Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Benim bazı konularda sorum olacaktı. 1)Himmet nedir hocam. bazı kardeşlerimden bu iş ashabı kiramın himmetiyle oldu onlar olmasa bu iş olmazdı gibi şeyler duyuyorum böyle bir şey var mıdır? Yani vefat eden bir kişi bize yardım edebilir mi? 2)Dualarda beşer perdesinden sıyrılmış Hazreti Şeyh x Marifetlerin ve kelamın kaynağı saadetin efendisi Seyyid falanca gibi cümleler söylenen dualara âmin demek şirk midir? 3)Yiyeceğin evvelini araştırmamız gerekiyor mu? Kesimi konusunda bilgimiz olmayan bir hayvanın etini helal kazançla kasaptan alıp yersek helal kesim olması ya da haram kesim olması fark eder mi? 4) Okunan kuranı kerimin mealini anlayacak kadar Arapça öğrenmek istiyorum. Bugün konuşulan Arapçayı öğrensem bu mümkün olur mu? Eski Türkçe-Günümüz Türkçesi gibi dilde ayrılık olduğu gibi Arapçada da bu durum var mı? Sorularım bunlar hocam Allah sizden razı olsun. Allah hizmetlerinizi kabul etsin
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Keşke hepimiz, Kur'an ne diyor onu anlayabilsek! Elbette bu mümkün değildir ama ne kadar biliyorsak ona şükretmemiz gerekir. Bildiğimizin gereklerini yaparak bir adım öne çıkabiliriz. Bilmiyoruz diye geri kalmamız doğru olmaz. Kur'an'ın okunuşu kesinlikle kendi dilinden olmalıdır. Diğer dillerle yazılmış şekli Kur'an değildir. Bildiğinizle amel edin. Bildiklerinizi tekrar edin. Yeni şeyler öğrenmeye gayret edin.
Selamünaleyküm. 1- Eşiniz, kendisine tahsis edilen saatte orada bulunuyorsa, öğrenciler gelsin veya gelmesin o ücretini almakta hak sahibidir. Bu ortamı bilinçli bir şekilde kendisi hazırlarsa sorun olur. 2- Hepimiz dinimizin hizmetkârı olmaya mecburuz. Bildiğimizi bilmeyenlere öğreteceğiz. Arapça bilmemiz de gerekmiyor. Hatta okumamız da gerekmez, duyduklarımızı da iletebiliriz/iletmeliyiz de. Şu kadar ki, kesin çizgiler çizmek, tereddütleri netleştirerek konuşmak doğru değildir. 3- Bu 'çok' deyimi esnektir. Yirmiye de çok deniyor beşe de. Buna kişinin kalbi karar vermelidir.
Selamünaleyküm. Evet, hassas bir kulağın fark edebileceği oranda bir telaffuz var ki vardır. Bu fark, Kur'an okumayı etkileyecek çapta değildir. İyi bir talim ve tecvid bilenlerin ağzında bu fark hissedilemeyecek kadardır. Halk okuyuşlarında biraz fark edilmektedir. Kur'an kıraati iyi olan birinin önünde öğrenirseniz mesele kalmaz. Büyütmeyi gerektirecek bir durum değildir.
Selamünaleyküm. Mesleklerin adı önemli değildir. İcra edilirken ne kadar Şeriat'a uyulduğu önemlidir. O mesleğin hakkını verebilecekseniz ve icra ederken harama düşmeyecekseniz yapabilirsiniz. Bunu da siz belirlersiniz. Mesela bir 'Kur'an Kursu Hocalığı' görünüş itibariyle mübarektir. Öyledir de şüphesiz. Ne var ki, sadece başörtüsü takmaya uygundur diye mübarek olması gerekmez. Kur'an'a hizmet liyakati taşımadıktan sonra, o hocanın önündeki talebeler, Kur'an'dan alınacak şeyleri almadıktan sonra hocalık bir anlam ifade etmez. Bu açıdan bakmaya çalışın; içini doldurabilecek misiniz? Eşliğinizde bir aksama olacak mı? Bunları düşünün.
Selamünaleyküm. Dinimize ve Kur'an'ımıza hizmet etmek kadar büyük bir görevimiz olamaz bizim. Bunu muhakkak yapacağız ama iki şartı da unutmayacağız: Birincisi sıhhatimizi koruyarak olacak bu hizmet. İkincisi de, kazandığımız kaybettiğimizden çok olacak. Sizin anlattığınız ortam, bu şartların oluşmadığı bir ortamı yansıtmaktadır. Evinizde daha sade bir hizmeti deneyebilirsiniz. Daha bereketli bir sonuca ulaşacağınızı umarım. Allah amelinizi kabul buyursun.
Selamünaleyküm. İsa aleyhisselam hakkında imanımız onun ölmediği şeklindedir. Yeni görüşler, Ümmet'in eskilerine ait olmayan görüşlerdir. Meşhur olmak için üretilmiş beyanlardır bunlar. İlahiyatlar, Müslümanları dinlerini öğretmek için kurulmuş kurumlar değildir. Müslümanların dinlerini kontrol etmek için kurulmuş kurumlardan ne bekleyecekseniz onu bekleyin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Buna imam nikâhı olarak isim vermeyin; nikâh nasılsa öyle nikâh yapacaksa sakıncası yoktur. Gizli saklı olmayan bir nikâh ile evlenebilir.
Selamünaleyküm. Bu konuda bir şey bilmiyorum, ehline sormak lazım. Hadis kitaplarında böyle bir bilgiye ulaşamadım.
Selamünaleyküm. Hedefinizi 'önce mü'min olarak kalmak' şeklinde belirleyin. İnsanlıkla uğraşırken eldekini de kaybetmeye götürmesin sizi hedefiniz. Bunun için de muhakkak bir grup içinde bulunun; şeytan yalnızları pek sever. Sağlık veya siyaset, biri diğerinden önemsiz değildir. İnsanla ilgili ne varsa o önemlidir. Kabiliyetinizi keşfettirin, ehil kimselerle görüşün, size 'sende şu kabiliyet var' desinler. O alanı tercih edin. Allah yardımcınız olsun, size dua ederiz. Siz ümmetimizin umudusunuz. Sizi melekler korusun.
Selamünaleyküm. Kur'an iki tür ayet ihtiva eder. Biri, muhkem, diğeri de müteşabihtir. Muhkem, içeriği anlaşılan, bizden istediği belli olan ayet demektir. Müteşabih ise, yüzeysel olarak anlaşılması mümkün olmayan ayet demektir. Bizzat Kur'an, bu ayetlerin varlığından söz etmektedir. Allah kime ne kadar bildiriyorsa sadece onlar o ayetleri anlayabilirler. Neden Kur'an'da bu tür ayetler var derseniz deriz ki: Kur'an, bilgi kitabı değildir; iman kitabıdır. - Evet, Kur'an'da Peygamber aleyhisselamın açıklamadığı birkaç kısa ayet vardır. Surelerin başındaki harflerdir bunlar. - Hiçbir tartışmada hiçbir şey ispat edilemez. Tartışmanın ucu cehalettir. Kimse ile din hususunda tartışmayın. Kendi işinize bakın, kulluğunuzu yaşayın.
Selamünaleyküm. Hepimiz dinimize hizmetle mükellefiz, ne kadar ne yapabiliyorsak onu yaparız, sormaya da gerek yoktur. Allah sizden razı olsun.
Selamünaleyküm. Allah'ın rahmetinden umut kesilmez. Siz, şefaati hak edecek durumda olun, Allah gerisine bir kapı açar size.