Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben Allah’ın izniyle kendime göre bir eş buldum yalnız bazı konularda nasıl davranılır bilmiyorum. Namazlarını kılmasını, akşam ezanı okunmadan evde olmasını ve çalışmaması gibi isteklerde bulundum. Hepsini kabul etti ve bir problem olmadı. Bir eş olarak eşimi ne kadar kısıtlayabilirim, nelerine karışabilirim, sınırlamalarım ne olmalı? Önerilerinizi bekliyorum hocam, Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Eşinizi de ikna etme projeleri üretmeyin. Siz kendi dönüşümüz için Allah'a şükredin. Dininizi yaşamaya bakın. Eşiniz için dua edin. Sabredin. Tartışmaya yanaşmayın, o tartışacak olursa konuyu dağıtın. Tartışırsanız onu kendinizden ve inandığınız şeyden itersiniz. Sabrederseniz o da kendiliğinden aynı yöne yönelir biiznillah. Öncelikle ilmihal okuyun, öğrenin. Bir de kendinize iman kardeşleri bulun. Sadece mümin olduğunuz için beraber olacağınız üç arkadaş size yeter. Ama vakıf, tarikat, grup değil iman beraberliği yetmeli size. Allah size yardım etsin.
Selamünaleyküm. Eşinizin muhakkak bir doktora görünmesi gerekir. O doktora görünsün siz de bir süreliğine sabırlı olun. Doktor iyileşme ihtimali görmezse ya da doktora gitmeyi kabul etmezse, siz kendinizi harama düşecek sıkıntıda hissediyorsanız onunla oturun ve bir eşe ihtiyacınız olduğunu söyleyin. O yoksa arayış içine gireceğinizi açıkça belirtin. Bu durumda da yanaşmayan kadınla alakalı olarak ailelerinizin büyüklerini de devreye sokarak ağır ve ileri tedbirler alabilirsiniz. Allah size sabırlar versin.
Kendinizi Allah’ın razı olacağı işlerle yoğun duruma getirmezseniz şeytan sizi kendi razı olacağı işlerle doldurur. Temel sorun budur. Bu nedenle şöyle bir planlama yapın: • Muhakkak okuyacağınız bir Kur'an okuma planınız olsun. • Belli zikirleriniz olsun. • Evinizle ilgilenmeyi arttırın. • Sılayırahimi arttırın. • Namazları sünnetleriyle daha ağır kılmaya çalışın. • Bu arada bir psikologla görüşseniz onun da size desteği olabilir. Yılmayın ve usanmayın. Sonuna kadar mücadele edip şeytanı mağlup etmeye kararlı olun.
Şunu bilesiniz: Siz yaratılmadan önce kaderiniz yazıldı. Eğer Allah size eş yazmadı ise kâinatta bir eş bulmanız mümkün değildir. Eğer Allah size bir eş yazdı ise dağlar birleşir ve siz o eşe kavuşursunuz. Şeytan sizi gereksiz yere yıpratıyor. Ne çevrenize bakın ne de içiniz sizi kemirsin. Rabbinize yönelin. İbadet yapın, çok Kur'an okuyun. Göreceksiniz, Rabbinizin sizi sizden çok daha iyi düşündüğünü anlayacaksınız. Yaşınız henüz çocuk denebilecek bir yaştır. Nereden ürettiniz bu düşünceleri. İnsanların ne dediğine bakmayın kızım. Bir başka husus da bu düşünceleri derinleştirirseniz bu sefer şeytan size haram olan işleri mubah gibi göstermeye yeltenir ve sizi iki yönden helak eder maazallah. Çok dikkatli olun, basiretli davranın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm.Size sabır diliyorum. Evet, katlanılması sıkıntılı bir süreçle imtihan oluyorsunuz. Anlattığınız kadarıyla siz haklısınız. Eşinizin yaptığı kendisine ve size kuyu kazmaktır. Bunda bir itiraz yoktur. Siz ise, susadıkça tuzlu su içiyorsunuz. Tuzlu su içtikçe de susuyorsunuz. Size öncelikli tavsiyemiz, eşinizin üzerinde etkisi olan çevreyi değiştirin; kadına karşı en büyük silah kadındır. Ona etki eden başka kadınlar vardır muhakkak. Bu kadınlar annesi olur, komşusu olur. Her kim ise siz, eşinize yeni bir çevre oluşturun. Bütçenizden ilave ayırın ve süslenmeye teşvik edin onu. Cinsel gücünü ve isteğini artıracak gıda tüketimini sağlayın. Size üç çocuk verdiğine göre tamamen kör bir kadın değil demek ki, siz hamle yapmak zorundasınız. Nasihat yerine uygulama yapın. Eşiniz de insandır, kadındır. Her kabahati ona yıkmayın. Ben size desem ki, siz de bir erkek olarak becerip bir kadını şekillendiremediniz, ne diyeceksiniz? Bu kadın üç çocuk doğurduğuna göre kendini ispat etmiştir. Siz bir nasihat edip ömür boyu garanti bekliyorsunuz. Allah Teâlâ her gün beş kere ezan okutuyor da yine namaz kılmıyor insanlar. Sakın surat asmayın, sadece kendinizi yakarsınız. Kadına karşı kati zafer kazanmış erkek yoktur bu dünyada. Kendi kendinizi yiyerek bitirirsiniz de onu bitiremezsiniz. Kadın tatlı dilden anlar, nazlanmak ister. Sürekli alaka ister. Bunları yapın siz.Evlilik böyle bir şeydir, her gün takviye ister, her gün. Siz çabuk yılıyorsunuz. Tuzlu su içme yerine daha aktif olun, kendinizi cazip duruma getirin, peşinizden koşmak istesin. Yatak odasını renklendirin. Mesela banyoyu daha neşeli duruma getirin. Sık sık olmasa da baş başa kalabileceğiniz uzak geziler yapın. Yenilik yapmak sizin görevinizdir. Bıkmayın, usanmayın, erken verdiğiniz kararın şeytandan olacağını unutmayın. Sonunda kazanmak üzere yol alın. Dua etmeyi ihmal etmeyin. Allah size sabırlar versin.
Eşiniz ve siz bir aile danışmanına gitmelisiniz. Eşiniz de bir insan olarak hata ettiğini anlamayabilir. Ola ki nasihat ona etki eder. Umudunuzu kesmeyin. Düzelebileceği ve eli açık duruma gelebileceği umudu ile sabredin, nasihat edin, çevresinin daha güzel insanlardan olması için uğraşın. Bir de işi inatlaşmaya kaydırmamak için dikkat edin. Allah yardımcınız olsun.
aile konusundaki diğer fetvalar
Kızım, Allah sana sabır versin. Kesinlikle şunu bilmelisin: Gördüğün rüyalar senin kötü biri olmandan kaynaklanmıyor. Bilakis iyi biri olduğun için şeytan senin zihnini bulandırmayı deniyordur. O rüyaları yok kabul edebilirsin. Sen rüyalarınla değil gerçeğinle değerlendir kendini. Ailenden uzak olma yerine onlarla daha iç içe olmayı zorlamalısın. İbadetlerine daha fazla dikkat et. Bilhassa namaz önemli. Kur'an okumaya bak. Uyku düzenin muhakkak olsun; aynı saatte yat kalk. Yatağa yorulmuş olarak girecek şekilde yat. Günlük yoğunluğunu biraz daha artır. Cinsel duygularını depreştirecek işlerden uzak durmaya çalış. Arkadaşlarınla evlilik şakası dâhil gençlik gündemlerinde mesafeli ve seviyeli olmaya çalış. Asla dert etme rüyalarını, sen gerçeğin gibisin biiznillah. Vakti gelince de eş de olursun anne de. Allah yardımcın olsun kızım.
Allah senden razı olsun. Allah seni de eşini ve çocuklarını da korusun. Tamam, haramlardan uzak duracaksın. Sen de eşin de hepimiz haram duracağız. Biraz hata edersek hemen Allah’a döneceğiz, istiğfar edeceğiz ama asla umutsuz olmayacağız. Ailemizden biri hata eder, söz dinlemez ise ona da rica edeceğiz, küsmeyeceğiz, kavga etmeyeceğiz. Sabredeceğiz ve kazanacağız. Sabır var, kaçmak yok. Sabır var, küsmek yok. Sabır var, kavga yok. Tamam mı?
Bir nimetten istifade etmek için bir yere kilitlenmiş olmak ancak Haccetmek için Mekke’ye gitmek şeklinde olabilir. Cuma namazı için camiye gitmek olabilir. Namaz gibi bir ibadet bile evde dahi kılınabilmektedir. Evla olanla, olabileceği karıştırmamalısınız.
Bu tartışmada bir abartma boyutu vardır. Efendimiz aleyhisselam, “çocuklarını kimseye muhtaç olmayacak şekilde bırakman daha hayırlıdır” buyurmuştur. Esas olan budur. Bunu putlaştırma ve sen bırakmasan öleceklermiş gibi telakki etme yani onların yaratanını yok sayma düzeyi olursa onun için bir yanlış söylemden söz edilebilir. Allah yardımcımız olsun.
Ailene bir şey diyemem ama sana PARA BİRİKTİREREK ailene, evlenebilir bir genç olduğunu ispat etmenden başka ikna edici bir çaren olmadığını söyleyebilirim. Kendini ispat edecek gayreti göster. Allah yardımcın olsun.
Yapabileceğin en iyi şey kendini o kavganın içinde bulmaman olmalıdır. Küçüklerden biri büyükleri yönlendiremez. Kendini düşünmelisin önce. Kendi psikolojini, ahiretini düşünerek karar ver.