Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Kamu kuruluşunda çalışmaktayım. İşim gereği kamu işlerini halletmemiz için araç imkanımız bulunmakta. Mesleğe ait işleri araçla hallederken bir yandan da kendimize, evimize ait işlerimizi de bu araçla yapıyoruz. Bir işi hallederken yol üstünde denk gelirse kendimize ait işi bu araçla yani devletin arabası ve yakıtı ile yapıyoruz. Bazen sırf kendi işimiz için bile bu imkanı kullandığımız oluyor. Yaptığımız doğru mudur, yanlış mıdır, en önemlisi kendi işimize kullandığımız için haram mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. İnsanın kendi arazisindeki bir defineyi bulup çıkarması caizdir. Devlete ait bir arazideki buluntunun devletin yasalarına göre değerlendirilmesi uygun düşer.
Selamünaleyküm. Bu hususta şöyle bir kural takip edebilirsiniz: Sizin amiriniz durumundaki makamın size müsaade ettiği sizin için helaldir. O veya onun amiri durumundakiler sizin yaptıklarınızı organize ile alakalı yetkili olduklarından izin verdiklerinin vebali de onlara aittir. Yine de siz, takva olanını tercih edin ve mümkün olduğu kadar devlet malından ve makamından uzak durun. Allah işinizi kolay kılsın, ayağınızı sabit tutsun.
Selamünaleyküm. Harama hizmet de haramdır. Neye ne kadar aracı oluyorsak o kadar sorumlu oluruz.
Harama hizmet de haramdır. Neye ne kadar aracı oluyorsak o kadar sorumlu oluruz.
Aleykümselam. Kullanmamanız gerekir. Bir kelimelik mürekkep bile haktır. Üst amirinizin izin verdiği kadarını kullanmanız caiz olabilir. Bu da amiriniz olacak kişinin haram helal bilen biri olması durumunda muteber bir sözdür.
Selamünaleyküm. Bundan sonra size verilen işin hakkını verirseniz aldığınız helal olur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Hanefî mezhebinde Türkçe niyet diye bir şey yoktur. Hanefî olan Türkler niyetlerini Türkçe yapıyorlar demelisiniz. Niyet namazın dışındaki bir iştir. Dolayısıyla namazda Türkçe bir iş yapma durumu yoktur.
Selamünaleyküm. Bilerek harama helal, helale haram demek elbette şirktir. Bunlardan birini bir hata olarak işlemek ise büyük günahlardan birini işlemektir.
Selamünaleyküm. Elbette, Allah’ın hükmü dışında bir hüküm belirleyip onu icra edenler ve bunda bir sakınca görmeyenler o kişinin dediği sınıfa gireceklerdir. Türkiye’deki durum ise belli yorumları kaldırabilecek bir konudur.
Selamünaleyküm. Evlenmeyi pazarlık konusu etmeyin. Bu sizin meselenizdir. Anne babanız veya başka biri kimse sizin nasıl evleneceğinize karışmaz. Anne babanızdan evlenmede maddi ardım almamaya karar verin. Onlardan izin isteme yerine bilgi istişaresi yöntemini kullanın. Asla ve asla kusur sayılabilecek bir kaba davranış, tartışma, hakaret ve benzeri bir yanlışa girmeyin. Akraba büyüklerinizden sizi anlayacağınızı umduğunuz birini bulursanız onu arkanıza alın, desteğini isteyin. Eş adayınızla anlaşmaya önem verin. Onun anlaşabildikten sonra gerisi önemli/öncelikli değildir. Çok dua edin. Kendiniz için bir tercih ve önemlilik listesi belirleyin. Şöyle ve şöyle şartları olacak deyin. Zaman geçtikçe o şartlardan vazgeçebileceklerinizden vazgeçersiniz. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Burada iki mesele var gibi görülüyor. Biri eşinizin çalışması. Diğeri de eşinizin babasına araba alması. Eşinizin çalışması sizin nikâh akdi esnasında kabul etmediğiniz bir durum idiyse yani ‘çalışmaman şartı ile seninle nikâh kıyıyorum’ demedi iseniz onun şimdi eczane işletmesinde bu açıdan bir sakınca yoktur. Eczacı olmasını sizin reddetmeniz hakkınız değildir. Eczacılığı icra ederken hatalı bir tutum içinde olması başka bir şeydir. Eğer eşiniz, kendi kazancı ile babasına araba almak istiyorsa sizin buna karışmanız caiz değildir. Araba veya uçak, ne istiyorsa alır. Eşiniz sizin evinizi geçindirmek zorunda değildir. Kazandığını da istediği gibi değerlendirir. Onun babasına araba alması ile evinizde bir eksiklik meydana gelecekse bu sizin sorununuzdur. Eşiniz eve katkı vermek zorunda değildir. Hayır eşiniz, sizden para alıp babasına araba almak istiyorsa bu da onun yapması caiz olmayan bir iştir. Sizin paranızla siz razı olmadıkça babasına hediye alamaz.
Selamünaleyküm. Evet, Irak’ta büyük bir afet yaşanıyor. Bu doğrudur. İyi olan yer var mı, onu da düşünmek gerekir.