Fetva Meclisi
Soru
1- Laiklik ile yönetilen bir devletin kurumu olan Diyanet'e bağlı olarak imam olmanın hükmü nedir? Alınan paranın milli piyango gelirlerinden ve faiz sisteminden olduğu söyleniyor. Eğer böyleyse helal oluyor mu? 2- Bu tarz imamlığa başvurabilmek için yine o melanet olan bankalar aracı olunuyor. Mesela; yeterlilik sınavı için ben müracaatta bulunmak istiyorum ama 30 TL’yi bankaya yatırmam isteniyor. Bu durumda benim ne yapmam gerekiyor? Bankaya para yatırmam caiz olur mu? Evet şunu da biliyorum ki, şu an peygamber mesleği olan imamlık tahrif edilmiş durumda ve ben ay sonunu bekleyen imam tarzı değil Allah rızasını bu uğurda en iyi kazanabilme yolunda ilerleyeceğim Allah’ın izniyle. Ama bu laik sistemde ve bu şartlar altında nasıl o mevkiye geçeceğim ve geçmem uygun olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Faizle çalışan bir bankada memur olabilmek için aç/açık kalmak gerekir. Ekmek bulamayanın karnını doyurmak için orada çalışmasına izin verilebilir. Size yöntem ve hile gösteren ise bir nevi züğürt tesellisi yapmış. Asla doğru değil bu sözler. Faiz bir cinayettir. Mü'min için kabul edilebilir yanı yoktur. Allah’a güvenin, rızkınızı başka bir yerde arayın, bulunca da çıkın.
Selamünaleyküm. Bu şekilde düşünmenizin bir dayanağı yoktur. Size verilen maaşla size takdir edilen görev arasında denge kurabiliyorsanız, o maaş size helaldir. Bunun ilerisine geçerek, bulunduğunuz noktayı dine hizmete çevirirseniz, bulunduğunuz makamın da hakkını verecek bir düzeye gelmiş olursunuz. Bu da Allah'ın rızasını kazanmak demektir. İmamlık kurumu ne yazık ki basit bir memurluk seviyesine düşürüldü. Madem ki bu denli ince düşünüyorsunuz, kalın orada da bir camide daha Allah'tan hayâ ederek namaz kıldıran bir imamımız bulunsun. Kendinizi fıkıh bilgisi açısından yetiştirin. Kur'an okumanızı ilerletin. Halkla ilişkilerde vakur durun. Siz büyük bir ribat görevindesiniz. Allah işinizi kolay etsin.
Selamünaleyküm. Bu şekilde düşünmenizin bir dayanağı yoktur. Size verilen maaşla size takdir edilen görev arasında denge kurabiliyorsanız, o maaş size helaldir. Bunun ilerisine geçerek, bulunduğunuz noktayı dine hizmete çevirirseniz, bulunduğunuz makamın da hakkını verecek bir düzeye gelmiş olursunuz. Bu da Allah'ın rızasını kazanmak demektir. İmamlık kurumu ne yazık ki basit bir memurluk seviyesine düşürüldü. Mademki bu denli ince düşünüyorsunuz, kalın orada da bir camide daha Allah'tan hayâ ederek namaz kıldıran bir imamımız bulunsun. Kendinizi fıkıh bilgisi açısından yetiştirin. Kur'an okumanızı ilerletin. Halkla ilişkilerde vakur durun. Siz büyük bir ribat görevindesiniz. Allah işinizi kolay etsin.
Aleykümselam. Taktiğiniz güzel. Cedelleşmeyin, nazik olun ama kendinizi de ezdirmeyin.
İmamlar, müezzinler de nihayetinde insandırlar; bazı sosyal ihtiyaçlarını, dinlenmelerini, tatillerini tabii karşılamak gerekir. Ancak caminin dibindeki evde oturup tatil günüdür diye namaza gelmeyen imamın, müezzinin nasıl bir amel anlayışına sahip olduğunu kestirmek mümkün değildir. Allah rızası için mi namaz kıldırıyor yoksa daha kaliteli bir iş bulamadığı için mi namaz kıldırıyor onu bilemem. İmamların bulundukları mevki Peygamber aleyhisselamın mevkiidir; onlar peygamber vekilleridirler. O makamın hakkını korumaları, o makam için canlarını feda etmeye hazır olmaları gerekir. Ne yazık ki, imamlar, müezzinler arasında bir zafiyet, devlette daha iyi bir iş bulamadığı için orada bulunma illeti yaygındır. Kesinlikle umumuna teşmil etmemiz doğru değildir ama yaygın tutum da budur. Ben size iki noktada uyarıda bulunayım: 1- Siz, bir de kendi açınızdan bakın konuya; siz cemaat olarak, namaza durduğunda haşyetten kalbi ürperen, kendini cennetlerde hisseden bir imama layıktınız da Allah Teala size öyle birini vermedi mi yoksa tencere yuvarlanıp kapağını mı buldu? Bir de kendi muhasebemizi yapmaya çalışalım. Bunu söylerken imamınızı aklamaya çalışmıyorum. Bu hesabın bir de ters yüzü olduğunu söylemeye çalışıyorum. 2- İmam veya müezzin hepimiz kuluz; hatalı yanlarımız vardır, olabilir de. Hatadan ötürü helak teorileri geliştirme yerine, sıcak ilişkiler geliştirip emri bilmaruf yapsak daha iyi bir iş yapmış oluruz. İmama küsüp camiyi, müderrise küsüp medreseyi terk ederek kimi kazandırabiliriz. Küse küse dünyayı terk etmek zorunda kalırız. Kesinlikle cemaati ve camiyi terk etmeyelim. İmamların açık bir küfrünü, akidedeki bir sıkıntısını görmedikçe namazları camilerde kılacağız. Eğer imamlarımızda, müezzinlerimizde bir sıkıntı varsa o zaman onları ıslah için çalışacağız. Ama nefisleri devreye sokmadan, daha beter hale getirmeden. Aman nefsani iş yapmayalım. Allah Teala, sayinizi meşkür kılsın.
Siz devletten camide beş vakit bulunmanız için maaş alıyorsunuz. Bir kişi olsa hatta hiç kimse olmasa bile orada bulunmanız aldığınız maaşın helal olması için şarttır. Siz orada sadece imam veya müezzin değilsiniz; o noktada devletin emanetini sahiplenmiş bulunuyorsunuz. Resmi izin günleriniz dışında orada bulunmamanız emanete hıyanettir. Sadece aldığınız maaşın helal olup olmaması olarak bakmamalısınız. Sizin bu durumunuza göz yuman idareciniz/müftünüz de hıyanete ortaktır. İnsanın acil bir işi nedeniyle bir vakit namazdan geri kalması kabul edilebilir ama bunu ilkeleştirmek kabul edilemez. Nerede kaldı ki sizin bir Müslüman olarak namazda camide olmanız gerekirdi. Yaptığınız sıradan bir memurun bile yapmaması gereken bir iş iken bir imam olarak asla size yakışmayanı yapmış olursunuz. Tevbe edin ve vazifenize sadık olun. İnsanlara iyi örnek olun. İşiniz çoksa imamlığı bırakın ve çok olan işinize yönelin.
banka konusundaki diğer fetvalar
Babanız ve annenizin dışında bir fakire verin. Sadaka niyeti de etmeyin. Sadece verin. Allah'a emanet olun.
'Kredi' faizle para almak demektir. Ölümcül bir neden olmadıkça faize bulaşmak mümkün değildir. Allah'a emanet olun.
Faiz, alan veren, ona aracı olan, direkt veya dolaylı destek olan vebal altındadır. Allah'a emanet olun.
'Kredi' para karşılığı para almaktır. Bu da faizdir. Faiz ise ölümcül bir neden olmadıkça bulaşılamayacak bir haramdır. Uzak durun, dininizi koruyun. Allah'a emanet olun.
Bankaların verdiği promosyon, faiz olarak isimlendirilecek şartları oluşturmuyor. Net bir helal olmadığı da açıktır. Mümkün oldukça camiye ve sofraya sokulmasa iyi olur. Allah'a emanet olunuz.
Kardeşinizin kazancı onun açısından helal bir kazanç değildir ama sizinle beraber kalması ayrı bir mesele olarak düşünülmelidir. Onunla beraberlik konusunda şartlarınızı, ebeveyninizin gönlünü dikkate almalısınız. Allah'a emanet olun.