Fetva Meclisi
Soru
Evli olmayan ama evlenmek isteyen bir çiftin nerede ikamet edecekleri konusu hakkında zorluk çektikleri takdirde hangi hüküm geçerli olur? Haliyle iki aday da kendi büyüdüğü şehirde, anne babasının yanında kalmayı tercih ediyor. İki gencin de kendince sebepleri var. Kız tarafı hamilelik ve lohusalık döneminde yalnız kalmaktan korktuğunu söylüyor. Velilerin kaldıkları şehirlerin arasında 100 km mesafe var. Bu durumda dini hüküm nedir? Kız evlenmeden önce şart koşup, anne babasının olduğu yerde kalmak istediğini bildirirse, ‘Bir kadın, eşinin gittiği yere gider. Dinin emri böyledir. Bunun ötesi ise başımızdaki fitnedir.’ hükmü geçerliliğini kaybeder mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu durumu önceden tahmin edemeyerek hataya sebep olan sizsiniz. Hanımınız, eğer nikah anında siz bu durumu öne sürerek aynı evde yaşamayı kabul eder misin?' diye sormadıysanız şu anda haklıdır. Onun ayrı bir evde yaşamak istemesi bu örfün gereğidir. Anne babanız, sizin üzerinizdeki haklarını kullanarak bir suiistimal yapmaktadırlar. Eşiniz de sabretmeyerek ecir kaybetmektedir. Yüzeysel olarak eşiniz haklıdır. Ama bu yüzeysel kelimesini özellikle vurguluyorum. Siz bu nedenle evliliğinize son verecek olursanız, kiminle evleneceksiniz ki? Hangi kız, sizin anne babanızın bu mantığına tahammül edecek veya tahammül etmesi gerekir mi? Yapacağınız şudur:Anne babanızın üzerine, onların hatırını kırmayacağı bir aile büyüğünüze, tanıdığınızı gönderin. Onları ayrı yaşamaya onay vermede ikna etsin. Küçük bir onay verdiklerinde de eşinizi alın huzurlu bir şekilde yaşayın. Bir tarih verirlerse mesela bir yıl sonra derlerse eşinizin üzerine birilerini göndererek onu ikna edin. Asla yıkmayı düşünmeyin. Böyle bir nedenle aile yıkılmaz.
Babanın kızıyla ilgili bazı sorumluluklarının sorunuzla sınırlandırarak ifade etmeye çalışayım. Baba, kızını İslami ahlaka uygun şekilde eğitmek ve ona güzel bir terbiye vermekle yükümlüdür. Kız evlat, evlenene kadar babasının maddi bakımına muhtaçtır ve baba bu nafakayı sağlamak zorundadır. Baba, kızının rızasını alarak ona uygun bir eş adayı bulabilir ve evliliğinde destek olmalıdır. Ancak zorla evlendirme hakkına sahip değildir. Baba, kızını kötü ortamlardan, zararlı insanlardan ve yanlış yollardan korumakla yükümlüdür. Baba, kızını keyfi sebeplerle veya zor kullanarak evden gönderemez. Kız evladı dinimize uygun bir hayat yaşıyor ve babasına karşı saygıda kusur etmiyorsa onu evden zorla çıkarmak zulüm olur. Kız evladı evlenmemişse veya kendini geçindiremeyecek durumda ise baba ona barınma imkânı sunmaya devam etmek zorundadır. Kız, dinimize ve aile düzenine açıkça zarar veren bir yaşam sürüyorsa (örneğin: haram ilişkiler içinde bulunuyorsa, aileyi kötü duruma düşürüyorsa) baba ona nasihat eder. Buna rağmen kızı ısrarla yanlış yolda devam ederse ve evde kalması aile için büyük bir fitneye sebep oluyorsa o zaman baba nasihat ve yumuşak yöntemlerle başka bir yerde yaşamasını önerebilir. Ama yine de zor kullanamaz!
Selamünaleyküm. Bu iş, ilgililerin bulunması gereken bir mahkemede çözülebilir. En yakın müftülüğe giderek mesele yüz yüze görüşülmelidir.
Erkeğin eşine huzurlu bir ev sağlaması görevidir. Bu kadının hakkıdır. Huzurun anlamlarından biri de evde kadının tek kalabileceği bir ortamın oluşmasıdır. Fukahamız, bu tek kalmada erkeğin anne babası veya onlardan birinin bulunmasını bile engel kabul etmiştir. Bu da kadının rızası yoksa erkeğin eşinin yanına yakınlarından birini yerleştiremeyeceği demektir. Genel ikamet veya yolculuk gibi durumlar için bu kural aynıdır. Elbette zaruret gibi olağandışı durumları istisna görmemiz gerekir. Ayrıca eşler arasında bu tür konularda karşılıklı anlayış ve saygı yoksa pratikte gördüğümüz odur ki kimsenin “Dinimiz bu konuda ne der?” diye merak ettiği de olmuyor maalesef.
Nisa suresinin ayeti size direkt olarak bu hakkı tanımaz. Evlenirken yani nikâh akdi esnasındaki anlaşmanızda konuşulmuş olması veya serbest bırakılmasına göre bu kararı verebilirsiniz. Siz, İstanbul’dan bir kızla evlendi iseniz normaldi onu, İstanbul gibi büyükşehir olan bir yere götürebilirsiniz. Mesela Niğde’den evlendi iseniz o düzeyde bir şehrin altına götürmemeniz gerekir. Size şöyle bir ikazımız olsun: Bir ailede bu tartışmanın başlaması çok riskli bir başlangıçtır. Aile fertlerinin birbirleri için bu kadar bir fedakârlığı yapamamaları sakıncalı bir gidişatı gösterir. Eşinizi böyle bir konuda ikna edebilecek düzeyde olmalı idiniz. Aranızdaki muhabbet bu düzeye yükselmelidir. Bunu biliniz. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Annenin tek başına evlilikte karar hakkı yoktur. Meseleyi bir laubalilik düzeyine getirmemek için en yakın akrabadan bir veya iki kişinin yardımı ile yol alabilirsiniz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Rüyanın kesin bir hüküm gibi bağlayıcılığı yoktur. Tavsiye ve öğüt niteliği vardır.
Aleykümselam. Siyah şart değil ama böyle bir nedenle de renk değiştirmek akıllıca bir iş değil. Siz biraz abartıyorsunuzdur. Kimsenin kimsenin rengine karışması mümkün değildir. Kendinize bakın, işinize bakın.
Aleykümselam. Bir hastalığın tedavisi nedeniyle kullanılan ilaç gusle mani değildir. Geçmiş olsun.
Aleykümselam. Kardeşim, ya babanı ikna için bir süre daha beklemeyi göze al ya da adayla yollarını ayır. Ortada sürünmenin manası yoktur. Dinen o evliliğin bir engeli yoktur. Sen kendi huzurun açısından bak meseleye.
Selamünaleyküm. Annenin kız kardeşi teyzedir. Teyze ile evlenmek haramdır. Bir insanın babasının onu doğurmayan hanımı yani üvey anne, anne değildir. Anne olmayınca da kardeşi teyze değildir. Onunla evlenmekte bir sakınca yoktur.
Aleykümselam. İyi bir doktor ise ve onun dengini bulunduğunuz yerde bulamıyorsanız doktorunuz olmasında sakınca olmaz.