Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Hocam vaktinizi aldığım için özür dilerim hakkınızı helal edin. Ben İngiltere den size yazıyorum. Müsaadenizle uzun süredir kafama takılan ve sormak istediğim birkaç sorum var. Sizin de bildiğiniz gibi bir vesileyle Türkiye den dışarıya çıkınca farklı ırk ve mezheplerden gelen Müslüman kardeşlerimizle danışma fırsatı buluyoruz. Bu süreçte birbirimizin farklı ve benzer yönlerimizi görmemiz daha kolay oluyor. Hocam cahilliğimizi hoş görün ama sorularım şöyle.1) Ben öyle namazının ilk sünnetini veya son sünnetini kılarken, başka bir kardeşimiz gelip sağ omzuma dokunarak beni imam tayin edip namaza durabiliyor. Hocam bu durumda ne yapmak lazım? Açıkçası ben imam olarak devam ediyorum ama hem benim kıldığım sünnet hem de arkamdaki Müslüman kardeşimin namazı hakkında şüpheye düşüyorum.2) Hocam bildiğim kadarıyla çorap üzerine mesh yapmak abdest için yeterli değil. Bu noktada çorabını mesh ederek abdest alan kişinin arkasında da namaz kılarken de içim rahat etmiyor. Bu namazım kabul olur mu?3) Ayrıca başkalarının ayakkabı ile veya tuvaletten çıktığı terlikle bastığı yere yalın ayak basıp, mescide öyle gelenler de azımsanmayacak sayıda. Bu şekilde kullanılan bir mescitte temizlik namaza mani midir? Ben herhangi bir fitne çıkmasın ve yanlış anlaşılma olmasın diye bugüne kadar kimseye bir şey diyemedim. Hocam böyle durumlarda karşı tarafı kırmayacak şekilde nasıl davranmak lazım. Hocam bu kardeşlerimizi eleştirmek ve kötülemek için bunları sormuyorum. Sadece ilk defa karşılaştığım için yanlış bir şey yapmamak için size sormak istedim.4) Hocam bir diğer sorum, nafile oruçla alakalı olacak. Bildiğim kadarıyla Pazartesi ve Perşembe günleri oruç tutmak sünnet. Bunun dışında herhangi bir sebepten dolayı bu günlerde değil de diğer günlerde oruç tutmak sünnete muhalefet veya mekruh olma gibi bir sonuca sebep olur mu?Hocam sorularım fazla ve uzun oldu. Hakkınızı helal edin. Hocam dualarınızda bize de yer ayırın lütfen. Allah’a emanet olun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Yolculuğunuz mübarek olsun. Günahlarınızdan mağfiret edilmiş olarak dönmeye muvaffak kılınasınız. Yolculuk durumunda Sünnet'lerin kılınıp kılınmaması üzerine sonucu etkileyecek ciddi bir ihtilaf yoktur. Nihayetinde, durumu müsait olmayanın kılmayabileceği ve kılmamakla da bir kaybı olmayacağı konusunda fikir birliği vardır. Durumu müsait olanın kılmasında ise vebal vardır da denmiş değildir, mesele Sünnet'e karşı bir edep dışılık olur mu şeklinde anlaşılmalıdır ki, hele Mekke ve Medine'de kılın kılabildiğiniz kadar. Allah kabul buyursun. Lütfen bu kardeşinizi de duadan unutmayın. Hususi duanızı beklerim.
Türkiye Müslümanları genellikle Hanefî mezhebini esas alarak namaz kılmaktadırlar. Ne kadar iyi bir namaz kılındığını, hatasız olmasına, huşuuna dikkat edilip edilmediğini sorgulama durumunda değiliz ama esas alınan Hanefî mezhebidir. Sizin belirttiğiniz farklılıklar Hanefî mezhebi ile diğer mezhepler arasındaki farklılıklardır. Zikrettiğiniz başlıkların hiçbirinde namazın kabul olmasını etkileyecek bir sıkıntı yoktur. Ne eski yaptığınızda ne de yeni yaptığınızda namaza zarar veren durum yoktur. Yatsı ve ikindi namazı ile alakalı durumda da sıkıntı yoktur. Şuna dikkat etmelisiniz: Hanefî mezhebine göre dediğimiz namaz şekli kesinlikle Sünnet dışı değildir. Peygamber alayhisselam efendimizden bize aktarılan farklı uygulamaların sonucu olarak o farklılıklar bulunmaktadır. Her iki türlü de yapıldığında namaz kılınmış ve Peygamber aleyhisselam efendimize ittiba edilmiş olunur. Kalbiniz mutmain olsun. Şu kadar ki, bu tür meselelerde ilmi ile bilinen birine tabi olmanız daha kurtarıcıdır. Komşu olması yeterli olmamalıdır. Namaz gibi bir ibadeti ulu orta eda edemeyiz. Dikkatli olmalıyız ve ilme göre hareket etmeliyiz. Allah yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. Bir işte çalışan mü'min, anlaşmasındaki çalışma saatine sadık kalmak zorundadır. İş sahipleri izin vermedikçe nafile bir ibadeti bile işini aksatacak şekilde yapamaz. Ancak farzlar için izin almak gerekmez. Mesela namaz kılmak için izin gerekmez; mü'mini çalıştıran onun namaz kılacağını bilerek işe almıştır kendisini. Nafile ibadetlerde ise durum böyle değildir. İlim de genelde nafile ibadetlerdendir. Dolayısıyla, sizin anlattığınız gibi ise siz yanlış yapmadınız.
Selamünaleyküm. Sünnet'te var olan bir şeyi yapmak hiçbir Müslüman için ayıp veya kusur sayılamaz. Sizin de bunu yapmanızda kimsenin size ters gözle bakmaya hakkı yoktur. Yalnız sizin de bunu, 'Sünnet'e uymakla aykırı bir iş yapma lezzeti' arasında ne için yaptığınızı tekrar düşünmeniz gerekir. Nihayetinde Hanefi uleması, Sünnet dışında kalmış değildir. Daha itinalı düşünmeniz gerekir. TV hocalarına bakmanıza gerek yoktur, kalbinizi dinleyin. Teravih namazı sekiz rekâtta bir selamla kılınabilir. Bunda sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Yeni yolunuz size kutlu olsun. Allah'a yönelmeniz, Rabbinizi aramanız büyük bir kazançtır. Kıymetini bilin, kendinizi şeytana salmayın. Allah yardımcınız olsun. Namaz, dinin direğidir. Namazımız kadar Müslümanız diyebiliriz. Asıl olan bir tek namaz için bütün dünyayı feda edebilmektir. Henüz namaz hususunda zafiyetiniz bulunduğuna göre, kendinizi geliştirmeye devam edeceksiniz. Namazlı bir çevre ile oturup kalkmaya bakın. İşinizi namaza göre ayarlayabileceğiniz alternatifler oluşturmaya bakın. En azından farzları kılın. Şimdilik sünnet namazları erteleyebilirsiniz. Babanızla da yüzeysel bir ilişki içinde olun. Ona karşı kusur etmeyin. Derin konulara da girmeyin.
Selamünaleyküm. Mümin, bu zamanda önce kendisini korumalıdır. Fitne ateş gibi her yeri sarmış durumdadır. İmanımız ciddi bir şekilde tehlikededir. Önce kendinizi korumayı gaye edinin. Onlar size tesir etmesinler. İkinci göreviniz de onlara iyi örnek olmaktır. En iyi yapacağınız şey, imanınızla oluşan kimliğinizi kıskandırmaktır. Tatlı konuşan, vakar sahibi, sözüne sadık, ibadet ihmal etmeyen, ahireti hesap eden bir mümin olduğunuz zaman onlar sizden istifade edeceklerdir. Böylesi, oturup onlara bir saat seminer vermekten iyidir. Allah yardımcınız olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Yaşınız açısından geç kalmış değilsiniz, sabırla aramanıza devam etmelisiniz. Evlenmeniz ise ilim yolunda olmanızdan daha önemlidir. Evlilik arzunuzu ailenizle paylaşın, size yardımcı olsunlar.
Selamünaleyküm. Şehvetin kendisi olan şey haram olduğu gibi, o harama sevk eden şey de haramdır. Aynı oranda olmasa da haramdır.
Selamünaleyküm. Seçici olmamız gereken alanlardan biri de et ile alakalı durumdur. Haram helal hassasiyeti olmayan kasaptan et tüketmeyeceğiz. Lokantaları bu mantıkla değerlendireceğiz. En azından kalbimizin rahat etmediği durumlarda etli yemek yemeyeceğiz. Aynı hassasiyetimiz tavuk tüketimi için de geçerli olacaktır.
Selamünaleyküm. İnsanların sıradan güvenli görmeniz doğru değildir. Belli bir eleme ölçünüz olmalıdır. Her sözü dinlemek ve konuşmak da doğru değildir. Muhakkak filtrelenmiş sözler dinleyip konuşmak gerekir.
Selamünaleyküm. Üniversite, özel bir ortam değildir; bir uyarı yapılmadıkça orada ses kaydı yapılmasında sakınca olmaz.
Selamünaleyküm. Bir kadının, kendine ait evi olması, Allah’ın ona verdiği bir haktır. Eşinizi de incitmeden bu hakkınızı kullanmayı istemeniz normaldir. Sizden önceki nesille aranızdaki kültür farkını kapatamazsınız, onların düzelmesini, gevşemesini beklemeyin. Siz, incitmeden yapabileceğinizi yapın. Allah size sabırlar versin.