Fetva Meclisi
Soru
Hocam genel olarak arkadaş ve yakın akrabalarım beni haramlara maruz bırakıyor. Açıklık ve kötü ahlak yüzünden bazı akrabalarımla görüşmek istemiyorum, hem kendimi hem de ailemi günahlardan korumak için. Bu konudaki görüşünüz nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Kendinizi Allah'tan başka kimseye muhtaç hissetmemeye alıştırınız. En yakınlarınız bile olsa insandan medet ummayın. Bunu hayat ilkeniz edinmeye çalışın. Birilerinin size karşı akrabalık hakkını gözetmemesini ise sizi yaratan Rabbinize bırakın. Böylesi sizin için daha huzurlu olur.
İmanımızı ve iffetimizi korumak zorundayız. Akraba arası veya sosyal ilişkilerde imanımıza veya onurumuza zarar verilme ihtimali varsa, o zararı önleyecek kadar bir mesafe koymamızda hiçbir sakınca yoktur. Bu mesafeyi ZARARI GİDERME ile orantılı tutmayı becerdikçe sakınca yoktur Allah'ın izni ile. Kendimizi zamana ve mekâna göre bu mantık içinde dengeleyebiliriz.
Böyle bir durumda mesafe koyabiliriz, düzey belirleyebiliriz, konu sınırlaması getirebiliriz. Sınırsız küsme, ilgilenmeme ve selamlaşmama yapamayız.
Sorunsuz bir akraba ilişkisi neredeyse yok denecek kadar azdır. Sıfır sorun beklentisi içinde olamayız. Katlanılamayacak, kötülüğe neden olacak, zarar sebebi olacak bir ortam söz konusu ise ve bu konudaki değerlendirmeyi üçüncü kişiler üzerinden yaptı isek muhtemel zarar oranı kadar mesafeli ve seviyeli ilişkiye gitme kısıtlaması yapmakta sakınca olmaz.
Ailemizin huzuru ve istikrarı bizim için çok önemlidir. Allah’ın haramlarından birine açık ve net bir şekilde batmadıkça önceliğimizi aile huzurumuza vermeliyiz. Mesele açık bir harama girme düzeyine gelince ahiretimizi öncelikli tutmamız gerekeceği bellidir. Mesela alkol kullanma, elle temas etme, dans etme gibi bir abeslikle yüzleşecek olursanız net tavır koyarsınız. Bu noktaya gelmeyen sıkıntılar için yaptığınız gibi yapmaya devam edin yani kendinizi kollayarak, en kenardan yürüyerek devam edin. Allah yardımcınız olsun.
Akraba ve sılayırahim önemlidir, dinin korunmasını istediği bağlardandır ama dinin kendisi onlardan daha değerlidir. Dinimize zarar gelebilecek bir ilişkiyi sürdüremeyiz. Dininiz açısından bakın konuya; sakınca hissettiğinizde uzak kalın, uzak durun.
açıklık konusundaki diğer fetvalar
Allah Teâlâ ibadetlerimizi kabul buyursun, hatalarımızı mağfiret etsin. Âmîn. Bel açılması ancak, kemer taktığınız yerden aşağı olan kısım mesele bir secde boyu açık olursa namazı bozar. Az bir açılır da hemen kapatırsan namaz bozulmaz. O açılmanın da mesela kalçanın üçte biri olacak kadar olması gerekir ki bel açıldı diyelim. İkinci olarak da şunu bilmelisiniz: “Açılmış olabilir” diye açıldı saymayız. Şu günkü şu namazda açılmış bu ölçüler kadar diye biliyorsanız o namazı kaza edin. Ve şimdiki namazlarınızı güzel kılın. Allah kabul buyursun.
Ev içinde bir mahremiyet olması gerektiğini bilmeniz ve gereğini istemeniz Müslümanca bir tavırdır. Allah sizden razı olsun. Karşılık bulamıyorsanız tavrınızı koyun, tedbirinizi alın ama aradaki kardeşliği silme gibi bir uç tedbir almayın. Tatlı diliniz, ricanız baki kalsın.
Fotoğrafı kişinin kendisi gibi kabul edebiliriz. Bebeğin kendisinin görülmesi ne ise fotoğrafı da o olur. Bebek büyüdükçe ve çocuk olmaya doğru geliştikçe bedeninin korunması bakımından hükmü gösterdiği gelişmeye göre hükmü farklı olacaktır. Olgun bir çocuk için de durumu böyle ölçebiliriz.
Allah yardımcınız olsun. Evet, zor bir süreç geçiriyorsunuz ama imkânsız ve dönüşsüz değil Allah'ın izni ile. Sabredebilirseniz kazanan siz olursunuz. Sabredemezseniz şeytan kazanır maazallah. - Gelişme ne olursa olsun kızınızla DÜNYANIN EN TATLI ANNESİ rolünde kalacaksınız. Sizin tek silahınız TATLI ANNE silahıdır. Onu ne kadar güçlü tutarsanız o kadar kızınız sizin çizginizde kalacaktır. Bunu hiç unutmayın. - Bu nedenle kızınızla tartışmayın. Onu sık sık aynı konularda tenkit etmeyin. Filan eteği giyer giymez hemen tenkit yapmayın. Bir zaman görmez gibi duymaz gibi yapmaya çalışın. Çok bunalınca da gizli bir yerde ağlayın ama onunla yüz yüze geldiğinizde onu, annesini ağlatan bir kız olmanın ezikliği ile sizden uzak kalmaya itmiş olmayın. Size bu teklifimle zor ama sonu çok iyi bir süreç teklif ediyorum. - Sorun kızımızın mesela kıyafeti üzerinden ise diğer yönlerini kavgaya dâhil etmeyin. İyi veya idare edilebilir yönlerini övün. Böylece kıyafeti bozuk diye mesela Kur'an okumaktan da uzaklaşmasın, namaza düşman olmasın. - Gelen giden akrabalarınız ve dostlarınızla “benim kızım şöyle böyle...” diye konuşmayın. Kimsenin size yararı olmayacak aksine kızınız geri dönülmesi zor bir şöhretin ortasında bulacaktır kendisini, buna dikkat etmezseniz yaptığının savunucusu bile olabilir. - Kızınızı cüzzamlı gibi değil de gribe yakalanmış gibi görün. Bu şöyle anlaşılır onun zihninde: Sizin yanınızda bulunması sizin için ayıp olur, hep uzakta kalsın! Eğer böyle yaparsak o, sizin uzağınız denen yer şeytanın kucağı olur Allah göstermesin. - Sabah akşam, her namazdan sonra devamlı dua edin. Aynı duayı binlerce kere yapsanız da tek kapınız olan dua kapısından geri durmayın. - Sakın umudunuzu bir milim de olsa geri düşürmeyin. Evlat sıkıntısı çeken ne ilk insansınız ne de son. Bu hayatın en ağır imtihanlarından biridir bu imtihan. Ve bir de bu imtihanı kendi yakınlarınızın sizi ötelediği bir ortamda yaşarsanız bu tam bir acı ve yaraya dönüşecek demektir. Sabredip kazanacaksınız ya da bile bile kendi kuyunuzu derinleştireceksiniz. Allah size yardım etsin, yavrumuza basiret ve dönüş versin.
Sosyal medya veya başka bir yer; biz Şeriat’ımızı ölçü almak zorundayız. Uygunsuz dediğiniz şey karşınıza çıkan durum hayati bir ihtiyaç için bulunulan bir durum ise onu zaruret kabul ederiz. Değilse fitne görür, kendimizi koruruz. Sosyal medyada hayati denebilecek bir durum yoktur. İmtihanınızı kaybetmeyin.
Allah Teâlâ imanımızı sabit tutsun, hepimizi salih amellere muvaffak kılsın. İnsan en çirkin olan şeyi bile göre göre sahiplenebilir. Alışmak, normalleştirmek insan sorunudur. Sizinki de böyle bir durum olmalıdır. Çıplaklığı ve çıplaklık gibi olanı içinizden reddettiğiniz sürece inşaallah sorun yoktur. Yine gözünüze dikkat edin. Çevrenizi kendiniz belirleyin.