Fetva Meclisi
Soru
Hocam ailem beni hiç dinlemiyor. Düğüne de gidiyorlar, müzik de dinliyorlar. Bana herkes düğüne neden gitmiyorsun diye soruyor. Allah’tan ümidimi kesmiyorum ama ne yapacağımı da bilmiyorum. Bana bir yol gösterin.
Cevap
Benzer fetvalar
Allah bizi takatımız kadar sorumlu tutar. Kardeşimiz, elinden geleni yapsın. Bu nedenle ailesi ile kavga etme durumuna gelmesin. Diretsin. En asgari ne yapabiliyorsa onu yapsın. Ne kadar yapmak istedi ne kadar da gevşek bıraktı onu Allah görür, bilir. Allah da kuluna yeter.
Biz, Allah'ın kullarıyız. Onun emrettiğini yapar, gerisini ona bırakırız. Peygamberler de yer yer istediklerini yapamadılar ama azimleri eksilmedi, yılmadılar. Şeytan sizi yarınlarla korkutup şimdiden çökertmesin. Siz dik durun, Allah'ın emir ve yasaklarına riayet edin. Gerisini ve yarını da Allah'a bırakın. O sizi mahcup etmez, asla etmez!
Allah size sabırlar versin. Müslüman ahlakınızla davranmaya devam edin. Böyle yaptıkça hem dünyada hem de ahirette kazanan siz olacaksınız. Onlar vebale girecek ve siz bunun karşılığını Allah'tan muhakkak alacaksınız. Duymayın o sözleri. Eşinizle mutlu olmaya bakın. Daha çok dua edin. Allah'tan afiyet isteyin. Dünya böyledir. Sabreden kazanır. Kur'an ile meşguliyetinizi artırın. Çokça okuyun. Okuyamadığınız zaman dinleyin. Çocuklarınız varsa onlarla daha fazla vakit geçirin. Tıkandığınız yerde eşinizle beraber bir büyükten nasihat isteyin. Allah sizleri fitnelerden korusun.
Mümin, yolunu Allah ile yürüyen insandır. Sadece sen değilsin bu bunalımı yaşayan; hangi genç, hangi mümin elini kolunu sallayarak dinini yaşayabildi. Mümin olmak ve dinini yaşamak rahatça namaz kılmak, oruç tutmak ve zikir yapmak değildir, böyle olmamıştır hiç. Allah muhakkak imtihan edecek, içindeki samimiyeti ve direnci görecek. Bunun çaresi yoktur. Kimi dışarıda izlediğimiz gibi zalimlerin silahı ile bu imtihanı görür. Kimi fakirlikle boğuşur. Kimi medyaya esir kalır. Bir başkası da senin gibi kendi öz ailesi tarafından dışlanır. Ama herkesin hedefi aynıdır: İyi mümin olmak. Direneceksin, yıkılmayacaksın. Bugün değilse yarın evlenirsin meraklanma. Temel ilkelerden taviz verme. Biraz esnetilebilecekleri ise esnet zamanla. “Olmaz/olmuyor” sözünü kullanma. “Olacak, olana kadar direneceğim” demeye alıştır kendini. Bu arada dua etmeyi asla ihmal etme. Çok dua et, Allah çevrendekilerin kalbini yumuşatsın. Hazır ol, bu büyük mücadeleyi kazanmaya hazır ol.
Size önce şunu tavsiye etmeliyim: Bu dünya bir imtihan yeridir. Rabbimiz, her birimiz için ayrı ayrı bedenler ve ruhlar yarattığı gibi farklı farklı imtihanlar da takdir buyurmuştur. Her birimiz, kendi imtihanımızla baş başayız. Bunu unutmayalım. Bir de şunu unutmayalım: İmtihanı ancak sabredenler kazanacaktır! Sabredip kazanacaksınız. Başınıza büyük bir felaket gelmiş, haklısınız ama ne yaparsanız sizin için daha iyi olur bunu çok iyi düşünün. Çocuklarınızın hatırına, çevrenin sizi horlamasına karşı sabretmeyi de tercih edebilirsiniz. Bunun dinen bir sakıncası olmaz. Dilinizi ve elinizi bir kötülüğe bulaştırmadan boşayabilirsiniz de. Bunun da dinen bir sakıncası olmaz. Aile büyüklerinizden birini kendinize hakem yaparak, ne yapacağınız konusunda fikir alırsanız daha iyi edersiniz. Allah yardımcınız olsun. Ne edin edin, dilinizi ve elinizi kötülüğe bulaştırmayın. Bir olan derdi ikiye çıkarmayın. Size dua ederiz.
Selamünaleyküm. Siz haram yememe, Allah'tan korkarak yaşama azminizi bozmayın. Eşiniz, haramı inkâr eden biri ise nikâhınız tehlikeye girer. Öyle değilse eşiniz ortada bir durumda demektir. Dua edeceksiniz, sabredeceksiniz. Eşinizle yüz yüze bu durumu açıkça konuşun, rica edin. Bir zaman sonra bunu tekrar edin. Tamamen haramla beslenmedikçe ayrılma zorunlu olmaz. Bu durumu tespit ettirmek için imanına itimat ettiğiniz bir akrabayı devreye sokun, ondan fikir almaya çalışın. Dua etmeyi unutmayın.
aile konusundaki diğer fetvalar
Allah mübarek etsin, bereketli ve huzurlu bir hayatın olsun. Eşin, senin iffetin olacağına göre belli şeylere dikkat etmesi gerekiyor elbette. Çok özet başlıklar olarak şunları tavsiye edebiliriz sana: - Haram yemeyecek, yedirmeyecek. - Evinden ayrılmayacak, senin izin verdiğin yere ve izin verdiğin kadar gidecek. - Mahremi olmayan erkeklerle oturup kalkmayacak. - İbadetlerini yapacak. - Tesettürlü olacak. - Çocuk doğurmayı yani anne olmayı asıl görevi bilecek. - Yatak odasını sorun etmeyecek. Allah yardımcınız olsun.
Yapabileceğin en iyi şey kendini o kavganın içinde bulmaman olmalıdır. Küçüklerden biri büyükleri yönlendiremez. Kendini düşünmelisin önce. Kendi psikolojini, ahiretini düşünerek karar ver.
Kızım, Allah sana sabır versin. Kesinlikle şunu bilmelisin: Gördüğün rüyalar senin kötü biri olmandan kaynaklanmıyor. Bilakis iyi biri olduğun için şeytan senin zihnini bulandırmayı deniyordur. O rüyaları yok kabul edebilirsin. Sen rüyalarınla değil gerçeğinle değerlendir kendini. Ailenden uzak olma yerine onlarla daha iç içe olmayı zorlamalısın. İbadetlerine daha fazla dikkat et. Bilhassa namaz önemli. Kur'an okumaya bak. Uyku düzenin muhakkak olsun; aynı saatte yat kalk. Yatağa yorulmuş olarak girecek şekilde yat. Günlük yoğunluğunu biraz daha artır. Cinsel duygularını depreştirecek işlerden uzak durmaya çalış. Arkadaşlarınla evlilik şakası dâhil gençlik gündemlerinde mesafeli ve seviyeli olmaya çalış. Asla dert etme rüyalarını, sen gerçeğin gibisin biiznillah. Vakti gelince de eş de olursun anne de. Allah yardımcın olsun kızım.
Bir nimetten istifade etmek için bir yere kilitlenmiş olmak ancak Haccetmek için Mekke’ye gitmek şeklinde olabilir. Cuma namazı için camiye gitmek olabilir. Namaz gibi bir ibadet bile evde dahi kılınabilmektedir. Evla olanla, olabileceği karıştırmamalısınız.
Bu tartışmada bir abartma boyutu vardır. Efendimiz aleyhisselam, “çocuklarını kimseye muhtaç olmayacak şekilde bırakman daha hayırlıdır” buyurmuştur. Esas olan budur. Bunu putlaştırma ve sen bırakmasan öleceklermiş gibi telakki etme yani onların yaratanını yok sayma düzeyi olursa onun için bir yanlış söylemden söz edilebilir. Allah yardımcımız olsun.
Ailede böyle bir konu iddialaşmaya kaydı ise aile rahatsız demektir. Keşke bir tartışma ortamı oluşmadan bunu çözmüş olsa idiniz. Zira bu tartışmanın ne haklısı vardır ne de haksızı; iki taraf da haklıdır, ikisinin de muhatabı alacaklıdır. İki elin bir araya gelince ses vermeleri gibi bir durumdur bu. Netice olarak erkek, eşi istemese bile ona hizmetçi tutmalıdır. Yeter ki, gücü buna yetsin. Kadın da şu fani dünyada onun için en büyük şeref olan doğurup anne olmayı eşine baskı yaparak istiyor olmalıdır. İkisi de tartışarak kaybediyor bunların. Acilen bir adım geri gelmeliler ve eve yeni bir bebek ve bir hizmetçi getirmelidirler.