Fetva Meclisi
Soru
Allah Teâlâ’nın ve efendimiz aleyhisselamın birden fazla eşe müsaadesinin mantığını veya anlamını mümkünse öğrenmek istiyorum. Ben iman ediyorum. Fakat, "ama" diyen şahıslara izah etmek için cümlelerimi biraz daha kafamda oturtmam gerekiyor. Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Allah mübarek etsin, bereketli ve huzurlu bir hayatın olsun. Eşin, senin iffetin olacağına göre belli şeylere dikkat etmesi gerekiyor elbette. Çok özet başlıklar olarak şunları tavsiye edebiliriz sana: - Haram yemeyecek, yedirmeyecek. - Evinden ayrılmayacak, senin izin verdiğin yere ve izin verdiğin kadar gidecek. - Mahremi olmayan erkeklerle oturup kalkmayacak. - İbadetlerini yapacak. - Tesettürlü olacak. - Çocuk doğurmayı yani anne olmayı asıl görevi bilecek. - Yatak odasını sorun etmeyecek. Allah yardımcınız olsun.
Bu soruda bir ezilmişlik görüntüsü okunmaktadır. Allah’ın dini İslam, erkek ve kadın bütün insanlarındır. Erkek olmak veya kadın olmak değil mü'min ve muhlis olmak sonucu değiştirmektedir. Nahl Suresinin 39, Âl-i İmran suresinin 195. âyetleri bu gerçeği beyan etmektedir. Din açısından kadın ile erkek arasındaki fark, her ikisinin de yaratılış farklılıklarının üzerine belirlenmiş farklardır. Evet, Nisa suresinin 34.ayeti erkeklerin bir puan önde olmalarını emretmektedir. Bu önde olma bir erkeğin bir kadından bir puan önde olması değildir. Erkek cinsinin kadın cinsinden sorumluluklar açısından önde olmasıdır. Nice kadınlar vardır ki benzeri erkek az yaratılmıştır. Erkek olmak tek başına önde olmaya yeterli değildir. Cennet aynı cennettir ve herkese kadın ya da erkek olarak aynı şartlarda sunulmuştur. Yaşanan hayatta feminist anlayışların Müslüman nesillere etkisinden kaynaklanan endişelerden uzak durulmalıdır. Allah Teâlâ hepimizi razı olacağı hayata yönlendirsin.
Tam bu anlattığınız gibi bir eş dinden çıkmış sayılır. Bir Müslüman olarak siz onun eşi olamazsınız. Onu karşınıza oturtup durumun vahametini konuşun. Konunun eşliğin bitmesi veya devam etmesi olarak anlaşılmasını söyleyin. Son sözleri bu sözler olan bir erkek, Müslüman kadının kocası olarak kalamaz. Ayrılmanız gerekir. Tabii bu arada eşinizin ailesiyle de görüşün ve destek isteyin.
Kadın erkekten önce kul var. Ölümlü ve aciz birer insanız öncelikle. Hepimiz de Allah’ın kullarıyız. Kullukta muvaffak olanlar, diğerlerini kadın/erkek diye ayırmazlar. Kendi dertleri olan Allah’ın rızasını kazanmaya bakarlar. O büyük rızayı kazanamayanlar ise diğerinin kim veya ne olduğuna bakarak kendini kaybederler. Allah’ın önünde kul olduğumuz sürece kimse kimseden üstün değildir. Herkesin farklı görevleri vardır. Erkeğin ekonomik ve sosyal ağırlıklı görevleri vardır. Kadının da kendine ait görevleri vardır. Kimse kimsenin kralı değildir ama erkek kadının da hesabını vereceği için Allah onu sadece bir puan önde tutmuştur. Din ise herkesin yönlendirmesini ve kontrolünü yapar. Mesele budur.
Allah'ın yaratmasına müdahale etmek olur mu hiç? Hangisinin sizin için hayırlı olacağını nereden bileceksiniz? Siz, Allah rızası için doğurmaya devam edin. Kız veya erkek ilgilenmeyin; Allah her doğurduğunuz için size bir cennet versin. Eşinizin düşünceleri bir istek olarak güzel ama siz sadece rolünüzü oynayın, ileri gitmemelisiniz.
İki durum var ortada. Birincisi, mahkemenin boşaması yani aradaki nikâh akdini feshetmesi durumudur. Elinizdeki evlilik cüzdanını kullanırken 'var' saydığınız devletin mahkemesi nikâhınızı 'kaldırdım!' dediğinde o nikâh kalkmış olur. O mercii muteber kabul etmek veya etmemek ise başka bir durumdur. Eğer o mercie itibarınız yok ise, bunu eşinizle ittifak ettiğiniz zamanda da konuşmuş olmanız gerekirdi. İkincisi, bir erkeğin kendisine bu süreci yaşatan bir hanımla bir arada olmayı istemesi meselesidir. Bunu da duygusallıktan uzak kalarak düşünmeniz halinde siz de benimsemeyeceksiniz. Elinizdeki dini bir fırsatı kullanarak onu bekletmenizin makul bir yanı yoktur. Siz de sözlü boşamanızı yapın, herkes yoluna devam etsin. Tavsiyem budur. Allah sabır versin.