Fetva Meclisi
Soru
İlaç kullanan adam kendisini köprüden aşağı atmış, yani intihar etmiş. Böyle birisine rahmet istenir mi? Cenaze namazı kılınır mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Cenazesi kılınmayacak derecede intihar ettiğini söylememiz doğru olmaz. İntihar hemen ölecek eylemi yapmanın adıdır.
İntihar edenin durumu çok kritiktir. Büyük bir veballe ahirete gittiğinden cenazesinin kılınmayacağı söylenmiş ise de kılınabilir, cinnet geçirdiği için öyle büyük bir suç işlediği varsayımı üzerinden namazının kılınabileceği söylenmiştir.
Can, Allah’ın kula verdiği bir emanettir. Başkasının canına kıymak nasıl günah ise kişinin kendi canına kıyması da aynı şekilde büyük bir günahtır. Hz. Peygamber (s.a.s.) pek çok hadisinde intihar etmenin ne denli büyük bir günah olduğunu ve intihar edenin karşılaşacağı cezayı haber vermiştir. O, bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır: “Her kim kendini bir dağdan aşağı atıp intihar ederse, bu kimse cehennem ateşi içinde ebedî olarak kendisini yüksekten aşağıya bırakır olacaktır. Her kim zehir yudumlar da kendisini öldürürse, o kimse de zehri elinde, cehennem ateşi içinde ebedî o zehri içer olacaktır. Her kim de kendisini kesici ve delici bir aletle öldürürse, o da kullandığı aleti kendi karnına vurur ve yarar hâlde ebedî cehennem ateşinde kalacaktır.” (Buhârî, Tıb, 56 [5778]) Hadiste, intihar eden kimsenin ahirette göreceği şiddetli ve kalıcı azabın kendi fiilinin sonucu olduğu etkileyici bir dille anlatılmaktadır. İslâm âlimleri, hadisteki ebedî azap kaydının, intiharı helal sayarak kendi canına kıyanlar için söz konusu olduğunu veya uzun süreli azap anlamında mecazî bir ifade olduğunu belirtmişlerdir. (Aynî,‘Umde, 21/292) Yüce Allah’ın emanet olarak lütfettiği hayatı O’nun razı olmadığı bir tarzda sonlandırma anlamına gelen intihar eyleminin salim akılla gerçekleştirilemeyeceği açıktır. Ancak kişinin cinnet hâlinde iken canına kıymış olacağı varsayılarak bağışlanması için Allah’a dua edilir. Nitekim âlimler, “Her ‘lâ ilahe illallah’ diyenin cenaze namazını kılınız.” (Taberânî, el-Mu‘cemü’l-kebîr, 12/447[13622]) hadisinin genel anlamından hareketle, kelime-i şehâdet getiren herkesin cenaze namazının kılınacağını söylemişlerdir. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 2/417; Nevevî, el-Mecmû’, 5/211; İbn Rüşd, Bidâyetü'l-müctehid, 1/239)
Selamünaleyküm. Böyle biri için kâfir olma ihtimali yüksektir ama imana işaret eden tek bir işareti bile iman lehine kullanmak gerekir. Cenazeyi de buna göre kılarız.
Selamünaleyküm. İstimna ettikten sonra meni geldi ve gusül almadı ise namazları kılınmamış demektir. Bunun dışında namazları için kaza gerekmez.
Selamünaleyküm. Sizin evlatları olarak namaz için yapabileceğiniz bir şey yoktur. O da inşaallah, yanıldığı için Allah'ın mağfiretine nail olmuştur. Yaptığı yanlıştı. Siz yine de babanız için çokça dualar edin, istiğfar edin. Allah babanıza rahmet etsin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Teravih de kılın, kazalarınızı da ihmal etmeyin.
Sizin hastalığınızla müptela olanların ilaç kullandıkları sürece orucu ertelemelerinin caiz olduğunu söylüyoruz. Fidye vermeniz için hastalığın kalıcı olması gerekir. Sizinki ise inşallah iyi olur bir hastalıktır. Artık iyileşme umudu kalmadığı zaman başka alternatifler düşünürsünüz. Şimdilik sadece erteleyin. Geçmiş olsun.
Selamünaleyküm. Zekât olarak kayıt konmuyorsa almanızda sakınca yoktur. Zekâttır deniyorsa siz zekât alabilir biri iseniz alırsınız.
Selamünaleyküm. Kefaret gerektiren bir durumu kati olarak bilmedikçe kefaret tutmanın gereği yoktur. Geçmiş bilinen kefaret gerektirici durumların tamamı için bir kefaret tutmak inşallah yeterli olur.
Selamünaleyküm. Peruk kastediyorsanız onun caiz olmasında sıkıntı vardır. Onun dışında tedavi yöntemi ile saç ekimi yapılabilir. İnsanın kendi bedeninden alınıp başka yere dikilmesi de mümkündür, temiz bir maddeden imal edilenin ekilmesi de (bazı âlimlere göre) mümkündür. Böyle bir durumun da gusle zararı yoktur.
Selamünaleyküm. Yuttuğunuzu biliyorsanız o günü kaza edersiniz.