Fetva Meclisi
Soru
Bildiğim kadarıyla istiğase doğru değil yani başkasından yardım istemek. Ama bunu bazı arkadaşlara anlatınca bana diyorlar ki, "o zaman sen kimseden yardım isteme, boğulurken de bağırma, Allah'tan iste." İşte buna cevap veremiyorum. "Yalnız senden yardım isteriz" derken hayatta olağan, "şunu getir, kalkmama yardım et" gibi yardım talebiyle, istiğase yani "ya resulallah şu isteğimi yapıver, yetiş ey gavs" ifadeleri arasındaki farkı anlatırsanız sevinirim.
Cevap
Benzer fetvalar
Yatak odası ilişkisinde kadın ve erkek aynı durumdadırlar. Toplumumuzda yaygın olan anlayış, erkeğin kadını talep ettiği, kadının ise kendisini böyle bir ihtiyaç içinde hissetmediği şeklindedir. Bu, kesinlikle doğru değildir. Doğru olan ise şudur: 1- Kadın erkeğe göre daha geç hareketlenir, erkek bir iki bakmakla, dokunmakla hareketlenirken kadın, daha uzun sürede devreye giren bir enerji sahibidir ama en az erkek kadar o da ihtiyaç sahibidir. Kadınları, erkeğin ihtiyacını gören ama kendi ihtiyacı olmayan biri olarak görmek zulümdür. Ne yazık ki kadınlar da kendilerini böyle göstermeyi uygun görüyorlar. 2- Genelde erkek devreye girdiği için erkeğin hareketlenmesi kadının da ihtiyacının görülmesini doğurduğundan kadın böyle bir talepte bulunmayabilir. Eğer durum böyle olmuyorsa mesela erkek bir ihtiyaç hissetmeden kadın rahatlama ihtiyacı hissediyorsa erkeğin buna cevap vermesi gerekmektedir. Aksi takdirde erkek sorumlu duruma düşer. 3- Kullanılan gıdalar, alınan ilaçlar ve günlük ilişkilerin etkisi ile erkek veya kadın cinsellik bakımından hareketlenebilir. Hangisi hareketlendi ise diğerini beraberliğe davet etmesi hakkıdır. Bu davetin sadece erkekten gelmesini beklemek yanlıştır. Bu hareketlenme nedeni mesela erkek veya kadının, bulundukları ortamdaki konuşmalar ve arkadaştan etkilenme olabilir. 4- Kur'an'ımızın ve Sünnet'in çizdiği çizgi, gösterdiği yol budur. Erkek ve kadın nasıl sofraya oturup beraber yiyorlarsa yatak odasını da aynı mantıkla kullanmalıdırlar. Sofrada erkeğin lokmaları farklı, kadınınki farklı olabileceği gibi yatak odasını kullanma tarzı da farklı olabilir ama ihtiyaç ihtiyaçtır. Allah'a emanet olun.
Bu meseleyi zihninizde çözebilmek için önce 'neden kadın doğuruyor da erkek doğuramıyor?' sorusunu çözmeniz gerekir. Bu soruya inandırıcı ve tartışmasız bir cevap vermek mümkün olmadığı gibi, neden erkeğe birden fazla eş izni verildiğini de çözemezsiniz. Size binlerce cevap verilebilir; her cevap onlarca soru nedeni olur. Din böyle bir şeydir; Allah emreder kul teslim olur. Kul, teslimiyette sıkıntı çektikçe bocalar. Allah Teâlâ, dinini beğenimize sunmamıştır. Önümüze koymuştur ve 'isteyen kabul eder isteyen de kabul etmez' demiştir. Evet, sizin kabulde bir sıkıntınız yoktur ama size vereceğimiz cevapların hiç biri ile kimseyi net bir ikna noktasına getiremeyeceksiniz. Bunu çok iyi bilin. Din, teslim olunmadıkça ona kalpte soruların, endişelerin gitmediği bir imtihan alanıdır. Evet, sorunuzun sorusunu tekrar edelim: 'Neden kadın doğuruyor da erkek doğurmuyor?
Selamünaleyküm. Bir Müslüman'ın çocuk istememesi kabullenilemez bir hatadır, tevbe etmenizi tavsiye ederiz size, eşiniz gayet makul düşünüyor, hak helalliği isteyin ondan. Eşler arasında ittifak edilmeden böyle bir karar verilemez esasen. Allah size nimet verecek de neden engelliyorsunuz? Büyütmek isteyen bir eş buldunuz da ne arıyorsunuz?
Aleykümselam. Helalleşme imkânsız hâle gelmiş ise kişi kendi açısından istiğfarla yetinmek zorunda kalmış demektir. Mesele budur.
İman ve ahlâk sıkıntısı yaşayanlarla insan olarak ilişki içinde olabiliriz/olmalıyız da. Şunu da unutmamak zorundayız: Biz de insanız, onların etkilendiği gibi biz de etkilenebilir ve onlar gibi olabiliriz. Bu nedenle ‘insanî ilişki’ düzeyinde ve seviyeli bir beraberliğimiz olmalıdır. Onları ıslah etme gayretimiz bile bir risktir. Bugün onları kınadığımız şeyleri yarın biz yapıyor olabiliriz. Neticede bir mikrop her şeyi bitirebiliyor.
Bu konuda sizin tek taraflı beyanınızı esas alarak size destek olmak yanlış olur. Bir aile büyüğünüzü hakem yaparak bu konuda karar vermelisiniz. Allah yardımcınız olsun.