İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Diyanet Fetva Kurulu

Soru

İhramlının saç kremi vb. şeyleri kullanmasının hükmü nedir?

Cevap

İhramlı kimsenin vücuduna, saç, sakal gibi bir uzvunun tamamına, süslenmek ya da güzel görünmek için krem, yağ, jöle, saç kremi, briyantin sürmesi ya da kına, saç boyası ve benzeri şeylerle boyaması durumunda kendisine dem (koyun veya keçi kesmek); bir uzvun tamamına değil de bir kısmına bunu uygulaması hâlinde de bir fitre miktarı sadaka vermesi gerekir. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/161) Şâfiî mezhebine göre kına için herhangi bir ceza gerekmezse de diğerleri için ceza gerekir ve bu durumdaki kişi bir dem (koyun veya keçi kesmek), üç gün oruç veya altı fakire sadaka verme seçeneklerinden birini tercih edebilir. (Nevevî, el-Mecmû‘, 7/383) Tedavi için sürülen ilaç, merhem, krem ve yağlar için ise bir şey gerekmez.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İhramlı kimsenin vücuduna, saç, sakal gibi bir uzvunun tamamına, süslenmek ya da güzel görünmek için krem, yağ, jöle, saç kremi, briyantin sürmesi ya da kına, saç boyası ve benzeri şeylerle boyaması durumunda kendisine dem (koyun veya keçi kesmek); bir uzvun tamamına değil de bir kısmına bunu uygulaması hâlinde de bir fitre miktarı sadaka vermesi gerekir. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/161) Şâfiî mezhebine göre kına için herhangi bir ceza gerekmezse de diğerleri için ceza gerekir ve bu durumdaki kişi bir dem (koyun veya keçi kesmek), üç gün oruç veya altı fakire sadaka verme seçeneklerinden birini tercih edebilir. (Nevevî, el-Mecmû‘, 7/383) Tedavi için sürülen ilaç, merhem, krem ve yağlar için ise bir şey gerekmez.

İhramlının saç kremi vb. şeyleri kullanmasının hükmü nedir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İhramlı kişinin tırnaklarını kesmesi yasaktır. Şayet tırnağını keserse ceza gerekir; cezası ise kestiği miktara göre değişir. Şöyle ki; Hanefi mezhebine göre bir defada (aynı anda ve aynı yerde) bütün tırnakları veya bir elin yahut bir ayağın tırnaklarının tamamını kesme durumunda bir dem (koyun veya keçi kesmek) gerekir. Bir elin veya ayağın tırnaklarının tamamı kesilmeyip bir kısmı kesilirse kesilen her bir tırnak için sadaka verilir. El ve ayaklardan her birinin tırnaklarının tamamı, ayrı ayrı yerlerde ve zamanlarda kesilirse her biri için ayrı ceza gerekir. Eğer verilmesi gereken sadaka toplamı, bir koyun veya keçi bedelini aşarsa her tırnak için bir sadaka yerine tamamı için dem de kesilebilir. Tırnağın kendiliğinden kopması veya kırılan tırnakların koparılması ya da kesilip atılması bir ceza gerektirmez. (Serahsî, el-Mebsût, 4/77; Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/162) Şâfiî mezhebine göre ise bir veya iki tırnak kesilmesi halinde kesilen her bir tırnak için fitre miktarının dörtte birinden az olmamak kaydıyla sadaka gerekir. Bir defada (aynı anda ve aynı yerde) üç veya daha fazla tırnak kesilmesi halinde ise; bir dem (koyun veya keçi kesmek), üç gün oruç tutma veya altı fakire sadaka verme seçeneklerinden biri tercih edilebilir. (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/297) Öte yandan tırnak eti, deri vb. parçaların koparılması ceza gerektirmez.

İhramlının tırnak kesmesinin veya kopmak üzere olan bir tırnağı koparmasının hük
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hanefî mezhebine göre ihramlı iken saç veya sakalın en az dörtte birini tıraş eden, koltuk altlarından en az birini ya da kasıklardaki tüylerin tamamını temizleyen kişiye ceza olarak dem (bir koyun veya keçi kesmek) gerekir. Bunlardan daha azının tıraş edilmesi durumunda bir sadaka verilmesi yeterlidir. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/161-162) Şâfiî mezhebine göre ise en az üç kılın tıraş edilmesi hâlinde kişi dem, üç gün oruç tutma veya altı fakire sadaka verme seçeneklerinden birini tercih edebilir. (Nevevî, el-Mecmû‘, 7/247, 367-368, 371, 376; İbn Kudâme, el-Muğnî, 5/381-382)

İhramlı iken saç tıraşı olan veya kasık ya da koltuk altlarındaki tüyleri temizl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İhramlı kişinin tırnaklarını kesmesi yasaktır. Şayet tırnağını keserse ceza gerekir; cezası ise kestiği miktara göre değişir. Şöyle ki; Hanefi mezhebine göre bir defada (aynı anda ve aynı yerde) bütün tırnakları veya bir elin yahut bir ayağın tırnaklarının tamamını kesme durumunda bir dem (koyun veya keçi kesmek) gerekir. Bir elin veya ayağın tırnaklarının tamamı kesilmeyip bir kısmı kesilirse kesilen her bir tırnak için sadaka verilir. El ve ayaklardan her birinin tırnaklarının tamamı, ayrı ayrı yerlerde ve zamanlarda kesilirse her biri için ayrı ceza gerekir. Eğer verilmesi gereken sadaka toplamı, bir koyun veya keçi bedelini aşarsa her tırnak için bir sadaka yerine tamamı için dem de kesilebilir. Tırnağın kendiliğinden kopması veya kırılan tırnakların koparılması ya da kesilip atılması bir ceza gerektirmez. (Serahsî, el-Mebsût, 4/77; Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/162) Şâfiî mezhebine göre ise bir veya iki tırnak kesilmesi halinde kesilen her bir tırnak için fitre miktarının dörtte birinden az olmamak kaydıyla sadaka gerekir. Bir defada (aynı anda ve aynı yerde) üç veya daha fazla tırnak kesilmesi halinde ise; bir dem (koyun veya keçi kesmek), üç gün oruç tutma veya altı fakire sadaka verme seçeneklerinden biri tercih edilebilir. (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/297) Öte yandan tırnak eti, deri vb. parçaların koparılması ceza gerektirmez.

İhramlının tırnak kesmesinin veya kopmak üzere olan bir tırnağı koparmasının hük
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İhramlı kimsenin, ihramlı bulunduğu sürece koku kullanması caiz değildir. Bu kimsenin bir uzvuna tamamen veya bir uzvu miktarı olacak şekilde değişik yerlerine kokulu bir şey sürmesi durumunda dem (koyun veya keçi kesmek); bir uzuvdan daha az kısmına bunu uygulaması hâlinde ise bir fitre miktarı sadaka vermesi gerekir. Kokulu sabun, deterjan veya ıslak mendil gibi imalatında esans kullanılan temizlik malzemeleri, koku sürünmekten ziyade temizlik amacıyla kullanılmaktadır. Bu nedenle kokusuz temizlik malzemeleri kullanılması tavsiye edilmekle birlikte söz konusu kokulu temizlik maddelerinin kokulanma amacı olmaksızın ihramlı iken kullanılması ceza gerektirmez.

İhramlı kimse banyo yaparken ve çamaşır yıkarken sabun veya deterjan kullanabili
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İhrama girmeden önce kullanılan parfümlü krem veya deodorant ceza gerektirmez. Çünkü ihram yasakları ihrama girdikten sonra başlar. Ancak krem ve deodorantın kokusunun ihram esnasında kalıcı olması ihtimali olduğundan mümkünse kokusuz ürünler kullanmanız daha ihtiyatlı olur. İhrama girdikten sonra parfüm veya kokulu krem sürmek yasaktır ve ceza gerektirir. Eğer kokusuz bir pişik kremi kullanırsanız ceza gerekmez. Ancak parfümlü bir ürün kullanırsanız bir fidye (sadaka) vermeniz gerekebilir. Kadınların ihramdayken yüzlerini doğrudan bir örtüyle kapatmaları caiz değildir. Bu yüzden normalde peçe kullanıyor olsanız bile ihramda yüzünüzü açık bırakmanız gerekir. Ancak, yabancı erkeklerden kaçınmak için yüzünüzü kapatmanız gerekiyorsa peçeyi doğrudan yüze değdirmeden bir örtü ile hafifçe sarkıtabilirsiniz.

Hocam Allah nasip ederse Ramazan’da umre vazifesi için Mekke’de olacağız. Dua ed

HAC ve UMRE konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir kimsenin umresini tamamladıktan sonra yeni bir umre yapabilmek için tekrar mikât mahalline gitmesi gerekmez; Harem bölgesi hudutları dışına (Hill bölgesine) çıkarak orada ihrama girmesi gerekir. Bu konuda en çok bilinen ve daha faziletli olan yer, Hz. Âişe Mescidi’nin bulunduğu Ten‘îm’dir. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/167)

Her umre için mîkâta gitmek gerekir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mescid-i Harâm, Meş‘ar-i Harâm, Arafat başta olmak üzere Mekke, hac ile ilgili rükün ve şartların ifa edildiği yerler olması bakımından Müslümanların gönlünde belli bir kutsallığa sahiptir. Bu kutsallık, o bölgelerin taşına, toprağına, bitkisine ve hayvanına değil bizzat mekânların kendisine aittir. Dolayısıyla Hicaz’dan teberrük amacıyla toprak veya taş getirmenin herhangi bir dayanağı yoktur. (Serahsî, el-Mebsût, 30/161) İslâm âlimlerinin büyük çoğunluğu, bunu doğru bulmamış ve bunun mekruh olduğunu söylemişlerdir. (Nevevî, el-Mecmû‘, 7/454-455)

Mekke ve Medine’nin kutsallığına inanarak oralardan toprak veya taş getirmenin b
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hac ve umre ziyareti için Medine-i Münevvere’de kalınan süre içinde beş vakit namazın Mescid-i Nebevî’de kılınmasına özen gösterilir. Hz. Peygamber (s.a.s.), Mescid-i Nebevî’de kılınacak bir namazın, Mescid-i Harâm hariç diğer mescitlerde kılınan bin namazdan daha faziletli olduğunu bildirmiştir. (Buhârî, Fazlü’s-salât, 1 [1190]; Müslim, Hac, 505-506 [1394]) Halk arasında Medine’de sekiz gün kalıp kırk vakit namaz kılmanın gerekli olduğu kanaati yaygın hâle gelmiştir. Bu kanaatin dayanağı, sıhhati tartışmalı olmakla birlikte Hz. Peygamber’den (s.a.s.) rivayet edilen şu hadistir: “Kim benim şu mescidimde, bir tek vakti geçirmeksizin kırk vakit namaz kılarsa kendisi için cehennemden berat ve azaptan kurtuluş yazılır. O kişi, nifaktan da uzak olur.” (Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 3/155 [12605]) Hadis âlimleri, gerek senet gerekse metin açısından bu rivayetin sıhhatinin tartışmalı olduğunu ifade etmişlerdir. (bk. Elbânî, Silsiletü’l-ehâdîsi’z-za‘îfe, 1/540-541 [364]; Rifâ‘î, el-Ehâdîsü’l-vâride fî fezâili’l-Medîne, 435-436) Fıkıh eserlerinde de hacı adaylarının Mescid-i Nebevî’de kırk vakit namazı ihmal etmemeleriyle ilgili vurgulu hükümler yer almamıştır. Bu bağlamda kırk vakit namaz konusuyla ilgili şu hadisin metin itibarıyla daha sahih olduğu bilinmektedir: “Kim ilk tekbire yetişmek kaydıyla kırk gün cemaatle namaz kılarsa o kimse için iki şeyden beraat gerçekleşir: Cehennem ateşinden ve nifaktan.” (Tirmizî, Salât, 64 [241]) Buna göre Medine’de kalış zamanı yeterli olan kişilerin, sayı hesabı yapmaksızın Hz. Peygamber’in (s.a.s.) mescidinde, onun Ravzası’nın yanında cemaatle namaz kılmaya devam etmeleri yerinde bir davranış olacaktır. Fakat organizasyon açısından daha kısa süre kalmak zorunluluğu doğarsa bu da anlayışla karşılanmalı ve kırk vakit kılamamanın bir eksiklik olacağı zannedilmemelidir. Zira Mescid-i Nebevî’de kırk vakit namaz kılmak, haccın ne farzı ne vâcibi ne de sünnetidir. Dolayısıyla haccın tamamlanmasının bu namazlara bağlanmaması gerekir.

Mescid-i Nebevî’de kırk vakit namaz kılmanın hükmü nedir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Umre yapmak üzere ihrama giren fakat umre yapacak kadar kendini sağlıklı hissetmeyen kişi, sağlığına kavuşuncaya kadar ihramlı olarak bekler; iyileşince tavaf ve sa‘yini yaparak tıraş olup ihramdan çıkar. Tavaf ve sa‘yini ertelemesinden ötürü de bir ceza gerekmez. Ancak bu bekleme süresi içinde ihram yasaklarına riayet etmesi gerekir.

Umre yapmak üzere ihrama girip Mekke’ye gelen kişi sağlık sorunları sebebiyle um
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mikâtın dışında kalan belde ve ülkelerde oturanlara “âfâkî” denir. Âfâkîlerden hac veya umre yapmak maksadıyla Hicaz’a gidenler için geldiği bölge veya ülkeye göre ihrama girme yerleri, bizzat Hz. Peygamber (s.a.s.) tarafından belirlenmiştir. “Mikât” denilen bu yerler beş tanedir. İbn Abbas’ın (r.a.) şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Hz. Peygamber (s.a.s.), Medineliler için Zülhuleyfe’yi, Şamlılar için Cuhfe’yi, Necidliler için Karnü’l-menâzil’i ve Yemenliler için Yelemlem’i mikât olarak belirledi. Bunlar, belirtilen bölge veya ülke yönünden gelen diğer belde yolcuları için de mikâttır.” (Buhârî, Hac, 7-13 [1524-1531], Cezâü’s-sayd, 18 [1845]; Müslim, Hac, 11-18 [1181-1183]) Başka bir hadiste buna Iraklılar için “Zâtüırk” ilave edilmiştir. (Ebû Dâvûd, Menâsik, 8 [1739]; Nesâî, Menâsikü’l-hac, 19 [2653]) Eğer hac veya umre yolcusunun yolu bu noktalardan geçmiyorsa yolcu, buraların hizalarında ihrama girer. Cidde, ulemânın cumhuruna göre Hill’den (mikât içinden) sayılmaktadır. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/476) Buna göre âfâkîler, Cidde’de ihrama giremez. İster deniz yoluyla ister hava yolu ile gelsinler kuzey ve batı istikametinden gelenler Cuhfe hizasını geçmeden ihrama girmelidirler.

Âfâkîler Cidde’de ihrama girebilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Haccın, ancak hac aylarında yapılabilmesine karşılık umre için belirlenmiş herhangi bir zaman yoktur. Arefe ve bayram günleri (teşrik tekbirlerinin getirildiği 5 gün) dışında her zaman umre yapılabilir. Arefe günü sabahından bayramın 4. günü güneş batıncaya kadarki süre içinde ise umre yapmak tahrîmen mekruhtur. Çünkü bu günler, hac menâsikinin yapıldığı günlerdir. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/227) Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerine göre hac yapmaya niyetli olmayanlar, teşrik günleri dâhil yılın her gününde umre yapabilirler. (Nevevî, el-Mecmû‘, 7/147-148; Karâfî, ez-Zahîre, 3/374) Mâlikî mezhebine göre hac yapmaya niyetli olanlar, bayramın 4. günü güneş batıncaya kadar; Şâfiî mezhebine göre ise vedâ tavafı dışında haccın bütün menâsiki tamamlanmadıkça umre yapamazlar. (Zühaylî, el-Fıkhü’l-İslâmî, 3/21-25)

Kurban bayramı günlerinde umre yapılabilir mi?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.