Fetva Meclisi
Soru
Allah'ın haram kıldığının dışında bir şeyi yasaklamak şirk midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Harama sebep olan da haramdır.
"İnsanların haram içerikli hayat tarzından bize ne!" demek zorundayız. Söylediklerini ciddiye almayın. O tip insanlardan uzak durun. Helal bir şekilde evlenmeyi Allah size nasip etsin.
Kaynak ne olursa olsun, sözü edilen haramı işleyen en ağır haramlardan birini işlemiş demektir. Bünyesinde öyle bir meyille yaratılmış olması hafifletici bir sebep olamaz. O da kendi imtihanını kazanmak zorundadır.
Selamünaleyküm. Bir şeyin kullanılmasının helal/haram olduğuna hükmetmek başka şey, beğenmemekten ya da zararından ötürü onu kullanmamak başka şeydir. Bir delile dayanmadan helal/haram kararı vermek caiz değildir. Yememe, içmeme kararı vermekte ise sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. İbadetlerde ve yasaklarda 'neden' sorusunun net bir cevabı olmaz. Hikmetini Allah'ın bileceği işler olarak görülür bunlar.
Aleykümselam. Kanun şudur: Allah’a isyan olan bir işte kula itaat yoktur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Sizin çalışmanıza ait kurallar arasında buna müsamaha ediliyorsa ya da en yetkili amiriniz uygun buluyorsa kullanabilirsiniz. Aksi takdirde kullanmanız caiz olmaz.
Selamünaleyküm. Evlenmeyi pazarlık konusu etmeyin. Bu sizin meselenizdir. Anne babanız veya başka biri kimse sizin nasıl evleneceğinize karışmaz. Anne babanızdan evlenmede maddi ardım almamaya karar verin. Onlardan izin isteme yerine bilgi istişaresi yöntemini kullanın. Asla ve asla kusur sayılabilecek bir kaba davranış, tartışma, hakaret ve benzeri bir yanlışa girmeyin. Akraba büyüklerinizden sizi anlayacağınızı umduğunuz birini bulursanız onu arkanıza alın, desteğini isteyin. Eş adayınızla anlaşmaya önem verin. Onun anlaşabildikten sonra gerisi önemli/öncelikli değildir. Çok dua edin. Kendiniz için bir tercih ve önemlilik listesi belirleyin. Şöyle ve şöyle şartları olacak deyin. Zaman geçtikçe o şartlardan vazgeçebileceklerinizden vazgeçersiniz. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Hanefî mezhebinde Türkçe niyet diye bir şey yoktur. Hanefî olan Türkler niyetlerini Türkçe yapıyorlar demelisiniz. Niyet namazın dışındaki bir iştir. Dolayısıyla namazda Türkçe bir iş yapma durumu yoktur.
Aleykümselam. Burada iki mesele var gibi görülüyor. Biri eşinizin çalışması. Diğeri de eşinizin babasına araba alması. Eşinizin çalışması sizin nikâh akdi esnasında kabul etmediğiniz bir durum idiyse yani ‘çalışmaman şartı ile seninle nikâh kıyıyorum’ demedi iseniz onun şimdi eczane işletmesinde bu açıdan bir sakınca yoktur. Eczacı olmasını sizin reddetmeniz hakkınız değildir. Eczacılığı icra ederken hatalı bir tutum içinde olması başka bir şeydir. Eğer eşiniz, kendi kazancı ile babasına araba almak istiyorsa sizin buna karışmanız caiz değildir. Araba veya uçak, ne istiyorsa alır. Eşiniz sizin evinizi geçindirmek zorunda değildir. Kazandığını da istediği gibi değerlendirir. Onun babasına araba alması ile evinizde bir eksiklik meydana gelecekse bu sizin sorununuzdur. Eşiniz eve katkı vermek zorunda değildir. Hayır eşiniz, sizden para alıp babasına araba almak istiyorsa bu da onun yapması caiz olmayan bir iştir. Sizin paranızla siz razı olmadıkça babasına hediye alamaz.
Selamünaleyküm. Elbette, Allah’ın hükmü dışında bir hüküm belirleyip onu icra edenler ve bunda bir sakınca görmeyenler o kişinin dediği sınıfa gireceklerdir. Türkiye’deki durum ise belli yorumları kaldırabilecek bir konudur.
Selamünaleyküm. Uzun konuşmaya gerek yok; su hayattır dendiğinde sadece su ile yaşanabilir mi? Elbette hayır. Su hayattır ama su tek başına yeterli değildir. En önemli ama tek başına yeterli değil. Kur'an da böyle anlaşılmalıdır. Hayatın suyu gibidir ama sadece okunarak değil; okunması, onunla amel edilmesi ve benzeri pek çok alan birleşince ortaya Kur'an çıkar.