İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Selâmun aleyküm hocam. Öncelikle çalışmalarınız ve gayretleriniz nedeniyle Allah-û Teâlâ sizden râzı olsun. 2009 tarihli bir sohbetinizde (8 yıl aradan sonra ne maksatla gündeme getirildi bilemiyorum), Hassân Bin Sabit (radıyallahu anh) için “Allah'ın verdiği fıtrî bir karakter olarak korkak / ödlek” gibi ifadeler kullandınız. Farkındayım ki bunu, kesinlikle küçümsemek ya da istihza kastıyla kullanmadınız. Ses tonunuzdan ve sesinizdeki titremeden bu çok iyi anlaşılıyor. Konuşmanızın devamında da Hassan bin Sâbit’in (radiyallahu anh), peygamber efendimizden ne kadar iltifat ve müjde aldığını da anlatıyorsunuz zaten. Fakat bu ifadelerin kullanılması ne kadar doğru? Savaşı sevmemek ya da savaş korkusu 'korkaklık' olarak nitelendirilmeli mi? Savaşa gitmedi diye dışlanan, nice çileler çeken ve ancak ayetle affedilen sahabeler varken Hassân bin Sâbit’in (radıyallahu anh) düşmanla savaşmamak için kadınların arkasına geçmesi olabilecek bir şey midir? Siyer kaynaklarında bunun yeri var mıdır? Öte yandan anlatmak istediğinizin; sahabelerin hepimiz gibi insan oldukları ve insan olarak eksik ve kusurlu tarafları olabileceği fakat kusurları ile Allah’ın rızasını kazanmayı bildikleri ve kusurlarımızın Allah’ın rızasını kazanmamıza engel olamayacağı olduğunu anlıyorum. Lütfen bizi yanlış anlamayın. İtidal üzere olmaya çalıştığınıza, çatışmak ve didişmek için değil de Allah-û Teâlâ’nın rızası için çabaladığınıza şahitlik ediyoruz hocam. Yine de bir açıklama yaparsanız, bulandırılmış zihinlere ilaç olur inşaallah. Allah-û Teâlâ’ya emanet olunuz...

Cevap

Selâmun aleyküm. Güzel kardeşim, size şunları söyleyebilirim: Asla niyetinizi yorumlamıyorum. Sözünüz, siz ve Rabbiniz başbaşasınız. Dolayısıyla sizin bana yönelttiğiniz meselede maksadınızı benim tevil etmem hata olur. Bugüne kadar, Müslümanların algıları ile oynayarak bulanık suda balık avlama maksatlı tartışmalarda kimseye bir cevap vermedim. Bugünden sonra da vermeyi düşünmüyorum. Ancak yarın, siz ve ben, en büyük mahkeme önünde buluştuğumuzda bana “Keşke bana söylemiş olsa idin!” deme ihtimalinize binâen şunları bilmenizi isterim: a- Benim, ashâb-ı kirâmla alakalı yüzlerce saatlik konuşmam, belki binlerce sayfa yazım vardır. Eğer evire çevire bir kabahat bulma gayreti ile bakılacaksa ben, hâşâ kusursuz birisi değilim ve zaten böyle bir iddiam da yok. Dinine hizmet etmeye çalışan, kendi çapında sıradan bir müslümanım sadece. Elbette beyanımda hata bulunur, bulunması da tabiîdir. Bahis konusu meselede, daha uygun bir ifade kullanılabilirdi. Kastım & hatam olduğunda mü’minlerin beni uyarmaları onların en tabii görevidir. Sadece kavga zemini oluşturmak için ihdas edilen tartışmaları ise seviyesizlik olarak görüyor ve cevap vermiyorum. b- Hassân bin Sâbit (radıyallahu anh) ile alakalı sözlerimde benim tek bir kelime dahi ilavem yoktur. Naklettiklerim kesinlikle şiî kaynaklarından da değildir. O sözler, ashâb-ı kirâmı öğrendiğimiz en temel kaynaklardan nakildir. O mübarek sahabiye karşı da hâşâ bir küçültme kastı yoktur o sözlerde. Benim o konuşmam bir bütün içinde dinlendiğinde, Hassân bin Sâbit’i (radıyallahu anh) yücelttiğim ayan beyan görülecektir zaten. Ama kasıt, ıslah etmek yerine zihinleri iğfal etmek olduktan sonra, güneşte bile kusur bulmak mümkündür. c- İyi niyetli tenkitleri mü'min kardeşliğin vecibesi olarak görüyor ve hürmetle karşılıyorum; ama yıpratmak ve “bizden başkasının iyi niyetli olması ve hizmet etmesi tehlikelidir” mantıklı tekelci ve hastalıklı çıkışlara cevap vermiyorum. O kardeşlerimi, onların yıpratma ve fitne üretme süreçlerine alet olanları ise kalplerimize & amellerimize muttali olan Allah-û Teâlâ’ya havale ediyorum. Nitekim, bu fitneyi ihdas eden hoca kardeşime, teheccüt namazlarını benim için hazırlamasını bizzat söyledim. Söyleyebilecek başka bir sözüm de yoktur. Size de bunu izah etmiş olayım. Bu kardeşinizi de duadan unutmayın. Rabbimiz ayaklarımızı, dini üzere sabit kılsın. Allah-û Teâlâ’ya emanet olunuz. Selâmun aleyküm. İlgililer için kaynakça: 1) El-İstîâb Fî Ma’rifeti’l Eshâb / İbni Abdil Berr / 192. sayfa – Hassan bin Sabit maddesi 2) Kitabu’t Tabakâti’l Kübrâ / Muhammed ibni Sa’d / 625. Başlık – Hassan Bin Sabit maddesi 3) El-Müstedrek ala’s Sahîhayn / İmam Neysâbûri / 7039 ve 7040. Maddeler 4) Sîret-i Nebi / İbn-i Hişam / 196. Sayfa
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah, bizi her zaman için farklı denebilecek alanlarda imtihan ediyor. Belirttiğiniz durum da bu zamanın imtihanı olsa gerek. Size şunu tavsiye ederim: Asla bu konularda tartışmaya girmeyin. Bugüne kadar onları ikna eden yoktur. Bu, tedavisi olmayan bir kanser gibidir. Hatta bulaşıcı bir hastalıktır, kendinizi koruyun. Birilerini ikna etmeye çalışırken kendinizi şeytanın dişlerine kapılmış olarak görebilirsiniz maazallah. Aman dikkat edin. Bir de, onlar neyi inkâr ediyorsa sen de ondan rahatsız oluyorsan, onların yıkmaya çalıştığını yap. Hadis ezberle. Hadis derslerine katıl. Onlar bir yıkıyorsa sen bin yapmış olursun böylece. Gerisi kuru kavga olarak kalabilir. Bir de çok dua et, Allah seni dininde fitneye düşürmeden ruhunu kabzetsin.

Hocam, öncelikle verdiğiniz hizmetlerden dolayı Allah sizden razı olsun. Bu günl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Allah işinizi asan etsin, amelinizi makbul buyursun. İstişaresiz bir iş yapmayın, ne kadar başarılı olabileceğinize dair muhakkak araştırma yapın. Meselâ yardıma muhtaç kaç yetim var yörenizde ki onlar için yatırım yapmak gereksin; bunu iyi araştırın. Tek kalan riskte kalır, kendinize iyi bir kardeş çevresi oluşturun. Bir yapıp bir bozmamalısınız. Filan işi yaparken meselâ namazı aksatmayın. Meselâ insanlara namaz öğretirken siz Kur'an okumaya vakit bulamaz duruma düşmeyin. Çok dua edin ki Allah işinizi kolay kılsın. Bize dua edin.

Selamünaleyküm, muhterem hocam sizi yaklaşık 1 senedir sohbet ve kitaplarınızı t
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, ashabı kiram (Allah onlardan razı olsun) melekler değildiler, bizim gibi insandılar. Hata etmiş olabilirler, ettiler de. Buna rağmen biz onları bizim gibi görmüyoruz. Zaten onların değeri, o hatalı durumlara rağmen kulluk merdivenlerini başarı ile tırmanmalarıdır. Sizin belirttiğiniz durum ise bambaşka bir durumdur. Bin yıl önceki BATINİYE hareketini şeytan yeniden canlandırdı, dinimizi içinden kemirmek istiyor. Bilim kılığı ile ashabı dillerine dolayanlar sadece İblis’in işini kolaylaştırmak istiyorlar. Çare yok, Allah imanını koruyan kulları ile bir konferansta eriyip giden cılız imanlı kullarını görecek, melekler buna şahit olacak! Hiçbir çaresi yoktur bunun. Bu bir imtihandır. O aklı kıtlar böyle konuşup gidecekler. Din biiznillah olduğu gibi kalacak. İmanını birilerine göre şekillendirmekte sakınca görmeyenler de nedametleri ile baş başa kalacaklar. Zaman dik durma ve binlerce dalgaya karşı yıkılmama zamanıdır. Sabret, diren ve erime.

Selamünaleyküm hocam ben İslami İlimler Fakültesinde okuyorum. Bu sene İslam Tar
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Değerli kardeşim, Umumiyetle bu tür soruların bilgi edinmekten çok merak gidermek ve kafa karıştırmak gibi gerekçelerle sorulduğunu düşündüğümüzden cevaplamaktan imtina ediyoruz. Ehil bir hoca nezaretinde okunacak bir akide kitabı üzerinden bu konuların öğrenilmesinde büyük fayda vardır. Yine de sizin sorunuzun bir ilim maksadı taşıdığını umarak kısaca cevap yazıyorum. Temenni ederim maksat hasıl olur. Alıntı yaptığınız cevapta bir ifade dikkatinizden kaçmış olabilir. Cevapta, ‘Ümmetin uleması’nın ‘bir görüş’ etrafından ittifak sağlayamadığına özellikle işaret edilmekte idi. Bunu lütfen dikkate alınız. Aksi halde sonu tekfire varan büyük fitnelere kapı aralamış oluruz Allah muhafaza. Size sadece, cevabımı anlamanıza yardımcı olacağını düşündüğüm, İmam Nevevî (rahmetullahi aleyh)’in Sahih-i Müslim Şerhi’nde 299.hadisi şerhederken belirttiği ayrıntıyı aktaracağım. Umarım sizin için İmam Nevevî yeterli olur: "Şunu bilmelisin: Sıfat hadisleri ve sıfat ayetleri konusunda ilim ehli iki görüştedir. Birinci görüş ki bu görüş SELEFİN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜN BELKİ DE TAMAMININ görüşüdür. Bu görüşe göre, onların anlamı üzerinde konuşulmaz. Onlara iman etmemiz gerekir. Onlarla alakalı olarak Allah Teala’nın şanına ve azametine uygun bir manaya iman ederiz. Kesin bir şekilde de Allah Teala’nın benzeri hiç bir şeyin olmadığına da iman ederiz. O, cisim olmaktan, intikalden, bir yönde bulunmaktan ve diğer yaratılmışlara ait özelliklerden münezzehtir. Bu görüş, kelam ilmi mensuplarından bir grubun görüşüdür de. Onlardan muhakkik bir bölümün tercihidir. En güzel görüş de bu görüştür. İkinci görüş ise KELAM İLMİ İLE MEŞGUL OLANLARIN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜN görüşüdür. Bu görüşe göre de o tür hadisler ve ayetler zikredildikleri yerlere göre münasip bir anlam üzerinden tevil edilirler. Ancak o tevili Arapça, usul ve furu ilimlerine sahip, ilimde belli bir merhale kat etmişler yapabilirler." Değerli kardeşim, Nevevî gibi otorite bir ismin bu konularda iki farklı ekol olduğunu belirttiğini görüyorsunuz. Birinci ekolde, İmam Azam’dan başlayan onlarca büyük isim vardır. İkincisinde de bu ümmetin önder âlimleri vardır. Dolayısıyla bu ümmetin önder şahsiyetleri, bizim gibi sıradan Müslümanları ilgilendirmeyecek bir ilmi mesele üzerinde sonunda ittifak edilememiş münazaralar yürütmüşlerdir. Allah onlardan razı olsun. O cevapta özellikle belirttiğim gibi bizim gibilerin böyle derin meseleler yerine akıbetimizi düşünüyor olmamız daha doğru olur. Şu sorunun cevabını arayarak bir ömür yaşayalım: ‘Ben Allah’a yakınlıkta neredeyim?’ Rabbim bizi fitneye alet olmaktan muhafaza buyursun, rızasına ermeyi hepimize müyesser kılsın. Duanızı beklerim. Selamünaleyküm. ❓Soru: Bazı Müslümanlar, 'Allah her yerdedir' diyor bazıları da, 'Allah gökte, Arş'ın üzerindedir' diyor. Doğrusu hangisidir? ✅Cevap: Bu konu asırlardan beri tartışılıyor ve ümmetin uleması ayrıntıları üzerinde ittifak sağlayamadı. Ama ben size daha pratik bir soru sorayım, hepimiz onu halledelim: Biz Allah’a yakınlıkta neredeyiz? Gerisini boş ver. Duanızı beklerim. Bu konu asırlardan beri tartışılıyor ve ümmetin uleması ayrıntıları üzerinde ittifak sağlayamadı. Ama ben size daha pratik bir soru sorayım, hepimiz onu halledelim: Biz Allah’a yakınlıkta neredeyiz? Gerisini boş ver. Duanızı beklerim. ❓Soru: Muhterem hocam, Rabbimizin zaman ve mekandan münezzeh olması ile Mülk suresinin 16. ayetindeki “Gökte olanın, sizi yere batırmayacağından emin misiniz?” ifadesini nasıl izah edeceğiz? Allah’ın gökte olması nasıl anlaşılmalıdır? Rabbim ilminizi ve amelinizi arttırsın. ✅Cevap: Allahu Teala, bütün mahlukatını kuşatmıştır. O’nun hükümranlığı altında olmayan bir şey olamaz. Bu âyetten anlaşılması gereken budur. Âyette çelişki gibi görülen duruma gelince, derin asırlardan beri Ümmet’in uleması arasında iki görüş vardır. Bu görüşlerin birincisi, bu tür âyet ve hadislerde anlaşılanı zorlamadan ve yönlendirmeden olduğu gibi kabul etmek gerekir şeklindeki görüştür. Bu görüşe göre, âyetten ne anlaşılıyorsa anlam odur. Yani Allah Teala semâdadır, Arş’a istiva etmiştir, keyfiyeti mechuldür, hiçbir yaratılana benzemez ve O’na cisim isnad edilemez. Semada olması da üstünlüğü ve kuşatmışlığı ifade eder. İkinci görüş ise, âyeti yorumlama yoluyla anlama görüşüdür. Bu görüşe göre de yine bu bir kuşatmış olma ve her şeye hükümran olma anlamındadır ancak bunun ötesinde âyet yukarıda olma veya gökte olma gibi bir anlam vermemektedir. Dikkat ederseniz iki görüşte de azamet ve üstünlük vardır. Daha ötesini karıştırmanın bize bir yararı yoktur. Allah’a emanet olunuz. ❓Soru: “Allah semadadır” demek yanlış mı, eğer yanlışsa bunu diyen mücessimeden mi oluyor? ✅Cevap: Bu mesele asırlardan beri ilim adamları arasında tartışılan bir meseledir. İki görüşü de hararetle savunanlar vardır. Bizim, avamdan kimseler olarak böyle meselelere girmemiz doğru değildir. Bize akide olarak öğretilen konular, Ümmet’in ulemasından ehli sünnet ekollerinden her birinin çizdiği çizgi, diğerinin çizgisinin batıl olmasını gerektirmeyecek bir doğru olarak alınabilir. Uygun olan budur. İlgili Videolar: Kendimi, İmam Maturidi'nin çizgisinde bir Müslüman olarak tarif ediyorum. Ümmetin itikat konusundaki ihtilafları ne zaman son bulacak (Tenzih - Teşbih - Tecsim İnancı Hk.) Akide Konularına Dalmanın Tehlikesi ve İtikadi Konularda Esaslı Duruş İlgili Fetvalar: Hocam, itikatta ihtilaf olur mu? Mü’min Kardeşlerim Şahit Olsun! İman Ettiğim Esası Söylüyorum.. Uçlara çekmeyeceğim, ortayı göstereceğim. Varsın eksikliğim bu olsun. Allah gökte midir? (Mülk suresi 16. ayet) Arş ve İstiva Konusu Ne Kadar Önemli ve Öncelikli İstiva Meselesinde Müteşâbih Ayetler Tevil Edilmeli mi? ‘Ben Allah’a Yakınlıkta Neredeyim?’ Bu soru bize bir ömür yeter! Hangisi doğru akide? Selef - Maturidi - Eşari

Selamünaleyküm muhterem hocam. Allah (celle celalühü)’nin sıfatları hususunda ‘A
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam Güzel kardeşim, kimin ne dediğine göre mi yaşayacağız? Allah bize ne diyor, ona bakmamız yeterlidir. Cevap vermemizin onların ikna olması açısından bir yararı yoktur. Çünkü onlar; öğrenmek veya doğruyu araştırmak için sataşmıyorlar. Bizim onlara cevap verecek vakitte bir mümin kardeşimizin ihtiyacı ile ilgilenmemiz çok daha evladır. Kederlenmeyin, sabırlı olun. Sizin gibi bir mümin kardeşimin duasını almak benim için nimet hazinesidir. İnşaallah sizin sevginiz de sizin için sevap hazinesi gibi olur. Siz dua edin, ben size dua edeyim; boş verin gerisini. Selamünaleyküm.

Selamunaleykum Nureddin hocam. Allah sizden razı olsun. Bana ve bir çok arkadaşl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tarihte sıradan birini konuşur gibi bir sahabiyi konuşuyorsunuz, gayet düşündürücü bir durumdur bu. Size bu düşünceden ve sözlerden uzak durmanızı tavsiye ederim. Andığınız isim bir sahabidir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin eşlerinden birinin kardeşidir. Öyle veya böyle bu ümmetin önünde durmuş isimlerden biridir. Sıradan bir siyasetçi gibi değerlendiremezsiniz onu. Madem bizim önümüzdeki sahabe neslindendir, bizim onu amelleri ile beraber Allah'a bırakmamız gerekir. Doğrusu ve yanlışı ile yaptıklarının hesabının görüleceği bir yerdedir o şu anda. Biz ise o ve onun arkadaşları olan sahabilerin bütününe karşı edepli olmakla emrolunduk. Size tevbe etmenizi tavsiye ederim. Aklınızın almadığı olaylar ve konuları Allah'a havale edin. Böylesi daha makul olur.

Hocam, ben İlahiyat talebesiyim. Bir şahıs Muaviyye bin Ebi Süfyan'a; "H.z. Muav

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.