Fetva Meclisi
Soru
Hocam Allah sizden razı olsun, sanki benim için konuşuyorsunuz zannediyorum, o kadar iyi anlıyorum sizi. Benim bir derdim var yardım ederseniz size duacı olurum. Benim hanımım bir utanmadır tutturdu o kadar ki üç yıllık evliyiz, zannedersin ilk günkü gibi davranıyor. Ben onu o beni çok seviyoruz birbirimizi. Doğrusu hakkını da yiyemem, hayatıma lezzet kattı diyebilirim. Yalnız bu utanma yani benden bile kaçınma ileride başıma dert olur, huzurumuzu yaralar mı? Beraber banyonun kapısını bile açamıyoruz, bayılacak gibi oluyor. Sadece bunu size örnek vereyim gerisini anlayınız. Siz beni rahatlatın da Allah da sizi rahatlatsın.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm.Size sabır diliyorum. Evet, katlanılması sıkıntılı bir süreçle imtihan oluyorsunuz. Anlattığınız kadarıyla siz haklısınız. Eşinizin yaptığı kendisine ve size kuyu kazmaktır. Bunda bir itiraz yoktur. Siz ise, susadıkça tuzlu su içiyorsunuz. Tuzlu su içtikçe de susuyorsunuz. Size öncelikli tavsiyemiz, eşinizin üzerinde etkisi olan çevreyi değiştirin; kadına karşı en büyük silah kadındır. Ona etki eden başka kadınlar vardır muhakkak. Bu kadınlar annesi olur, komşusu olur. Her kim ise siz, eşinize yeni bir çevre oluşturun. Bütçenizden ilave ayırın ve süslenmeye teşvik edin onu. Cinsel gücünü ve isteğini artıracak gıda tüketimini sağlayın. Size üç çocuk verdiğine göre tamamen kör bir kadın değil demek ki, siz hamle yapmak zorundasınız. Nasihat yerine uygulama yapın. Eşiniz de insandır, kadındır. Her kabahati ona yıkmayın. Ben size desem ki, siz de bir erkek olarak becerip bir kadını şekillendiremediniz, ne diyeceksiniz? Bu kadın üç çocuk doğurduğuna göre kendini ispat etmiştir. Siz bir nasihat edip ömür boyu garanti bekliyorsunuz. Allah Teâlâ her gün beş kere ezan okutuyor da yine namaz kılmıyor insanlar. Sakın surat asmayın, sadece kendinizi yakarsınız. Kadına karşı kati zafer kazanmış erkek yoktur bu dünyada. Kendi kendinizi yiyerek bitirirsiniz de onu bitiremezsiniz. Kadın tatlı dilden anlar, nazlanmak ister. Sürekli alaka ister. Bunları yapın siz.Evlilik böyle bir şeydir, her gün takviye ister, her gün. Siz çabuk yılıyorsunuz. Tuzlu su içme yerine daha aktif olun, kendinizi cazip duruma getirin, peşinizden koşmak istesin. Yatak odasını renklendirin. Mesela banyoyu daha neşeli duruma getirin. Sık sık olmasa da baş başa kalabileceğiniz uzak geziler yapın. Yenilik yapmak sizin görevinizdir. Bıkmayın, usanmayın, erken verdiğiniz kararın şeytandan olacağını unutmayın. Sonunda kazanmak üzere yol alın. Dua etmeyi ihmal etmeyin. Allah size sabırlar versin.
Sabırlı olun. Yaşanan gerginlikleri konuşarak ve sağduyuya çağırarak çözmeye çalışın daima. Belki biraz zaman alır. Sabırlı olun. Eşiniz ile aranızdaki anlaşmazlıkları tartışmayla çözmeye çalışmayın. Bu işleri daha da kötü yapmaktan başka pek bir işe yaramaz. Aranızdaki iyilik hali büyüdükçe birbirinize karşı cesur sözler ve hareketleriniz de azalır biiznillah. Allah'a emanet olun.
Bir kere eşinizde iman bulunduğunu siz de söylüyorsunuz. Bütün çirkefliğe rağmen biiznillah o dönecektir. Yeter ki siz sabredin ve işi inada dönüştürmeyin. Sık sık her gün aynı tartışmalar hiç bir sonuç getirmez bilakis kötülüğün kökleşmesine sebep olur. Yapacağınız en önemli iş, eşinizin size cinsel bir kilitle kilitlenmesidir. Kendinizi, internetteki kadınlardan daha cazip, daha bakımlı ve çekici yapmaya mecbursunuz. Bunu da lafla ve reklamla yapamazsınız. Bedeninizi kullanın ağzınızı susturun. Gözlerinizin birini kullanmayın, bir kulağınız duymasın. Tartışmaya girmenizin bir yararı olmayacak, boşuna kendinizi yıpratmayın. Eşinizi bir hasta gibi görmeye çalışın. Sizin bedeniniz, onun gözünde vazgeçilemez bir nimet olarak yer edinirse kısa zamanda iyi bir eşle karşılaşabilirsiniz. Unutmayın, onu siz kurtaracaksınız. Onun şifası sizsiniz. Siz de sabır ve gayretle yol alabilirsiniz. Sakın korkmayın, umutsuz olmayın. Bir de dönüş sürecine girdiğinde kalkıp 'biliyor musun...' diye eskiyi hatırlatır sözler kullanmayasınız. Yarayı kaşıttıkça kaybeden siz olacaksınız.
Siz eşinizi koruyup yönlendiremezsiniz, boşuna emek vermeyin. Siz Allah’ı koruyun Allah da sizi korktuklarınızdan korusun. Bu iş böyledir. Rakipleriniz bir veya bin değil ki, nasıl baş edeceksiniz? En iyisi siz Rabbinize yönelin. Bunun için size tavsiyem şudur: Eşinizi kontrol altında tutmayı bir mücadele tarzı olarak benimsemeyin. Kendinize iyi bakın. Eşinizin cazip bulduğu renkleri giyinin, onun hoşuna giden parfümü kullanın. Onun sevdiği yemeklerle ilgilenin. Eşinizle siz bu konuları tartıştıkça onu başkalarına ittiğinizi iyi bilin. Emreden, açık sözlerle yönlendirmeye çalışan, sürekli tenkit eden kadın itici kadındır. Bunlar da sizin can noktalarınızdır. Cinsel ilişkinizin uzun soluklu olmasına gayret edin. Gerekiyorsa bir ilişkiyi bir saat gibi uzun tutmaya gayret edin. Eşiniz beceremese bile siz becermeye çalışın. Eşinizle kadın dünyasını konuşmak veya ikaz etmek yerine onu takvaya çekecek ibadetlere yönlendirin. Kur'an okumasını, camiye gitmesini, oruç tutmasını, kitap okuyup sohbet dinlemesini önermeye çalışın. Ve sabredin. Bu dünya savaşını sabredenler kazanacak. Sadece sabredenler… Gerisi toptan kaybedenlerden olacak. Bunu unutmayın.
Eşinizin yaptığı şey, Allah katında çok çirkin ve ağır bir vebaldir. Evli olduğu hâlde başka kadınlarla ilişkiler kurması hem zina günahına yaklaşma hem de emanete hıyanet demektir. Eşiniz ahirette bunun hesabını verecek. Ama siz onun kötülüğüyle değil kendi duruşunuzla değerlendirileceksiniz. O’nun vebali kendine, sizin sabrınız size sevap olur. Sürekli ihanet varsa, güven bitmişse ve huzur tamamen yok olmuşsa, kadın boşanmayı talep etme hakkına sahiptir. Ama siz çocuklarınız için, maddi sebeplerle ve belki de son bir umutla ayrılmayı göze alamıyorsanız… Bu da günah değildir. Çünkü sabırla sürdürmek de şahsî bir tercihtir. Lakin bu sabır, sizi tüketmemeli. Allah’a sığınmaya devam edin. Kendi değerinizi bilin. Eşinizin yaptığı sizin değersizliğinizin değil onun ahlâksızlığının göstergesidir. Kendinizi ihmal etmeyin. Zihinsel ve fiziksel yorgunluğunuzu azaltacak meşguliyetler edinin. Güvendiğiniz birkaç dost, kitap, ders halkası ya da hayırlı meşgalelerle iç direncinizi canlı tutun. Eşinizle açıkça konuşun. Yumuşak ama net bir şekilde bu durumun sizi nasıl çökerttiğini, affetmenin sınırına geldiğinizi, eğer tevbe ve değişim göstermeyecekse artık sabrın tükenmekte olduğunuzu ifade edin. Güvendiğiniz bir aile büyüğü veya bir hoca ile yüzleştirme yapmayı düşünün. Bazen üçüncü bir ses, kişiyi toparlayabilir. Son olarak şu şekilde dua edebilirsiniz: “Allah’ım! Kalbimi daraltan her şeyden Sana sığınırım. Gönlümde olanı ancak Sen bilirsin. Beni sabırla, ferasetle ve hayırla çıkar bu imtihandan. Eşimle aramızdaki kötülüğü hayra çevir ya da beni hayırla ayır. Kalbimi huzurla, bedenimi afiyetle, yolumu rahmetinle donat” Allah size kuvvet versin, hayrınıza olan neyse onu nasip etsin.
Bazı erkekler duygularını dışa vurmadan iç âlemlerinde yaşarlar. İçlerindeki sevgiyi çevreleriyle paylaş(a)mazlar. Kendi annelerine dahi sevgilerine hissettirme konusunda pasiftirler. Bu hususta ailenin çocuğunu yetiştirme noksanlığının da payı vardır. Böyle de olsa kocanızı tavrının sebebini bilmeden ve onun hakkında da konuşmadan size bir iki tavsiyede bulunabilirim. Bu konudaki rahatsızlığınızı dile getirmeye devam edin; vazgeçmeyin. Gerekirse duymak istediğiniz ifadeleri çocuğa ezberletir gibi siz söyleyin arkasından da ona söyletin. Arzuladığınız mutluluk ortamını kocanızın oluşturması için beklemeyin. Ortamı siz oluşturmaya çalışın. Örneğin baş başa bir gezintiye/gezmeye çıkın. Konuşun, konuşturmaya çalışın. Gülerek gözlerinin içine bakın. Bazen ellerinizle duygu yüklü bir şekilde kocanızın iki yanağına dokunun; yanaklarını sıkın. Güzel sözcüklerle hitap etmeye devam edin. Kayanın suyun damlarının sürekliliğinden aşınma vakti mutlaka gelecektir. Sakın yuvanızla ilgili olumsuz bir düşünce gelmesin. Evinizin bir yerinin tamire ihtiyacı varsa tamamını yıkmaz; tamir edersiniz. Siz de evinizdeki arızaları tespit ederek tamir etmeye çalışın. Olduğu kadarıyla ilgilenin. Olmadığını görmeyin. Sizin kocanıza ne sevginiz ne de saygınız da kusur olmasın. Allah yardımcınız. Sabırlı olun.
boşanmak konusundaki diğer fetvalar
Erkeğin boşama hakkını kadına devretmesi yani nikahı bitirme hakkını ona tanıması mümkündür. Kadın bu hakkı kullandığında da genel olarak bir bain talak gerçekleşir, aile biter. Size tavsiyemiz ile nikah/talak konusunda çok hassas olmanızdır. Şakası bile ciddi tutulmuş bir işi çay muhabbeti konusu yapmamalısınız.
-Eşi uzun yıllar hapis cezası alan bir kadın, - Maişet sorunu yaşıyorsa, - İffeti açısından kendisini güvende hissetmiyorsa hiçbir günah olmadan boşanma talep edebilir.
‘Kardeş olduk’ demekle veya düşünmekle kimse kimse ile kardeş olmaz. Böyle bir iç düşünce de nikâh açısından tehlike oluşturmaz.
Üç dilim ekmek uğruna evlilikle oynanmaz.
Selamünaleyküm. Böyle bir sorunun çözümünü tıpta aramalısınız. Belirttiğiniz şekilde bir uygulama soruna ilave sorunlar getirir, aradığınızı da bulamazsınız. Bunu yapmayı size doktor bir tedavi yöntemi olarak tavsiye etmedikçe caiz olmaz.
Basit bir sevmeme değil de ‘artık kaldıramama’ gibi bir nedenle kadın kocasından onu boşamasını talep edebilir. Hoş olmasa da bunu yapabilir.