Fetva Meclisi
Soru
Havuza girsem gusül abdesti almış olur muyum?
Cevap
Benzer fetvalar
Guslün sünnetlerinden biri öncesinde normal abdest almaktır. Bu şekilde alınan bir gusülden sonra abdest gerekmez. Böyle alınmayan yani öncesinde abdest alınmayan gusül, eğer cünüplükten sonra ise onu da abdestli sayabiliriz. Diğeri için abdest alınması gerekmektedir. Havuz meselesinde size söyleyebilecek sözüm yoktur. Hepimiz ahirette zevklerimiz dinimizle çelişince ne yaptığımıza göre hesap vereceğiz. Onu düşünün.
Gusül esnasında abdest uzuvları da yıkandığından banyodan çıktıktan sonra tekrar abdest almaya gerek yoktur. Yeter ki kişi bu süre içerisinde abdestini bozacak bir iş yapmasın.
Gusülde farz olan boyut üçtür: Ağza su alıp çalkalamak, burna su çekip yıkamak, iğne ucu kadar yer kalmayacak şekilde bütün vücudu yıkamaktır. Burna su vermede de yukarı çıkacak şekilde suyun çekilmesi yeterlidir. Ağız da aynı şekilde doğal bir şekilde ne kadar su verilebiliyorsa gereken o kadardır. Zorlama, tahriş etme gibi bir duruma gerek yoktur. Durumunuz için de istiğfar edip bundan sonraki süreçte dikkatli olmanız yeterlidir. Ayrıca belirtmek gerekir ki; gusülde veya abdestte vesveseye kapılan sıradan bir yıkanmanın ötesine gitmemelidir.
Bu durumun gusül veya abdeste bir zararı olmaz.
Suyu yedirme diye bir şart yoktur. Islatmış olmak şartı vardır.
Bir havuzun görüntüsü temiz ise onu şüphe ile araştırmak doğru değildir.
denize girmek konusundaki diğer fetvalar
Vücudu serinletmenin oruca zararı yoktur. Ağız, burun ve diğer su alabilecek yerlerden vücuda su girmesi orucu bozar. Bu da oruçlunun bilebileceği bir şeydir. Serinlenmek için banyo yapmanın da bu duruma dikkat edilmesi halinde zararı yoktur. Allah amellerimizi kabul buyursun.
Deniz, Allah'ın nimetlerinden biridir. Neden mü'mine haram olsun? Bilakis deniz de kara da mü'min içindir. İnsanın avretini teşhir etmesi haramdır. Temel vazifeleri ihmal edip denizde keyif sürmek yanlıştır.
Erkek kadın karma bir şekilde denize girmek çılgınlıktır. Haşema veya başka bir şey, sonucu değiştirmez.
Meselenin iki boyutu var: Birincisi, haramla iç içe bir ortamda zaruret olmadan bulunuyor olmak. Bunun örneği kendisi içmediği halde bir Müslüman’ın alkol içilen bir sofrada oturmasıdır. İkincisi, çocuklarımızın gözüne bile bile haramı sokmaktır. Bu daha da vahimdir. Biz yıllar sonra mezarda iken çocuklarımızın haramla buluşmasının sebebi olarak azap çekiyor olmamız onları ve kendimizi helak etmemiz sonucunu getirecektir. Her iki sonuç için de bir Müslüman olarak imanımızı devreye sokarak tedbir almamız gerekir. Evet, bir tedavi gereği yüzme yaparız, onun için de böyle bir sıkıntıya katlanırız ama sadece “yüzme” olarak ifade edilebilecek bir iş için ahiretimize zarar veremeyiz. Hayatın olmazsa olmazlarından biri yüzme değildir. Bugünkü şartlarda helal bir yüzme fırsatı bulamadıysak yarın buluruz ama yarına kadar da ahlâk ve akidemizden taviz veremeyiz. Allah yardımcımız olsun.