Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben iş yerinde iki veya üç vakit farz namazlarımı kılabiliyorum. Molam sadece yarım saat olduğu için yetiştiremiyorum. Molada yemek de yiyorum. Bazen de iş arasında namaza gidiyorum ama patronlarımdan habersiz olduğu için kazancıma haram girmiş olur mu? Bir de Peygamber aleyhisselam efendimizi rüyasında gören kişinin günahları af olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Sadece farzları, namazın hakkını vererek kılan namaz kılmış olur. Harama girmez. Ancak bu tutumun yarın farzları da unutmaya götürmeyeceğini kimse garanti edemez. En azından bunu bir eksiklik olarak görmelisin. Kılmamayı bir kanun durumuna getirme. Ara sıra da olsa kıl. Sünnet dediğin senin Peygamber aleyhisselamın şefaatine uzanan yolundur. Cumanın iki rekât farzı için de bu kural geçerlidir.
Selamünaleyküm. Senin Müslüman olduğunu bilerek seni işe aldılarsa namazların farzlarını kılmanı da kabul etmelidirler. Farzlarını nasıl kılıyorsan kıl. Allah kabul etsin.
Sadece farzları ve vitir namazını kılan bir mü'min, hiç sünnet kılmamış olsa bile namaz borcundan kurtulur. Günaha da girmez. Sünnet namazlarla kazanılan büyük ecir deryasından mahrum olmuş olur. Bunu sürekli değil de sizin durumunuzda olduğu gibi yoğunluk anlarında veya vakit sıkışması gibi durumlarda yapanın ise hiçbir zararı olmaz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Farzları kılmanızda bir sakınca yoktur. Farzın dışında kaza veya nafile kılarken çocukların bir sıkıntıya girmesinden emin değilseniz farz dışındakileri orada kılmayın.
Bir işte çalışan mü'min, iş yerinde namazları kılacaktır. Mü'min çalıştıran işveren, onun namaz kılacağını bilerek işe almıştır onu. Bu sebeple iş yerinin namaz kılmaya mani olmasını kabul etmeyiz. Yalnız işçinin de mesai anında iken namaz kılmak için camiye dışarı çıkması ve vakti uzatacak şekilde kılması da doğru olmaz. Abdestini önceden alarak ve sadece farzları kılarak kısa bir zamanda işine de zarar vermeden namaz vazifesini bitirebilir. Bu nedenle kritik işlerdeki mü'minlerin sadece farzları kılması yönünde bir tavsiyede bulunulabilir. Eğer iş ortamı açısından bir sıkıntı oluşmuyorsa elbette sünnetler de eda edilmelidir. Allah yardımcımız olsun.
Öncelikle farzları eda edin. Sünnetleri de vakit bulursanız eda edersiniz.
farz konusundaki diğer fetvalar
Birinci rekâtı idrak etmiş olmanızla biiznillah namaz kılınmış olur. Kalbiniz rahat etsin istiyorsanız onu tekrar kılın yani kaza edin.
İkindi ve yatsı namazlarının öncesindeki sünnetlere bu şekilde bakamayız yani muhakkak terk edilecek şeklinde bakılması yanlıştır. Şu şekilde bakalım: İkindi ve yatsının önceki sünneti, öğlenin önceki sünneti ile karşılaştırıldığında öğlenin sünnetini TERK ETMEMEK gerekir deriz. İkindi ve yatsının sünneti ise TERK EDİLSE VEBAL OLMAZ, EKSİKLİK OLUŞMAZ. Doğru bakış budur. İkindi ve yatsının ön sünnetleri için muhakkak terk edilmesi gereken süre yerine ARASIRA TERK EDİLSE SAKINCA OLMAZ demek daha doğrudur. Hususi terk programı gereksizdir.
Yatsı namazının ilk sünneti, farz namazların öncesinde veya sonrasında kılınan sünnet namazların en zayıfı yani kılınma emri en az olanıdır. Kılınmaması günah olmaz ama kılınınca da sevap açısından kazanç olur. Sahih/sarih bir hadis ise yoktur.
İkindi ve yatsının ilk sünnetleri kılınmasa da onların yerine kaza namazı kılınsa bundan bir sakınca oluşmaz. “Böyle yapması gerekir” şeklinde anlaşılırsa o yanlıştır.
Hayır, umre ibadeti müekked bir sünnettir, farz değildir. İmkânı olan gitmeli ve nefsini temizleyecek bir ibadet olarak onu yerine getirmelidir ama farz değildir.
Tıp derslerinizin hakkını vermelisiniz. Onlara iyi çalışın. Tıp dersi dışındaki FARZ işleri aksatmayın. Nafilelerden ise yapabildiğiniz kadarını yapın. Haramlardan da kesinlikle uzak durun. Bu hâliniz biiznillah mü'mincedir ve ecir kazanma durumundasınız. Allah yardımcınız olsun.