Fetva Meclisi
Soru
Bir erkek eşini ve çocuklarını çok seviyor ama maddi geçimsizlik yapan eşi mahkemeye müracaat ederek boşanma davası açıyor ve boşanıyor resmi olarak. Ama erkek isteksiz, çünkü eşini çocuğunu seviyor, onlara zulmetmiyor. Erkek 'boş ol' demeden dinen boşanılmış olur mu? (Resmi olarak boşanmış görünüyor.)
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir kere sizin meseleye akıl yoluyla bakmanız gerekiyor; böyle bir mantıkla aile olmayı nasıl becereceksiniz? Fıkıh açısından ise mahkemenin boşaması en azından bir talak hükmüne düşer. Meri mahkemelerin niteliği ise ayrı bir meseledir. Ama normal durumlarda da mahkeme boşamaz fakat aradaki akdi fesheder ki o da bir ayrılma nedenidir. Daha rahat düşünmenizi tavsiye ederim size, siz bir çeşit intikam alır gibi davranmayın.
Öncelikle size sabır diliyorum. Allah'tan acınızın çabuk geçmesini dilerim. Sizin anlattıklarınıza bakıldığında bir zulüm altında ezilmektesiniz. Buna itiraz edilemez. Ancak sözünü ettiğiniz kişinin sizi boşamış olması gerekmektedir. En azından mahkemenin aranızdaki nikâh akdini feshettiğini ilan etmesi gerekmektedir. Siz, bundan önce o şahsı bulup ağzından sizi boşadığına dair bir söz almanız da yeterlidir. O sözden itibaren üç ay sonra evlenebilirsiniz. Mümkün olduğunca acele etmeyin de yeni bir derde girmeyin. Allah sabırlar versin. Bol bol dua edin, farklı toplantılara, meclislere katılarak kendinizi teselli etmeye çalışın.
Selamünaleyküm. Eşiniz de mahkemeye müracaat etti ise ya da hâkimin huzurunda 'ben boşanmak istemiyorum' demedi ise o da boşamış demektir. Eşiniz, şu anda boşamayacağını söylüyorsa bu durumda onun boşamaması sıkıntı olabilir. Böyle bir beyanı yoksa mahkeme kararından sonra üç aybaşı döneminiz geçti ise evlenebilirsiniz. Erkeğin ailesinin rızası hüküm açısından önemli değildir ama ilişkileriniz ve huzurunuz açısından risk alıyorsunuz.
Selamünaleyküm. Erkek, nikâhı elinde tutuyorsa yani elindeki nikâh sahih bir nikâh ise onu boşamadığı sürece boşama gerçekleşmez. Mahkeme nikâh ı feshedebilir. Bu da bir talak hükmündedir şüphesiz ama bu feshin bir zulme veya makul bir sebebe binaen olması gerekir. Ayrıca 'hangi mahkeme?' sorusunun cevabı da bizim işimiz değil elbette. Buna göre meselenin baştan ele alınması gerekmektedir. Önceki durumlarda ne konuşuldu, ne sonuçlandı, önce onların bilinmesi gerekiyor.
Selamünaleyküm. Nikâhı dinli veya dinsiz diye ayırmayın. Nikâh nikâhtır. İkinci bir hanımla evlenmek de şartları uygunsa mümkündür. Birinci ile boşanmalarının bununla bir alakası yoktur. Boşanma ayrı bir hukuktur.
Selamünaleyküm. Bu iş, ilgililerin bulunması gereken bir mahkemede çözülebilir. En yakın müftülüğe giderek mesele yüz yüze görüşülmelidir.
boşanmak konusundaki diğer fetvalar
Şunu düzeltin: Gizli nikâh olmaz! Nikâhın özelliği aleni olmasıdır; nikâhı zinadan ayrıt eden de şahitlerin huzurunda ve ebedilik ilkesi üzerine icra ediliyor olmasıdır. Eğer sözünü ettiğiniz kişi eşiniz olmayı hak etmiş ise bu durumda size karşı boşama hakkını kullanmış demektir. Bu da bir talak hakkını kullandığını gösteriyor. Size tekrar dönmeyi teklif ediyorsa dönebilir. İki hususu tekit etmemiz gerekir. Birincisi: Bu durumu, bir ilim adamına beraberce izah edin; onun niyeti ve sizin durumunuz daha net belli olsun. İkincisi: Biraz aklınız varsa zararın en kestirmesinden dönün. Bile bile kendinizi riske atıyorsunuz. Allah'tan korkun, kendinizi düşünün, daha akıllıca iş yapın.
Boşanan bir kadının boşanması nihai yani ÜÇ TALAKIN DA GERÇEKLEŞTİĞİ bir boşanma ise, üç hayız müddeti bekledikten sonra başka bir erkekle evlenebilir. Bu evlenme gerçekleştikten sonra cinsel ilişkili bir dönemin sonunda ikinci eşi tarafından da boşanırsa, üç hayız döneminden sonra birinci eşiyle yeniden sıfırdan bir evlilik yapabilir. Bu arada ikinci eşle kâğıt üzerinden ya da cinsel ilişki olmadan veya bir cinsel ilişki olacak kadar bir süre için evlenmeye yani evlilik hilesi yapmaya hulle denir ki bu bir haramdır.
Cinsel ilişki gerçekleştikten sonra mehir verilmelidir.
Evlilik imtihanını basit göremeyiz. Siz, bu konuda ilk değilsiniz. Pek çok evlilik bu şekilde sonlanmaktadır. Şöyle bir takvim izleyebilirsiniz: a- Eğer sizin anlattıklarınız doğru ise (Eşinizi dinlemeden sizin tam doğruyu söylediğinizi saymamız mümkün değildir.) eşiniz, sizi erkek olarak beğenmemiştir. Anne babası, yemek mazeretin görünen yüzüdür. Yapılacak bir şey yoktur; böyle bir evlilik uzun yıllar sürmez. Eğer eşinizin yaşı, yirminin altında ise bu bir çocukluktur. Nasihat ettirerek düzeltebilirsiniz. Ama annesi babası onu teşvik eder durumda ise bu da zordur. Ayrılmaya razı olacaksınız. Bırakın ayrılma dilekçesini o versin de bari mahkeme size nafaka cezası vermesin. b- Boşanma gibi ağır bir konuda sizin yaptığınız gibi maddi kayıplar düşünülmez. Sizinki de bir çocukluk. Hayatınızın en ağır darbelerinden birini yiyorsunuz ve şu kadar lirayı düşünüyorsunuz. Size şunu söyleyeyim: Uyuyacağınız tek bir huzurlu gece bile o yedi buçuk milyardan daha değerli olmalıdır sizin gözünüzde. c- İlerde pişman olmamak için yeteri kadar istişare edin; onun ve sizin aile büyüklerinizi devreye sokun. Aklı başında büyükleriniz sana bu evlilik devam etmez derlerse hiç tereddüt etme. Boşa ve yeniden evlenmeye çalış. Asla bekâr kalma. Erkeğin dul iken bekâr kalması tehlikelidir. d- Gerdek gecesini aştığınıza göre mehir kadının hakkıdır. Eğer siz zorlamadan bilezikleri yani mehri size iade etti ise onlar da sizin oldu demektir. Geri vermeniz gerekmez. Yaşınızı yazmadığınız için daha kısıtlı cevap vermek durumundayım. Sabırlı olun. Allah'tan korkun, aceleci ve istişaresiz karar vermeyin. Kadına ait hiçbir hakkı ezmeyin; sizden gitsin ama kimsenin hakkı sizde kalmasın. Ve kesinlikle sürüncemede bir gün geçirmeyin; istişare edin, kalbiniz rahat edince de karar verin. Sonra da yolunuza devam edin. Ve sıhhatinizi, iffetinizi, şerefinizi, erkekliğinizi parayla asla ölçmeyin.
Elinizde bir belge varsa, o belgeye istinaden hakkınızı isteyebilirsiniz. Bir belge yoksa o zaman, verme nedeniniz önemli olacaktır; verirken bir tür borç olarak verdiğinizi ispat edemezseniz, muhatabınızın insafına kalmış olacaksınız. Aranızda anlaşarak verdiğiniz karar, dinen sakıncası olmayan bir karardır. Uygun olan da anlaşmanızdır. Eğer erkek tarafı anlaşmaya yanaşmazsa ve siz de maddi bir hakkınızın bulunduğuna eminseniz, zaten mahkeme size belli bir hak verecektir. O hakkı helal bir şekilde alırsınız. Çocuğunuz için de aynı şeyler geçerlidir; anlaşmaktan başka huzurlu bir yolunuz yoktur. Çok geçmiş olsun diyorum, sabırlar diliyorum. Allah'a emanet olun.
Nikâh tereddüt götürmez bir iştir. Mahkeme sürecini beklemeleri akla ve dine daha uygundur.