıca son dört yıldan beri bilhassa namaz, oruç, abdest gibi günlük meseleleri direk hadis kitaplarından öğrenmeye özen gösteriyorum. Şahsen delilsiz olarak yazılan namaz hocaları ve ilmihalleri çok eksik buluyorum. Eğer bir konuda delilim varsa ve bu delil Hanefi mezhebi ile uyuşmuyorsa ben hadisle amel etmeyi tercih ediyorum ve içimde böyle rahat ediyor açıkçası. Beni rahatsız eden tek şey bazı yaşlı ağabeylerin veya amcaların bu uygulamama tepki gösterip terslemeleri. Mesela teşehhüt’te parmağı kaldırıp ona bakarak dualarımı okuyorum. Bu konu hakkında da bir çok sahih hadis okudum. Veya saf oluştururken ayağımı yanımdakilerin ayaklarına değdiriyorum. Bunlar sadece bir kaç örnekti. Bu konuda hata yapıyor muyum?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Sevgili Kardeşim, söyle zannetmeyiniz: 1- Her konu ile alakalı bir hadis var. 2- O hadisi bulan imam, onunla amel etmiş. 3- O hadisi bulamayan imam da kendine göre bir görüş icat etmiş.4- Sonra kitaplar basılınca, hadisleri kayboldukları yerden biz bulmuşuz ve amel etmişiz. Elbette böyle düşünmüyorsunuzdur ama bu sonuca götüren bir mantığı yansıtıyor 'hadisi bulup onunla amel etme' idraki.Meselenin aslı ise şöyledir: 1- Neyi nasıl yapacağımıza dair kuralımız, önce Kur'an'a bakmaktır. Kur'an'da bir bilgi varsa ve o bilgi açıkça anlaşılıyorsa hemen onunla amel ederiz.2- Kur'an'da bulunmuyorsa ya da Kur'an'daki net anlaşılmıyor ise hadise bakarız. Hadis bize yol gösteriyorsa ve açık anlaşılıyorsa yine tereddüt etmeden ona yöneliriz. Böylece meselede kalmaz. 3- Kur'an'da ve hadiste aradığımız yoksa ashabı kiram başta olmak üzere ulemanın icmaını ararız. Bu ümmet bir hususta icma etmiş ise onunla hemen amel ederiz. 4- İcma da yoksa müçtehit birinin içtihadına başvururuz. O bizim için yön verici olur. Bizim için bilgi kaynağı tasnifinin bu şekilde olduğunu zaten bilmektesiniz. Asıl tıkanılan mesele, ilk girişte işaret ettiğimiz, fukahanın adeta beğene beğene hadis seçtikleri imasını veren düşüncedir. Bu nedenle de bilmemiz gerekiyor ki: a- Fukahanın farklı düşünmek zorunda kaldığı meselelerde büyük oranda birden fazla hadis vardır ve o hadisler farklılık göstermektedir. Hadislerin kendi içinde farklı hükümlere işaret etmesi ve bazılarındaki ifadelerin yorumsuz anlaşılamaz nitelikte olması, imamların o hadislerle ilgili farklı hükümler belirtme nedenidir. Anlaşılan odur ki Allah Teâlâ, dininin bu şekilde yaşanmasını murat etmiştir. b- Bu durumu, uygun bulmayıp, sorunsuz bir fıkıh, ilim sergilemek isteyenler için 'niyetlerinin kötü olduğunu' iddia etmemiz abes olur. Kalpler Allah'a açıktır sadece. Ne var ki, 'İmamlar çıksın biz gelelimden başka bir neticeye de ulaşılması mümkün değildir. Bir müçtehidin peşinden gitmekten başka, sizi kalbinizin rahat edeceği bir noktaya götürebilecek yol yoktur. Allah Teâlâ, razı olacağı amellere hepimizi muvaffak kılsın. Dua eder, duanızı bekleriz.
Aleykümselam. Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme uymak için böyle yapmanızı kimse kınayamaz. Yaptığınız da ecir kazanacağınız bir iş olur. Yalnız şu var ki, böyle bir uygulamayı yaparken ne kadar 'uymak' için yaptığınız ne kadar da 'bir farklılık yapmış olmak için' yaptığınız sadece Allah'ın ve sizin kalbinizin bileceği bir iştir. İnsanların merakını oluşturmak da bir hastalık çeşidi olabilir. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Bir insan iman esaslarını kabul edip yaşadıktan sonra Mü'min olmanın gereklerini yerine getirmiş olur. Bu sözlerinden dolayı ona kâfir diyecek hâlimiz yoktur. Ama bu sözlerin durduğu sabit bir yer de yoktur.
Mezhep değiştirmek, özellikle fıkhi konularda ciddi bir karar gerektirir. Ancak mezhep taklit etmek caizdir ve özellikle ilmi derinliği olmayan kişiler için bir mezhebe bağlı kalmak en güvenli yoldur. Şu an yaşadığın kafa karışıklığı, aslında mezheplerin içtihat farklılıklarından kaynaklanıyor. Mezheplerin her biri kendilerine göre sahih delillere dayanmaktadır. Âlimlerin asırlardır tartışarak tahlil ettiği fıkhî konuları bağlamlarından kopararak hadis/ler üzerinden anlamaya çalışmak kafa karışıklığına sebep verebilir. Şu anki ilmi seviyende bir mezhebe bağlı kalman senin için daha rahat olur. Şafiî mezhebine göre yaşamak seni çok zorluyorsa tekrar Hanefî mezhebine dönebilirsin. Çünkü din, yerine ve şartlarına dikkat etmek kaydıyla kolaylıktır, güçlük değil. Allah hayırlı kararlar vermeni nasip etsin kardeşim. Vesveseye kapılmadan ibadetlerine devam et.
Selamünaleyküm. 'Hadislere bakarak' yapma seviyesinde iseniz kimseye takılmayın, bildiğinizi yapın ama 'hadislere bakmakla' iş yapmış olmak arasındaki farkı bellemeniz gerekiyor. Ulema 'hadislere bakabilmek' için bir ömür eskittiler. Dikkat edin, nefsiniz sizinle oynamasın.
Selamünaleyküm. Şunu şaşmaz bir kural olarak bilin ve uygulayın. Biz mü'minler kardeşiz. Kardeşliğimizin gereği olarak da birbirimize itibar ederiz. Aynı düşündüğümüz hususlarda beraber oluruz. Farklı düşündüğümüz hususlarda ise birbirimizle tartışmayı bile kabul etmeyiz. Temel iman meselelerinde beraber olduktan sonra tali konularda tartışmak abestir. Birbirimizi farklılıklarımızla kabul edebilirsek şeytanın tuzağına takılmamış oluruz. Bunu siyasetiniz edinin. Beraber olun, tartışmayın. Tartışandan özür dileyin. Bu güne kadar kimse tartışarak birbirine ikna edebilmiş değildir. Bu bir imtihandır. Bile bile tuzağa düşmeyelim.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Kazandığınızı ailenize hibe maksatlı yani onların olması amacı ile verdi iseniz sizin o parada hiçbir hakkınızın olmadığını da bilmelisiniz. Onların parasıdır o. Size düğünde yardım etmemeleri ise ayrı bir meseledir. Onların merhameti ve size karşı tutumu ile ellerindeki paradan size harcamamalarını karıştırmayın. Parayı onlara emanet olarak verdi iseniz onu istediğiniz zaman alabilirdiniz. Anlaşılan da emanet olarak vermediniz. Netice olarak sizin, ailenizden bir yardım görmemeniz sizin lehinizedir. İleride siz, bir yardım almadığınız için daha dik duracaksınız onlar ise esef edecekler. Gereksiz yere kendinizi üzmemelisiniz.
Aleykümselam. Anne babaya saygıda kusur etmeyiz ama Allah’ın emrinin önüne de geçirmeyiz onları. Koyduğunuz ölçü güzel; dengeli bir şekilde uygulayın. Bayanın, bir zenginin sekreteri olmasını kabul edemeyiz. Zaruri alanlarda çalışabilir. O çalışması da Şer’i ölçülerle olursa olur. Olmazsa bayan evinde oturmalıdır. Bayan, evinin kraliçesi olmalıdır. Evini MERYEM EVİ’ne çevirmelidir. Her mümin bayan, evi ile bir devlet kurabilir kabiliyettedir. O kabiliyeti heder etmemelidir.
Aleykümselam. Takılarınızı kullanabilirsiniz. Namazlarınızda da inşallah bir sorun yoktur.
Aleykümselam.Sözünü ettiğiniz hadisteki anlam anlaşıldığı gibidir. Gayet tehlikeli bir söz olarak mü'minin ikinci bir mü'mine kâfir yaftası vurmasının tehlikesini göstermektedir.
Sizden kesilen yirmi lira faizle alakalı değildir. Bir çeşit gasptır o. Helal edilmemesi durumunda kul hakkıdır. Helal ederseniz de sakıncası yoktur.
Aleykümselam. Seksen bir gram altın alacak kadar birikiminiz bir kenarda bekliyordu ise sizin kurban kesmeniz gerekiyordu. Kesemedi iseniz, bir kurban kaça kesiliyordu ise o kadar parayı bir vakfa sadaka olarak verirsiniz. Allah mağfiret buyursun.