Fetva Meclisi
Soru
Evliyim ve 2 çocuk babasıyım yurtdışına çalışmaya gitmek istiyorum fakat yurtdışında oturum alabilmek için evlilik yapmam gerekiyor ve Türkiye'deki eşimden resmiyette boşanmam gerekiyor. Buradan boşanıp oradaki kadınla formalite evlilik yapacağız. Bunun dini hükmü nedir? Daha sonradan eski eşimle birlikte olmamda sıkıntı var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kadın, beyine itaat etmek zorundadır ama siz, orada var olduğunu söylediğiniz yanlışları öne sürmeniz durumunda karşınıza çıkacak durum, oradaki yanlışların açık haramlar olması durumunda eşinize diretebilirsiniz. Çünkü eşe itaat, Allah'a isyan nedeni olamaz. Bunun dışında mesela çocuğun etkilenmesi gibi dolaylı bir hatayı eşiniz reddedebilir.
Eşiniz sizi boşadığını dinen boşama sayılacak şekilde söylemedi ise dinen boşanmış değilsiniz. Mahkeme de devam ettiğine göre boşanmanızı olmuş sayacak bir durum yoktur. Bir de o özellikle sizi boşamama yönünü tercih etti ise siz hâlâ onun nikâhında gibisiniz.
Din olarak hiçbir sorun olmaz ama sen dinden başka bir şeyi takmadan yaşayabilen biri misin? Bunun üzerinden duygusal olmayan bir karar vermeye çalış.
Evrak üzerinden de olsa bir Müslüman dinden çıktığını söyleyemez. Oturum almak bir ölümcül zaruret değildir. Eşinizin bu yaptığı dinden çıkmaktır. Dinden çıkan bir kocadan siz otomatik olarak boşanmış sayılırsınız. Boşanmadan sonraki iddet olan yaklaşık iki üç ay içinde tevbe edip dinine geri dönerse nikâhınız da geri gelir. Böyle olmazsa ebediyen boyanmış sayılırsınız.
Aleykümselam. Nikâhın geçerli olması için yeterli sebepler oluşturularak yapılan bir nikâh akdi, din açısından erkeği ve kadın haramdan korur, aile olgusu içine sokar. Resmi kayıt bu açıdan gerekli değildir.
Selamünaleyküm. Esas olan kızın gitmesidir. Kız evleneceği erkeğin gittiği yere gider, temel ilke böyledir. Nikâhtan önce bir konuda anlaşılırsa ikisi de o sözlerine bağlı kalırlar. Böyle bir tereddüt varsa bu evlilik için risk demektir, iyi düşünmelisiniz.
boşanmak konusundaki diğer fetvalar
Basit bir sevmeme değil de ‘artık kaldıramama’ gibi bir nedenle kadın kocasından onu boşamasını talep edebilir. Hoş olmasa da bunu yapabilir.
Amin kardeşim, amin. Bir kere itiraf etmelisin ki ‘utanmak’ mümincedir, mümin için gereklidir. Utanmıyor olmaktır riskli olan, zararlı olan. Bu sebeple eşiniz yanlış bir tutum içinde değildir esasen. Ancak hiç bir beşeri tavrın aşırısı zararsız değildir, sevgide bile bir denge üzerinde olmak gerekiyor. Sadece Allah’a olan sevgimizde bir ölçü olmaz, gerisi ne varsa ölçülü ve yerli yerinde olmalıdır. Eşinizin bu tavrının bir psikolog müdahalesini gerektirecek düzeyde olmasından çekinirim. Eğer böyle ise kesinlikle evliliğinizin ileriki dönemlerinde şeytan o noktadan size girmeye çalışır. Bunu da size belirtmiş olayım. Nikah akdi ile bir araya gelen eşlerin birbirlerinden gizleyecekleri hiç bir husus yoktur. Elbette herkesin sadece kendisine mahsus hisleri, işleri olur ama eşin eşten gizleyeceği şey olmaz. Beraber banyo yapmak, yatak odasında çok rahat konuşmak, çok rahat olmak, kıyafetlerde rahatlık insani düzey düşürülmedikçe asla yanlış değildir. Eşiniz üç yılda rahatlamış olmalı idi. Bu durum bir zaman sonra psikolog rehberliğinde çözülmelidir. Bayan bir psikoloğa görünsün eşiniz. Sakın sabır ve nezaketi ihmal etmeyesiniz.
Erkeğin boşama hakkını kadına devretmesi yani nikahı bitirme hakkını ona tanıması mümkündür. Kadın bu hakkı kullandığında da genel olarak bir bain talak gerçekleşir, aile biter. Size tavsiyemiz ile nikah/talak konusunda çok hassas olmanızdır. Şakası bile ciddi tutulmuş bir işi çay muhabbeti konusu yapmamalısınız.
-Eşi uzun yıllar hapis cezası alan bir kadın, - Maişet sorunu yaşıyorsa, - İffeti açısından kendisini güvende hissetmiyorsa hiçbir günah olmadan boşanma talep edebilir.
‘Kardeş olduk’ demekle veya düşünmekle kimse kimse ile kardeş olmaz. Böyle bir iç düşünce de nikâh açısından tehlike oluşturmaz.
Selamünaleyküm. Böyle bir sorunun çözümünü tıpta aramalısınız. Belirttiğiniz şekilde bir uygulama soruna ilave sorunlar getirir, aradığınızı da bulamazsınız. Bunu yapmayı size doktor bir tedavi yöntemi olarak tavsiye etmedikçe caiz olmaz.