Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm Nurettin Hocam. Kısa bir süre önce evlendim. 5 ay önce. Ailemle aynı evde kalıyorum hanım ayrı ev diye kafamın etini yiyor. Bir iki sene sonra ayrı eve çıkarız demiştim düğün öncesi. Kavgalar asık suratlar karşılıyor her akşam. Hanım ayrı ev olsa kendi evimiz olsa böyle olmaz gün geçtikçe daha kötü olduğunu söylüyor. Anam babamda dini konuda islamı yaşamamıza evde müdahil olmuyor. Ancak örf adetler elalemin diyeceği laflardan dolayı evliliğimi yönetmeye kalkıyorlar. Hanım annesinin evinde. Gelirim ama sabredememekten korkuyorum diyor. Babam da seni bir daha everirim bırak diyor. Baba istemezse eş boşamanın hükmü nedir? Ayrı eve çıksam anamı babamı ezmiş olcam. Çıkmasam acaba evliliğin kurtulması adına üzerime düşen her şeyi yaptım mı acaba sorusu aklıma geliyor. Yolunu beklediğimiz bir bebeğimiz de yok vereceğiniz kararı uygulayacağım buna emin olun, durum bu hocam. Allah muminlere hayrlı eş rasullah s.a.v ümmet olacak zurriyet nasib etsin. Allah razı olsun emeği geçen her kezden...
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Evliliği sakın bir şirkete benzetmeyesin, evlilik dünya hayatının en çetrefilli işlerindendir. Hesapla, kitapla evlilik olmaz. Evlilik sabırla ve idareyle olur. O kadar sevdiğin eşini idare etmesini de bileceksin. Madem eşini seviyorsun biraz taviz ver ama bu taviz on beş gün başını alıp gitmesi olarak gerçekleşmesin. Esasen erkek ne kadar izin veriyorsa o kadar kalmalı kadın. Aynı il sınırları içinde iki veya üç gün normaldir. Fakat eşinin ayrı bir ev istemesi Allah'ın ona verdiği bir haktır, bunu da sen kısma. Bir de şunu bil ki, kırk kere evlensen önüne çıkacak sonuç üç aşağı beş yukarı böyledir, bilesin. Biraz idare et, biraz diş göster, biraz sabret, biraz görme, biraz duyma... İşte mutluluk!
Selamünaleyküm. Çok gergin bir durumdasınız. Eşinizin size verdiği iki yıl sözünde durması gerekir. Sizin de ev değiştirme uğruna ayrılmayı göze almanızı gayet çocukça buldum. Dul kalmaya değer bir işkence mi görüyorsunuz? Eşinizle daha makul ölçülerle konuşsanız, nihayetinde kadınların erkekleri ikna etmeleri kolaydır. İnatlaşarak ise bir yere gelemezsiniz. Eşinizin bir Sünnet'i yapmak için size sorması ise asla gerekmez.
Selamünaleyküm. Çok gergin bir durumdasınız. Eşinizin size verdiği iki yıl sözünde durması gerekir. Sizin de ev değiştirme uğruna ayrılmayı göze almanızı gayet çocukça buldum. Dul kalmaya değer bir işkence mi görüyorsunuz? Eşinizle daha makul ölçülerle konuşsanız, nihayetinde kadınların erkekleri ikna etmeleri kolaydır. İnatlaşarak ise bir yere gelemezsiniz. Eşinizin bir Sünnet'i yapmak için size sorması ise asla gerekmez.
Selamünaleyküm. Bir kadının, banyosu ve mutfağı ayrı olan bir evde eşi ile beraber kalmasını istemesi dinen hakkıdır. Bu hakkı nikâh masasında konuşarak iptal ettirmedikçe bir erkek yok sayamaz. Anne babalar, çocuklarına baskı yaparak gelinlerini emirleri altında tutmaya çalışırlarsa zulmetmiş olurlar. Gelin bu zulme itaat etmek zorunda değildir. Erkek, ortayı bularak durumu düzeltmek zorundadır. Allah’ın tanıdığı hakkı kimse alamaz. Buna örf ve saire alet edilemez. Erkek de, bu durumu ebeveynine nezaketle izah etmelidir. Hanımlar da bir gün kaynana olacaklarını düşünerek konuşmalı ve tavır koymalıdırlar. ‘Ben o zaman böyle yapar mıyım hiç?’ demeleri de inandırıcı olmaz. Zira onlara eziyet edenler de ‘ben öyle yapmam hiç’ diyorlardı. Nesiller arasındaki farklılığı aşmak neredeyse mümkün değildir. En ideal olanı, anahtarları farklı evlerde yaşamaktır. Bunu yaparken de, anne babanın kırılmayacağı ve hizmetinin aksamayacağı şekilde bir ortam oluşturmaktır. Yorulan ve sıkıntıya giren kesinlikle erkek evlat olacaktır. Bu sorunu, iki tarafı kırmadan çözmek zorunda olan erkektir. Kadın, yaparsa insanlığı gereği yapacaktır. Hukuki zorunluluğu yoktur. Elbette, bu sıkıntılara giren erkek de yaptığının Allah rızası için yapılacağını ve bundan ecir kazanacağını unutmayacaktır.
Selamünaleyküm. Allah Teâlâ size sabırlar versin. Eşiniz giderken size, boşadığını söylemedi ise ya da size boşadığına dair güvenilir bir haber göndermedi ise yıllar geçse bile ondan boş olmazsınız. Bu durumunuzu sabrederek karşılayın. Anne babanızı da elbette üzmeyin.
Selamünaleyküm. Bir erkeğin evlendiği kadının asgari şartlarda da olsa maişetini temin etmek mecburiyeti vardır. Ev temini, ısınma ve yiyecek temini, giyimin zaruri olanını temin etme gibi görevler yüzde yüz erkeğin görevleridir. Bunu yapamayan erkeğin bir kadını nikâhında tutma hakkı olmaz. Eğer bu sıkıntıları yaşıyorsanız durumu, aile büyüklerinizle beraber değerlendirin. Onu ikaz etsinler. Düzelme ihtimali yoksa yine aile büyüklerinin kararı ile kendinizi onun dışına alabilirsiniz ama bu hususta tek başınıza karar vermeyin. Sonra duygusallığınıza pişman olabilirsiniz.
boşanma konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Siz, nikâha yemin etmişsiniz. Hocaefendi'den yaptığınız nakil ise TALAK ŞARTLI YEMİNDİR. Yani 'şunu yaparsam sen boşsun' şeklinde bir söz için o söz durumunda boşama gerçekleşir. Sizin durumunuzu o mesele ile nasıl bağlantılı hâle getirdiniz? Öyle veya böyle yuvanızda mutlu bir şekilde yaşamanıza bir mani yoktur. Allah Teâlâ bilinir bilinmez afetlerden yuvalarımızı muhafaza buyursun. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Sizi boşadığını açıklaması yeterlidir.
Selamünaleyküm. Böyle bir hesap yaparak eski eşinizden beklenti içinde olmanız doğru değildir. Sizinle ayrılırken size vaat ettiği bir miktar varsa onu talep edin. Ya da dört çocuğunuz için yeterli miktar konusunda bir miktarı bilirkişiye tespit ettirin.
Öncelikle bilmemiz gereken şudur: İslam Şeriat'ını hayat tarzı olarak benimsemeyenler için resmi nikâh nikâhtır. Müslümanlar ise, bir asra yakın zamandan beri bu konuda kalplerini rahat görememişlerdir. Yüzde yüz de haklıdırlar. Ancak, resmi nikâhı zinaya düşmemiş olmanın belgesi olarak kullanabiliriz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Kadın boşandıktan sonra iddet süresince eşinin himayesindedir, masraflarını karşılar. İddet bittikten sonra ise zorunlu bir nafakası yoktur. Boşanmadan önce erkeğin böyle bir vaatte bulunması durumu ise müstesnadır.
Selamünaleyküm. Gizli nikâh nikâh değildir. Şahitleri olmayan nikâh yoktur. Boşamanın da anlamı olmaz böylece.