Fetva Meclisi
Soru
Daha önce evlilik yapıp ayrıldım. Tekrar evlenmeyi düşündüğüm biriyle gizli nikah kıyıp beraber olduk ama şimdi olamaz durumdayız. Hatta sinirli halinde, 'artık sen benim karım değilsin, kimle evlenirsen evlen' dedi. Şimdi ise, 'ben onu sinirle söyledim' diyor. Ne yapmam lazım? Ben onu artık istemiyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Kuracağınız yuvanın zeminini oyuyorsunuz. Böyle bir yuva kurulmaz, kurulsa da huzur vermez. Nikâhı oyununuza alet etmeyin. Düğün yapacağınız zaman yeniden nikâh kıyacağınıza göre siz şimdi kıyacağınız nikâhı bir maske olarak kullanacaksınız. Allah'ın emirleri ile bu şekilde oynanması büyük bir risktir. Acilen tevbe edin; geleceğiniz kararmasın. Sonra da evlenmeyi düşündüğünüzü, hatırı kırılmayacak yakınlarınız aracılığı ile iletin. Acilen evlenin. Ebeveynin yaptığı da sizinkinden çok geri kalır bir hata değil. Görüyorsunuz, şeytan için imamlık müezzinlik fark etmiyor. Ciddi ve aleni nikâh yapmaktan başka çareniz yoktur. Allah korkunuz, ebeveyn değil bütün âlem engelini aşmalıdır.
Önce şunu bilelim: Evlilik, bu değildir. Şimdiden böyle oynayanların evliliğe henüz hazır olmadıkları anlaşılır. Kendilerine çeki düzen versinler. Halvetten yani yatak odası şartlarında baş başa kalmadan önce olmuşsa bu boşama yeni bir nikâhla bir araya gelmeleri mümkündür. Bu da yeniden nikâhlanmak olarak anlaşılmalıdır. Her şey yeniden konuşulacak, pazarlık edilecek demektir. Sizin bir kere meseleye İMAM NİKÂHI diye bakışınızda bir sorun var? Nikâhsa nikâh; imamı müezzini mi olur bunun?
Nikâh meselesi gayet ağırdır. Erkeğin kadına vekâlet veya yetki vermesi mümkündür. Verilen yetki ne kadar ise kadın onu o kadarı ile kullanabilir. Ne anlaşmıştı iseniz o şu anda geçerlidir. Sizin talakı kullanmanız gibi bir kullanma olmuştur şu anda. Meseleyi bir müftünün huzurunda konuşmanızı tavsiye ederiz size. O zamana kadar da eşinize karşı ihtiyatlı olun.
Nikâh nikâhtır. ‘Dini’ diyerek akdinizi basit görmeyin. Evet, nikâhlınızın sizinle beraber olmayı istemesi eğer nikâh, nikâh ise hakkıdır. Ancak yaşadığınız toplumda sizin ebeveyniniz ve bir çevreniz vardır. Bir beraberliği onlardan gizli yapacaksanız o zaman nikâh dediğiniz şey, esasen yok demektir. Bu kadar uzun süreli nişan/muteber görülmeyen nikâh dönemi esasen sakıncalıdır. Ailenizle görüşün, ev yapımını bekleme yerine kiraya çıkarak da olsa evlenin. Eşiniz bir kere sizi, o şekilde beraberlik için istedi ise bunu önlemeniz çetin olur. Sizin ebeveyninizi ezmeniz yani onlardan gizli bir iş yapmanız da çirkin olur. Gerçekçi olun ve hemen evlenin. Çocukluk etmeyin.
Nikâh, her şeye ruhsat demektir. Sizin için özel bir nikâh çeşidi olmayacağına göre, nikahtan bir saat sonra hamile kalmanızda hiçbir sakınca yok demektir. Gördüğüm kadarıyla siz evliliği, filmlerdeki gibi zannediyorsunuz. Daha dikkatli olun derim.
Selamünaleyküm. Bir:Ailesinin izni olmadan sizinle görüşebilen biri ile siz nasıl 'iyi bir hayat' kurabileceğinizi vehmediyorsunuz ki? O, yirmi yıldır onu büyüten ebeveynini ezdi, sizi ezmesi için kaç yıl gerekir zannediyorsunuz? Anne baba ezip geçenden kimseye hayır gelmez! Bu kural dünya kurulduğundan beri böyledir. Siz elbette şimdiki lezzete bakıp aldanıyorsunuz. Alkol de kullanılırken pek lezzet verir, ya sonrası! İki:Sizin evlilik vaktiniz geldi ise iki yıl beklemeniz hiç doğru değildir, hemen evlenip kendinizi kurtarın. Üç:Milyon haram işleseniz dahi, namazı ve diğer ibadetleri terk etmemelisiniz. Zaten o haramlardan kurtulmanız ancak namaz sayesinde mümkün olacaktır. Şeytan son kurtuluş umudunuzu da size tükettirmek istiyor. Açın gözünüzü, açın! Dört: Nikâhın imamı müezzini mi olur; ya vardır nikâh ya da yoktur. Yarın, düğün yapmayacaksanız nikâhı zinanıza alet etmeyin.
boşanmak konusundaki diğer fetvalar
İki durum var ortada. Birincisi, mahkemenin boşaması yani aradaki nikâh akdini feshetmesi durumudur. Elinizdeki evlilik cüzdanını kullanırken 'var' saydığınız devletin mahkemesi nikâhınızı 'kaldırdım!' dediğinde o nikâh kalkmış olur. O mercii muteber kabul etmek veya etmemek ise başka bir durumdur. Eğer o mercie itibarınız yok ise, bunu eşinizle ittifak ettiğiniz zamanda da konuşmuş olmanız gerekirdi. İkincisi, bir erkeğin kendisine bu süreci yaşatan bir hanımla bir arada olmayı istemesi meselesidir. Bunu da duygusallıktan uzak kalarak düşünmeniz halinde siz de benimsemeyeceksiniz. Elinizdeki dini bir fırsatı kullanarak onu bekletmenizin makul bir yanı yoktur. Siz de sözlü boşamanızı yapın, herkes yoluna devam etsin. Tavsiyem budur. Allah sabır versin.
Cinsel ilişki gerçekleştikten sonra mehir verilmelidir.
Evlilik imtihanını basit göremeyiz. Siz, bu konuda ilk değilsiniz. Pek çok evlilik bu şekilde sonlanmaktadır. Şöyle bir takvim izleyebilirsiniz: a- Eğer sizin anlattıklarınız doğru ise (Eşinizi dinlemeden sizin tam doğruyu söylediğinizi saymamız mümkün değildir.) eşiniz, sizi erkek olarak beğenmemiştir. Anne babası, yemek mazeretin görünen yüzüdür. Yapılacak bir şey yoktur; böyle bir evlilik uzun yıllar sürmez. Eğer eşinizin yaşı, yirminin altında ise bu bir çocukluktur. Nasihat ettirerek düzeltebilirsiniz. Ama annesi babası onu teşvik eder durumda ise bu da zordur. Ayrılmaya razı olacaksınız. Bırakın ayrılma dilekçesini o versin de bari mahkeme size nafaka cezası vermesin. b- Boşanma gibi ağır bir konuda sizin yaptığınız gibi maddi kayıplar düşünülmez. Sizinki de bir çocukluk. Hayatınızın en ağır darbelerinden birini yiyorsunuz ve şu kadar lirayı düşünüyorsunuz. Size şunu söyleyeyim: Uyuyacağınız tek bir huzurlu gece bile o yedi buçuk milyardan daha değerli olmalıdır sizin gözünüzde. c- İlerde pişman olmamak için yeteri kadar istişare edin; onun ve sizin aile büyüklerinizi devreye sokun. Aklı başında büyükleriniz sana bu evlilik devam etmez derlerse hiç tereddüt etme. Boşa ve yeniden evlenmeye çalış. Asla bekâr kalma. Erkeğin dul iken bekâr kalması tehlikelidir. d- Gerdek gecesini aştığınıza göre mehir kadının hakkıdır. Eğer siz zorlamadan bilezikleri yani mehri size iade etti ise onlar da sizin oldu demektir. Geri vermeniz gerekmez. Yaşınızı yazmadığınız için daha kısıtlı cevap vermek durumundayım. Sabırlı olun. Allah'tan korkun, aceleci ve istişaresiz karar vermeyin. Kadına ait hiçbir hakkı ezmeyin; sizden gitsin ama kimsenin hakkı sizde kalmasın. Ve kesinlikle sürüncemede bir gün geçirmeyin; istişare edin, kalbiniz rahat edince de karar verin. Sonra da yolunuza devam edin. Ve sıhhatinizi, iffetinizi, şerefinizi, erkekliğinizi parayla asla ölçmeyin.
Boşanan bir kadının boşanması nihai yani ÜÇ TALAKIN DA GERÇEKLEŞTİĞİ bir boşanma ise, üç hayız müddeti bekledikten sonra başka bir erkekle evlenebilir. Bu evlenme gerçekleştikten sonra cinsel ilişkili bir dönemin sonunda ikinci eşi tarafından da boşanırsa, üç hayız döneminden sonra birinci eşiyle yeniden sıfırdan bir evlilik yapabilir. Bu arada ikinci eşle kâğıt üzerinden ya da cinsel ilişki olmadan veya bir cinsel ilişki olacak kadar bir süre için evlenmeye yani evlilik hilesi yapmaya hulle denir ki bu bir haramdır.
Elinizde bir belge varsa, o belgeye istinaden hakkınızı isteyebilirsiniz. Bir belge yoksa o zaman, verme nedeniniz önemli olacaktır; verirken bir tür borç olarak verdiğinizi ispat edemezseniz, muhatabınızın insafına kalmış olacaksınız. Aranızda anlaşarak verdiğiniz karar, dinen sakıncası olmayan bir karardır. Uygun olan da anlaşmanızdır. Eğer erkek tarafı anlaşmaya yanaşmazsa ve siz de maddi bir hakkınızın bulunduğuna eminseniz, zaten mahkeme size belli bir hak verecektir. O hakkı helal bir şekilde alırsınız. Çocuğunuz için de aynı şeyler geçerlidir; anlaşmaktan başka huzurlu bir yolunuz yoktur. Çok geçmiş olsun diyorum, sabırlar diliyorum. Allah'a emanet olun.
Nikâh tereddüt götürmez bir iştir. Mahkeme sürecini beklemeleri akla ve dine daha uygundur.