Fetva Meclisi
Soru
Ben bundan aylar önce hanımımla kavga ettiğimde boşanma tartışması başladı. Ben de hanımıma boşama hakkını kendisine verdiğimi söyledim. Eşim gebeydi bu sırada. Çocuk doğduktan sonra bu hakkı kullanmak istediğini söyledi, ben de kabul ettim. Çocuğumuz doğduktan birkaç gün sonra eşim yine bir tartışma sırasında boşama hakkını kullanmak istediğini söyleyip bana üç kez 'boş ol' dedi. İkimiz de bu olaydan pişman olduk tabi. Hocam durum böyle. Ne yapmamız gerekir? İddet durumu nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Bunun bir müftü ile yüz yüze görüşülmesi gerekir. Çözüm olabilir ama müftüye gitmelisiniz.
Sizin durumunuz, bir müftünün önünde bizzat görüşülmesini gerektirmektedir. Allah'a emanet olun.
Kâğıt üzerinde de olsa boşama kararı, ikinci bir eş için makul bir süreç değildir. Böyle bir tavır sizin evliliğinizin geleceği için huzur bozucu olur. İtiraz etmek sizin hakkınızdır. Gönülden kabul etmek zorunda değilsiniz. Onun da size sorması boşama hakkını kullanması için şart değil zaten. Enine boyuna tekrar mütalaa etmeye çalışın meseleyi. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm.Başında böyle olan bir evliliğin ömrü olmaz. Aile büyüklerinizden birini hakem yapın. Onun kararına göre hareket edin. Bu durumda siz, tek başınıza kaldığınızı hissederseniz bunalırsınız. Her gün biraz daha kötü olur. Evinize üçüncü bir kişinin müdahale etmesi gerekiyor. Bunu sağlayın.
Aleykümselam. Böyle bir ifade ile boşama olmaz.
Selamünaleyküm. Gayet yersiz bir ifade olmuş, nikâhınız açısından ise bir risk geçirdiğinizi de bilmelisiniz. İnşallah şu anda sakıncalı bir durumda değilsiniz. Tekrarına karşı dikkatli olunuz. Üç boşama hakkınızdan birinin düşmüş olduğunu bilin yeterlidir.
3 talakla boşama konusundaki diğer fetvalar
Önce şunu bilelim: Evlilik, bu değildir. Şimdiden böyle oynayanların evliliğe henüz hazır olmadıkları anlaşılır. Kendilerine çeki düzen versinler. Halvetten yani yatak odası şartlarında baş başa kalmadan önce olmuşsa bu boşama yeni bir nikâhla bir araya gelmeleri mümkündür. Bu da yeniden nikâhlanmak olarak anlaşılmalıdır. Her şey yeniden konuşulacak, pazarlık edilecek demektir. Sizin bir kere meseleye İMAM NİKÂHI diye bakışınızda bir sorun var? Nikâhsa nikâh; imamı müezzini mi olur bunun?
Dinle eğlenilmez. Siz bu alışkanlıkla nikâhlı iken de bunu yapabilirsiniz. Şimdilik bir sakınca yok ama ağzınızı böyle şeylere alıştırmayın.
Nikâh akit demektir. Bir araya gelme de ayrılma da bu akit üzerinden yürür. Nikâh akdi, iki kişinin bir arada bulunma durumunu belirler. Bir boşama gerçekleştiğinde bu akit o boşama işlemini üzerine alır. Nikâh akdinin üç düğümü vardır. Boşamalardan her biri bu düğümlerden birini çözmektedir. Bir boşama gerçekleştiğinde bu düğümlerden biri çözülmüştür. Beş değil elli yıl sonra bile o nikâh artık iki düğümlüdür. O nikâhın üzerine bir düğüm daha ilave edilemez. Çünkü nikâh akdi yansıtmaktadır. Akit de önceden yapılmış bitmiştir. Ric'i talak demek, geri kalan iki düğüm üzerinden evliliği devam ettirmeyi kabul etmek demektir. Ama bu iki düğüm, helalliği sağlama bakımından üç düğümle aynı güçtedir. Bir başka talak daha gerçekleşecek olsa yine durum aynı olur. Üçüncü talakla beraber artık akdin üç düğümü de çözüldüğü için bildiğiniz gibi başka biri ile bir akitten sonra ve o akit de usulüne göre çözüldükten sonra ancak yeni bir akit imkânı doğar ki o sıfır bir akittir, eskisi ile hiçbir ilişkisi yoktur. Birinci düğümün çözülmesinin ardından kalan iki düğümle beraber erkek geri dönmeyi düşünürse yani ric'at yapacaksa bu, kadının üç aybaşı olup temizlenmesine denk olacak bir süreden önce (yaklaşık olarak üç ay) gerçekleşmelidir. Eğer üç aybaşı dönemi geçtikten sonra erkek böyle bir dönüş yapacaksa, geri kalan iki düğüm de kendiliğinden çözülmüş olacağından erkek ancak yeni bir akitle kadının karşısına çıkabilir. Ve yine sıfırdan bir akit yaparak nikâhlanabilirler. Meselenin özeti budur. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Bu durumun bir sakıncası yok tarzında bir tavırla bunu yapıyorsa bu bir inkârdır, maazallah akıbet de küfürdür. Cehaletten kaynaklanıyorsa büyük bir günah işlenmektedir.
Evet, durum anlattığınız gibidir. Diyanet ve pek çok fetva merkezi bu şekilde uygulama yapmaktadır. Yalnız şunu bilmeniz gerekir ki, Diyanet’in yaptığı uygulama İslam dışı değildir. Onun da dayanağı vardır. Kalbiniz rahat edebilir.