Fetva Meclisi
Soru
Arkadaşım nişanlısı ile imam nikahı yapmıştı, henüz düğünleri olmadı ama kız ben seni istemiyorum deyince arkadaş sinirlenmiş ve üç talakla boşamış. Şimdi bu durumda tekrar evlenebilirler mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Sizi boşamış bir Müslüman ile tekrar evlenebilmeniz için şart olan, bir başka erkekle nikâhlanıp cinsel ilişki yapmış olmanızdır. Eğer ikinci kişi de sizi boşarsa onun boşamasından üç ay sonra birinci eşinize yeni bir nikâhla dönebilirsiniz. Bunun dinen bir sakıncası yoktur. Yalnız ne kadar doğru bir iş yapmış olacağınızı siz belirleyeceksiniz.
Şunu düzeltin: Gizli nikâh olmaz! Nikâhın özelliği aleni olmasıdır; nikâhı zinadan ayrıt eden de şahitlerin huzurunda ve ebedilik ilkesi üzerine icra ediliyor olmasıdır. Eğer sözünü ettiğiniz kişi eşiniz olmayı hak etmiş ise bu durumda size karşı boşama hakkını kullanmış demektir. Bu da bir talak hakkını kullandığını gösteriyor. Size tekrar dönmeyi teklif ediyorsa dönebilir. İki hususu tekit etmemiz gerekir. Birincisi: Bu durumu, bir ilim adamına beraberce izah edin; onun niyeti ve sizin durumunuz daha net belli olsun. İkincisi: Biraz aklınız varsa zararın en kestirmesinden dönün. Bile bile kendinizi riske atıyorsunuz. Allah'tan korkun, kendinizi düşünün, daha akıllıca iş yapın.
Sizin durumunuz psikiyatrik bir durumdur. İnsan bu kadar basite alır mı kendini, anlayamadım doğrusu. Ve hâlâ “birbirinizi sevdiğinizi” söylerken bizi mi çocuk zannediyorsunuz kendinizi mi çocuk yerine koyuyorsunuz? Hayat sizin için bu kadar ucuz mu?
Nikâh eğlence değildir. Nikâh neyi helal yapıyorsa o helaldir, zamanında iyi düşünmeli idiniz.
Bu ayrılma kararı ikisinin beraberce aldığı bir karar ise ve ikinci evliliği bu olaydan üç ay sonra gerçekleşti ise ortada bir sakınca yoktur. Kız tek başına “ben ayrılıyorum” dedi ama erkek kabul etmedi ise durum vahimdir. Bir müftüye gidilip görüşülmelidir.
Nikâhınız olmuş olabilir. Böyle kabul edelim. Nikâhtan daha kesin ise talak gerçekleşmiş duruyor. Yeni bir erkekle evlenmedikçe de onunla nikâh kıymanız bu durumda mümkün değil. Bir realite olarak da bu süreç sizi tekrar aynı kişiden uzak durmaya sebep olmalı değil mi idi? Böyle düşünün, ders çıkarmış olun kendinize.
3 talakla boşama konusundaki diğer fetvalar
Eşinizle beraber size en yakın müftülüğe gidip sözlü müracaat yaparak cevap alın. Daha huzurlu bir kalple yola devam edersiniz. Siz ve eşiniz muhakkak bulunsun.
Dinle eğlenilmez. Siz bu alışkanlıkla nikâhlı iken de bunu yapabilirsiniz. Şimdilik bir sakınca yok ama ağzınızı böyle şeylere alıştırmayın.
Nikâh akit demektir. Bir araya gelme de ayrılma da bu akit üzerinden yürür. Nikâh akdi, iki kişinin bir arada bulunma durumunu belirler. Bir boşama gerçekleştiğinde bu akit o boşama işlemini üzerine alır. Nikâh akdinin üç düğümü vardır. Boşamalardan her biri bu düğümlerden birini çözmektedir. Bir boşama gerçekleştiğinde bu düğümlerden biri çözülmüştür. Beş değil elli yıl sonra bile o nikâh artık iki düğümlüdür. O nikâhın üzerine bir düğüm daha ilave edilemez. Çünkü nikâh akdi yansıtmaktadır. Akit de önceden yapılmış bitmiştir. Ric'i talak demek, geri kalan iki düğüm üzerinden evliliği devam ettirmeyi kabul etmek demektir. Ama bu iki düğüm, helalliği sağlama bakımından üç düğümle aynı güçtedir. Bir başka talak daha gerçekleşecek olsa yine durum aynı olur. Üçüncü talakla beraber artık akdin üç düğümü de çözüldüğü için bildiğiniz gibi başka biri ile bir akitten sonra ve o akit de usulüne göre çözüldükten sonra ancak yeni bir akit imkânı doğar ki o sıfır bir akittir, eskisi ile hiçbir ilişkisi yoktur. Birinci düğümün çözülmesinin ardından kalan iki düğümle beraber erkek geri dönmeyi düşünürse yani ric'at yapacaksa bu, kadının üç aybaşı olup temizlenmesine denk olacak bir süreden önce (yaklaşık olarak üç ay) gerçekleşmelidir. Eğer üç aybaşı dönemi geçtikten sonra erkek böyle bir dönüş yapacaksa, geri kalan iki düğüm de kendiliğinden çözülmüş olacağından erkek ancak yeni bir akitle kadının karşısına çıkabilir. Ve yine sıfırdan bir akit yaparak nikâhlanabilirler. Meselenin özeti budur. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Bu durumun bir sakıncası yok tarzında bir tavırla bunu yapıyorsa bu bir inkârdır, maazallah akıbet de küfürdür. Cehaletten kaynaklanıyorsa büyük bir günah işlenmektedir.
Evet, durum anlattığınız gibidir. Diyanet ve pek çok fetva merkezi bu şekilde uygulama yapmaktadır. Yalnız şunu bilmeniz gerekir ki, Diyanet’in yaptığı uygulama İslam dışı değildir. Onun da dayanağı vardır. Kalbiniz rahat edebilir.