Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben ojenin domuz katkısı içerdiğini bilmiyordum. Gümüş olmayan bazı takılarımı şeffaf oje ile takıların soyulmaması, eskimemesi için kaplamıştım. Öğrendikten sonra asetonla sildim, güzelce yıkadım. Acaba bu takılarım artık temiz hükmünde midir? Kullanmam uygun mu? Ayrıca ben bilmeden önce kıldığım namazlarım kabul oldu mu, kaza gerekir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Takke kullanmak, Müslüman için olmazsa olmaz denebilecek zorunluluklardan değildir. Kullanılmasını tavsiye ederiz ama takke kullanmak yüzünden sıkıntı çekecekse Müslüman o takdirde kullanmamasını isteriz. Avrupa'daki mevcut durumda takke bir zaruret durumunda değildir zannederiz.
Selamünaleyküm. Gümüşün bulunduğu bir tespihin kullanılmasında sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Bunun kullanılmasında sakınca olmaz.
Aleykümselam. İlaç kullandığınız için ve gerekli tedbirleri aldığınız hâlde namaza kalkamıyorsanız Allah'ın affını temenni ediniz. İlk fırsatta kalkmaya azimli olunuz.
Selamünaleyküm. Tevbe edin, tekrarında dikkatli olmaya azmedin.
Önlem almamış olsanız bile bahsettiğiniz özür sizde bulunduğundan dolayı özür sahibinin kıldığı gibi namazları eda etmiş olmanız kazayı gerektirmez. Namazlarınız tamamdır. Allah kabul etsin; şifalar versin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Anne babaya saygıda kusur etmeyiz ama Allah’ın emrinin önüne de geçirmeyiz onları. Koyduğunuz ölçü güzel; dengeli bir şekilde uygulayın. Bayanın, bir zenginin sekreteri olmasını kabul edemeyiz. Zaruri alanlarda çalışabilir. O çalışması da Şer’i ölçülerle olursa olur. Olmazsa bayan evinde oturmalıdır. Bayan, evinin kraliçesi olmalıdır. Evini MERYEM EVİ’ne çevirmelidir. Her mümin bayan, evi ile bir devlet kurabilir kabiliyettedir. O kabiliyeti heder etmemelidir.
Aleykümselam. Seksen bir gram altın alacak kadar birikiminiz bir kenarda bekliyordu ise sizin kurban kesmeniz gerekiyordu. Kesemedi iseniz, bir kurban kaça kesiliyordu ise o kadar parayı bir vakfa sadaka olarak verirsiniz. Allah mağfiret buyursun.
Aleykümselam. Avamın mezhebi olmaz diyorsunuz ama hadis okuyup hadisten mezhebinizi üretmeye de çalışıyorsunuz. Bu biraz çelişki gibi duruyor. Mümin insanın, amel edeceği meseleyi hadisten okuyup anlamasında esasen bir sakınca yoktur ama siz bir yandan mezhebim yok derken bir yandan da mezhebinizi oluşturuyorsunuz. Bu da sizin bu işi bir çeşit farklılık oluşturmak için yaptığınız gibi bir görüntü veriyor. Elbette kalbinizdeki niyeti sadece Allah bilir. Bizim, niyetinizi yorumlama hakkımız olmaz. Hadisten amel edeceğiniz şeyleri üretmeniz ancak belli bir ilim yükü aldıktan sonra olabilir. Onun yerine hadisle daha açık amel eden bir mezhebi taklit ediyor olun. Aksi takdirde ortada durur gibi olacaksınız.
Aleykümselam. Kazandığınızı ailenize hibe maksatlı yani onların olması amacı ile verdi iseniz sizin o parada hiçbir hakkınızın olmadığını da bilmelisiniz. Onların parasıdır o. Size düğünde yardım etmemeleri ise ayrı bir meseledir. Onların merhameti ve size karşı tutumu ile ellerindeki paradan size harcamamalarını karıştırmayın. Parayı onlara emanet olarak verdi iseniz onu istediğiniz zaman alabilirdiniz. Anlaşılan da emanet olarak vermediniz. Netice olarak sizin, ailenizden bir yardım görmemeniz sizin lehinizedir. İleride siz, bir yardım almadığınız için daha dik duracaksınız onlar ise esef edecekler. Gereksiz yere kendinizi üzmemelisiniz.
Selamünaleyküm. Doğan her çocuğun fıtrat üzere yani İslam'a aday doğduğu sabit bir gerçektir. Her doğan çocuk için bir tür Müslüman diyebiliriz. Bu Müslümanlık, bizim kullandığımız manada değildir şüphesiz. Baliğ olunca Müslüman olmanın gereğini yapmadıkça Müslüman olmuş olmaz. Ama küçük bir çocuk ebeveyni kafir olsa bile kafir muamelesi görmez. Bu manada küçük çocukları 'Müslüman Kardeş Adayı' olarak görmemizde bir sakınca yoktur. Zikrettiğiniz bu sözün ne maksatla söylendiğini bilemediğim için daha farklı bir şey söylemem doğru olmaz.
Aleykümselam. Bunu dindeki yerini sormak için yazdı iseniz, benim dinim İslam'dır. İslam'da böyle bir masal yoktur. Aklımı test etmek için sordu iseniz, elhamdülillah aklım yerindedir.