Fetva Meclisi
Soru
Sizin kendisinden icazet aldığınızı bildiğim için size sormak istedim; Şeyh Ebu’l Hasan en-Nedvi (rahmetullahi aleyh) rabıta hakkında ne düşünüyordu?
Cevap
Benzer fetvalar
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ve ashabında görmediğimiz işler ve sözlerdir bunlar.
İnsan, ön kanaatle bakınca daha keskin kurallara sarılıyor. Bu nedenle, Ümmet'in iç sorunlarına bakarken ilke olarak bir kişi bile dışarıda kalmasın diye gayret etmek lazım. Şimdi tasavvuf erbabının hatalarını irdelemeye kalkarsak, öbür yandan onların hatalarını irdeleyenlerin de sabah namazını cemaatle kılmadıklarını, zikir diye bir şey bilmediklerini, kuru bir İSLAMCILIK şemsiyesi altında konuştuklarını söyleyenlere ne diyeceğiz? Bizim vazifemiz, hataları tespit edip karara bağlamak mı yoksa Allah'ın adının bir kere daha yücelmesini sağlamak mıdır? Ilımlı veya sertten ziyade dengeli ve toplayıcı bakmayı yeğlemekte yarar olduğunu düşünüyorum. Hassasiyetinize teşekkür ederim. Allah yardımcımız olsun.
Bu ümmetin önderlerinden birini soruyorsunuz. Onun hakkında biz ne diyebiliriz? Sadece ağır gelebileceğini unutmayın diyebiliriz.
Bezzar, 3/312'de bulabilirsiniz bu hadisi.
Selamünaleyküm.Maazallah, bunun sorulması bile cinayettir. Yolunuza bakın, hedefinize koşun. Bırakın insanları, size Allah yeter.
Selamünaleyküm. Böyle bir bilginin aslı yoktur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Babanızın savcısı gibi davranmanın olumlu bir neticesi size dönmez. Aksine siz daha çok üzülürsünüz. Öncelikli görevinizin çok dua etmek olduğunu bilmelisiniz. Ona hissettirmeden teknolojik olarak bir tedbir alabiliyorsanız onu da yapın ama bir kız evladı olarak bu konuyu babanızla yüzleşmeye neden olacak şekilde sürdürürseniz kanaatimiz odur ki şeytan bir taşla iki kuş vurmuş olur. Zaten babanızı avucunun içinde tutuyordu. Bir de sizinle arasına savaş sokarsa bundan çok mutlu olur. Allah yardımcınız olsun.
Özel bir yerden böyle bir görev aldı iseniz yöntemi de onlara sormanız uygun olur. Biz size genel ilkeleri zikredebiliriz: Allah'ı zikir, en büyük ibadetlerdendir. Otururken, ayakta, yatarken, yürürken, iş yaparken, her ne durumda olursa olsun insan zikir yapar. Bundan iki şeyi istisna edebiliriz. Birincisi, müstehcen veya necis ya da haram bir durumda iken zikir yapılamaz elbette. İkincisi de, insanın alay etme, basite alma gibi bir durumu varsa onunki zikir değil afet olur maazallah. İnsan zikir yapmaya kendisini zorlamalıdır. Nefis iyi işleri yapmak istemeyebilir. Sabrederek, zorlayarak zikir yapmalı ama nefret getirecek kadarını da yapmamak gerekir. Hızlı kalıp çabuk oturmaktan ise adım adım gidip hedefe ulaşmak daha iyidir.
Bir tür intihar olan ötenazi büyük günahlardan biri olan intiharın farklı bir çeşidi olduğu için Müslüman açısından kabul edilebilirlik yanı yoktur. Hayat imtihandır. İnsan, Rabbinin dilediği bir hayatı onun dilediği zamana kadar yaşamak durumundadır. İnsanın kendi eliyle veya birisini kullanarak ölümü tercih etme hakkı yoktur. Zira bedenler insana emanettir. Bu nedenle ötenaziye hiçbir şekilde izin verilemez.
Kara veya beyaz, ne manaya gelirse gelsin HUZEYFE bu dünya topraklarının gördüğü en mübarek insanlardan birinin adıdır. O umutla siz de bu adı verin. İnşaallah hayra ulaşmanıza vesile olur. Allah mübarek etsin.
İcazetin kendisi bir ilim değildir. İcazet sadece bir belge durumundadır. İlmi olup icazeti olmayan, icazeti olup ilmi olmayandan hayırlıdır. İlim elde etmek esastır. Hadis ise asıl maksat onu elde ettikten sonra icazet önemli değildir. Hadisi de ilim olarak öğrendikten sonra yine asıl gaye onu öğrenmek değil yaşamak olmalıdır. Allah yardımcımız olsun.
Genel olarak fıkıh kaideleri açısından anında satıcının hesabına para geçmediği sürece altının taksitle satışı caiz olmaz. Bu nedenle kuyumculuğu başka türlü yapmayanlar o mesleği terk edebilirler. Şüpheden arınmış bir kazanç için başka yol yoksa yapılacak da bu demektir.