Fetva Meclisi
Soru
Hocam kardeşim “Hristiyanlar Siyonistlerden daha iyidir” gibi bir ifade de bulundu. Gazze’de Siyonistlerin ne kadar kötü ve şiddetli olduklarını gördükten sonra böyle söyledi. Bu söz küfür müdür? Niyeti dinlerine iyi demek değildi.
Cevap
Benzer fetvalar
Ne olursunuz Müslüman bir kimseyi küfür gibi ağır bir ifadeyle itham etmeyin. Müslüman kardeşlerinizin iman muhasebesini tutmayın. Allah'tan korkun.
Her mü'min bu büyük ümmetin bir parçasıdır. Yapacağı her iş ve söyleyeceği her söz bir yandan onun kendisi ile alakalı iken bir yandan da ümmeti ile alakalıdır. Ümmete mal olacak bir işi asla kendi reyi ile yapamaz. Bu ümmet bir şûra ümmetidir. Şûra ile iş yapmalıdır. Şûra da bu ümmetin uleması ve umerasının ortak kanaati demektir. Bu ölçüye dikkat etmeyen birinin irtikâb edeceği bir hata onun hesabını ağırlaştırır. Buna dikkat etmek ve fevrî davranmamak gerekmektedir.
Selamünaleyküm. Bu ince çizgiden önce mü’min insanın daha sabırlı ve efendi olması gerektiğini bilmeliyiz. Evet, ortada uygun olmayan bir söz vardır ama bu söz, dine küfretme niteliği almaz. O, bugünkü Yahudiliği kastetmektedir büyük ihtimalle.
“Saygı duyma” kavramına yüklenen anlama göre bu cevap da değişebilir. Eğer saygı duyma ile değerli bulma, takdir etme kastediliyorsa bu imanı götürecek bir sorun olabilir maazallah. Hayır, o kendi haline ben kendi halime anlamında bir saygı duyma yani onun varlığını kabul etme anlamında ise bunda bir sakınca olmaz. Kur'an'ımız bize bunu zaten öğütlemektedir. Kâfirûn suresinde “SİZİN DİNİNİZ SİZE BENİM DİNİM BANA” ölçüsü konmuştur.
Bu sözde kişinin sevdiğine sevgisini abartarak anlatma vardır. Allah Teâlâ'ya karşı imanı zarara uğratacak bir saygısızlık yoktur. Bu nedenle bunu söyleyenin dinden çıkacağı iddia edilemez. Yalnız şunu da bilmeliyiz: Mümin, içinde Allah geçen sözcükleri kullanırken çok dikkat etmelidir. Mesela bu söz, kullanılmasa daha iyi olur.
Selamünaleyküm. Her iki sorunun cevabı olarak, stratejik olarak uygun olmayan işlerdendir diyebiliriz.
gayrimüslim konusundaki diğer fetvalar
"es-Selâmü alâ meni't-tebea'l hüdâ" şeklinde selam verebilirsiniz. Davranışlarınızla örnek Müslüman olmanız onun üzerinde daha etkilidir. Ayrıca Adiy b. Hâtim'in (radiyallâhü anh) Müslüman olma sürecini okumanızı tavsiye ederim. https://fetvameclisi.com/fetva/gayrimuslime-selam-verilir-mi
İnsan olan herkes kıyamet günü hak helalliği için karşılaştırılacaktır. Siz ahiretteki helallikten önce ellerinden kurtulduğunuz için şükredin, tekrar böyle bir olay görmemek için dua edin. Geçmiş olsun hepinize.
Allah’ın rahmet etmeyeceğini bildirdiği ve bunu Kur'an’da kesin bir dille bize öğrettiği biri için nasıl rahmet dilenebilir? Bilmeden ise bu yapılan bir yanlış yapılmış olur. Bilerek yapılıyorsa Allah’ın hükmüne ne cüretle karşı çıkılabilir?
Elhamdülillah! Genç anneye hidayetinin kolaylaşması için dualar ederiz. Hanım efendi kardeşimiz için de sizlere şunları tavsiye ederiz: 1. İslam ile şeref bulmasını tebrik edin. Onu, Müslüman olduğu günde yeni doğmuş biri olarak kabul edin ve bunu ona müjdeleyin. Kucağındaki bebeği gibi günahsız olduğunu ilan edin ve mümkünse bunu helal bir törene dönüştürün. Kelime-i şehadetle birlikte Allah’ın bir lütfu olarak geçmişte yaptığı iyi işlerin onun sevap hanesine eklendiğini de bildirin. 2. Allah’ı öz bir şekilde tanıtın. Fatiha, İhlas suresi ve Ayete’l-kürsî’deki kadarıyla Rabbimizi tanımasını sağlayın. 3. İmanın temel esasları olan Melekler, Kitaplar, Peygamberler, Kader ve Ahiret hakkında inancını oluşturan bilgileri de özet haliyle kabul etmesi için anlatın. Ama bunları anlatırken ayrıntıya girmemeye özen gösterin. 4. Haramların ne olduğunu ve bunlardan kaçınmanın ilk işi olduğunu bilmesini sağlayın. Alkol, zina, kumar, domuz eti ve benzeri günahlardan başlayarak sırayla sınırlarını öğretin. 5. Farz ibadetlerin başı olan namaz öncelikli bir hayatın önemini vurgulayın. Namazsız İslam’ın olamayacağını öğrensin. Namazlarda da önce farz olanları yapmaya çalışsın. Isındıkça, mesela; birkaç sene sonra imkânı ölçüsünde sünnetleri de kılmaya başlasın. Ramazan öncesinde orucun ne olduğunu öğretin. Ama güç yetiremediği takdirde şimdi tutmamasını, sonra iade etmesini izah edin. Eğer zengin ise zekâttan da söz edin. 6. Buraya kadar olan bölümün OLMAZSA OLMAZ dediğimiz sorumlulukları içerdiğini ve Allah’ın izniyle bu kadarıyla cennete girebileceğini mutlaka belirtin. 7. Bundan sonra Allah için yaptığı her güzel işle, ahlakıyla, ibadetiyle, sevap kazanıp cennete daha hızlı koşacağını bilsin. Ama adım adım, acele etmeden bunları yapmasını tavsiye edin. Bunları şöyle örneklendirebilirsiniz: Kur’an okumak (Arapça orijinal halini öğrenip okuyabildiği kadar okusun, anlamını bilmeden bile okusun. Anlamını bilmek için kendini yormasın. Bilse de neticede ilk beş maddeyi uygulayacak.) Çok çok dua etsin. Abdestli olma şartı olmadan, ellerini kaldırmasına gerek kalmadan dua etsin. İçinden geldiği gibi yapsın duasını. Çocuğunun Müslüman olarak büyümesi ve yetişmesi için onunla geçirdiği her vaktin ona sevap olarak yazıldığını unutmasın. Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin hayatını yoruma girmeden, sahih bilgilerle, özet bir şekilde bir kere okursa güzel olur. 9. Âdem aleyhisselamdan efendimize kadar gelen peygamberlerin kıssalarını Kur’an’ımızda anlatıldığı kadarıyla öğrenmesi de yeryüzünde neler olup bittiğini anlaması açısından faydalı olur. 10. Son olarak, asıl meselenin önce kendisini ve ailesini korumak olduğunu ona ifade edin. İmanı korumak bu dünyadaki tek gayemizdir. Bunun için sabretmeyi, direnmeyi göze almasını güzel bir dille ona iletin. Ek olarak; • Mezheplerin bir öğretmen vazifesi gördüğünü ve şu an için o konu ile zihnini yormasının bir anlamı olmadığını bilsin. • İsminin kötü bir anlamı yoksa değiştirmesine gerek yoktur. • Siz örnek olun, etrafında bulunun, zaten o sizinle bu dine ısınacak ve merak ettiklerini görerek öğrenecektir. Böylesine mübarek bir olaya şahit olursanız siz de hamd edin ve dua edin. Hem kendinize, hem o kardeşinize hem de bize… Rabbim ayaklarımızı dini üzere sabit kılsın. Âmin! Allah’a emanet olun.
Takva, bir işin Allah’ın rızasına en yakın olan şekli demektir. Eğer takva açısından bakacak olursak elbette bir Müslüman, Allah’ın razı olmadığı işlerin yapıldığı yerlerin kenarından bile geçmemesi gerekir. Ancak, turistik amaçlı bir ziyaret için ruhsat bulunulabilir.