Fetva Meclisi
Soru
Sayın Hocam; 1) Annemle beraber köyde küçük çaplı hayvancılık yapıyoruz. Hayvanlar rahatsızlanınca tedavi için iğne, ilaç kullanmak zorunda kalıyoruz. Antibiyotikli ilaçlarda ilaç kalıntı arınma süreleri var. İki gün süt kullanılmaz vs. diye. Araştırdım insan sağlığı açısından zararlı olduğunu öğrendim. Dinimiz açısından durum ne olur? Ben hatalı olur düşüncesiyle bu sütü, sütçüye vermemeyi düşündüm. Sürenin biraz uzun olması sebebiyle annem dayanamadı, tam yazılan süre dolmadan verdi. Bende bir şey yapamadım. Bu durumda bir harama bulaşılmış mıdır? Bu durum nasıl temizlenir. Süt alıcıları, bu durumun bilincinde dikkat eden olmuyor. Nasıl yapalım? Benim sorumluluğum var mı? 2) Hocam, annemin biriktirdiği emekli maaşı var. Bu para zekât sınırına ulaşınca zekât verilir mi? Birde ailenin ortak parası var. Zekât verirken annemin parasıyla ortak kazancı beraber mi değerlendirmek gerekir. Yoksa ayrı ayrımı? 3) Hocam, piyasada bulunabilecek, imanı ve imanı gideren durumları yazan (şirk, küfür) bir akaid kitabı tavsiye eder misiniz?( Yayın evi ile beraber) İlmihaller sadece iman esaslarını anlatıyor…
Cevap
Benzer fetvalar
Borçlarınızı düştükten sonra elinizde nisap miktarı dediğimiz seksen bir gram altın veya değerinde bir birikim kalıyorsa o kalan miktarın yüzde iki buçuğunu zekât olarak verin. Bu oluşmuyorsa zekât ermenizi gerektiren bir durum yoktur. Endişelendiğiniz sıkıntılar, bilhassa sabah namazının ihmalinden de olabilir. Anne babanızın duasını almayı ihmal etmeyin. Küçük de olsa sadakalar verin. Yaptığınız işleri ehline danışmadan yapmayın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Zekât için şu ölçülere dikkat edebilirsiniz: - Kendinize bir zekât günü belirleyin. Mesela bu gün, on Ramazan olabilir. Her sene o günü zekât için aşağıdaki hesabı yapma günü olarak belirleyin. - O hesap gününüzde elinizde seksen bir gram altın veya onun değerinde bir mal varsa siz zekât mükellefisiniz. Daha az ise o sene mükellef değilsiniz. - Elinizde nakit, çek-senet, alacaklar, satılık mal (maliyetleri üzerinden hesaplanacak) ne kadarsa onları toplayın. Bu toplam sizin sermayeniz olacak. - Alacaklardan geri dönmesi zayıf alacakları erteleyebilirsiniz. (Onların payını geri döndüklerinde yaparsınız.) - Varsa borçlarınızı, tahakkuk etmiş faturalarınızı toplayın; elinizdekilerin toplamından düşün. - Geriye kalan mal sizin zikat için muhatap olduğunuz maldır. Onun yüzde iki buçuğunu zekât olarak verirsiniz. - Zekât verirken kişiye veriyorsanız zekât açıklaması yapmanız gerekmez. Kuruma veriyorsanız, zekât açıklaması yapıp onları vebalden kurtarmanız gerekir. - Somali veya bir benzeri yere sizin zekâtınızı götürecek kurumun fıkhî hassasiyeti varsa rahatlıkla gönderebilirsiniz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Geçmiş olsun, Allah sizi sabırla donatsın. Oruç tutamayabilirsiniz. Tutamadığınız her oruç günü için BİR FİTRE MİKTARI sadaka verirsiniz. İstanbul'da bunun oranı yaklaşık ON LİRADIR. Otuz gün için ÜÇ YÜZ LİRA eder. Bunu verdiğinizde sıkıntıya düşeşecekseniz onu da vermeyebilirsiniz. Zekât, ayrı bir ibadettir. Elinizde birikmiş paranız seksen gram altın alacak miktarda ise ve bunu bir yıldan fazla zamandır bekletiyorsanız yüzde iki buçuk oranında zekât verirsiniz. Eşinizin altınları için de aynı şey geçerlidir. O da yılını doldurunca verir. Borçalarınız varsa borçlarınızı düştükten sonra bu hesabı yapın. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Zekât için şu ölçülere dikkat edebilirsiniz: - Kendinize bir zekât günü belirleyin. Mesela bu gün, on Ramazan olabilir. Her sene o günü zekât için aşağıdaki hesabı yapma günü olarak belirleyin. - O hesap gününüzde elinizde seksen bir gram altın veya onun değerinde bir mal varsa siz zekât mükellefisiniz. Daha az ise o sana mükellef değilsiniz. - Elinizde nakit, çek-senet, alacaklar, satılık mal (maliyetleri üzerinden hesaplanacak) ne kadarsa onları toplayın. Bu toplam sizin sermayeniz olacak. - Alacaklardan geri dönmesi zayıf alacakları erteleyebilirsiniz. (Onların payını geri döndüklerinde yaparsınız.) - Varsa borçlarınızı, tahakkuk etmiş faturalarınızı toplayın; elinizdekilerin toplamından düşün. - Geriye kalan mal sizin zekat için muhatap olduğunuz maldır. Onun yüzde iki buçuğunu zekât olarak verirsiniz. - Zekât verirken kişiye veriyorsanız zekât açıklaması yapmanız gerekmez. Kuruma veriyorsanız, zekât açıklaması yapıp onları vebalden kurtarmanız gerekir. - Somali veya bir benzeri yere sizin zekâtınızı götürecek kurumun fıkhî hassasiyeti varsa rahatlıkla gönderebilirsiniz. Allah'a emanet olun.
Allah Teâlâ sizi o makama yüceltsin. O MAKAM diyorum zira sözünü ettiğiniz ve temenni ettiğiniz şey bir yüksek makam meselesidir. O makamın sakinleri de Ashab-ı Kiram ve evliya kimselerdir. Keşke siz de biz de o makama yükselebilsek, keşke! Ne yazık ki, aile kurarken bu yüksek makamı dikkate alamıyoruz, daha sonraki temennileri de hayal olarak görüyoruz. Size tavsiyemiz şudur: Bu temenninize birden yükselmeye çalışmayın. Size sadaka kadar aile saadeti de gerekiyor. Uzun sürecek bir eğitim ve mücadeleden sonra bu noktaya gelmeyi hedefleyin. Şimdilik YAPTIĞINIZ VE KULLANDIĞINIZ HARAM OLMASIN yeter. Allah yardımcımız olsun.
Kardeşiniz buluğ çağına gelinceye kadar yani on beş yaşını tamamlayıncaya kadar malından zekât vermeniz gerekmez. Hanefi mezhebine göre amel edenler için hüküm böyledir. Şu ana kadar verdikleriniz de diğer mezheplere göre doğru olandı, onda da bir sakınca yoktur, azalma oldu diye kabul etmeyin. Kardeşinizin malını korumanız gerekir. Emanet olarak aldığınızı da kesinlikle yerine koyun. Bu almaları da o mala ait bir deftere kaydedin ki ileride hak ihlaline sebep olmayasınız.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Peygamber aleyhisselam efendimizin elinde yetişen sahabe kadınlarından itibaren, bu ümmetin ilim yükünü çekenlerin tamamı TUTAMAZ demişlerdir. Ben de ümmetimin o şerefli geçmişi ile beraber ölmek ve dirilmek istiyorum.
Selamünaleyküm. Sizinki haktan çok ahlâkî bir sıkıntı, istiğfar edin, tekrar yapmamaya azmedin. Sizin yapacak çok şeyiniz yoktur.
Selamünaleyküm. Kıyafetiniz sokak kıyafetine yakın bir kıyafet ise ortamda da özel bir sorun yoksa yenebilir. Elleri duadaki gibi tutmamız gerekmez.
Selamünaleyküm. Hesaplarına yatırabilirsin. Baba veya başka bir büyüklerine belgeleyerek verebilirsin.
Selamünaleyküm. Hiçbir sakıncası yoktur. Hastalık da Allah'ın kaderi iledir. Tedavinizi olun, iyileşince tutarsınız inşallah.
Selamünaleyküm. Böyle bir tedavide sakınca yoktur.