Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam, kıraatle ilgili bir sorum olacaktı. Ülkemizde imam asım kıraatine göre Kur'an-ı Kerim okunuyor, deniliyor. Suriyeli tüm kıraatlerde okumayı bilen bir tanıdığım Türkiye’de ض ve ط harflerinin doğru telaffuz edilmediğini, bunun sebebinin kıraat farklılığı olamayacağını, harfin farklı telaffuz edildiğinden Türkiye’de farklı okunduğunu söylemişti. Bu okuyuş konusunda bir ihtilaf var diye biliyorum. Bu konuda şöyle bir sıkıntı yaşıyorum. Okuyuşumu güzelleştirmek istiyorum, tecvit bilgimde eksikler var. Ana dili Arapça olan kari'leri dinleyip onlar gibi okumaya çalışıyordum. Fakat bir hoca gözetiminde öğrenmek daha sıhhatli gözüküyor.Yaygın okuyuşun hatalı olabileceği ihtimali beni iki arada bir derede bırakıyor. Yaşadığım beldede ehli olanlar ülkemizde yaygın şekliyle Kuran-ı Kerim'i okuyorlar. İmam Hatiplere de ben böyle okusam diyemiyorum. Ben bir an evvel eksiğimi kapatmak adına nasıl öğretiliyorsa öyle mi öğrenmeliyim yoksa Eylül ayından itibaren büyük bir şehirde yaşama ihtimalim var. O ihtimale binaen ana dili Arapça olan kari'leri dinlemeye devam edip eksiklerimi ikmali Eylül sonrasına mı bıraksam isabetli olur?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. 1- Himmet kelimesinin, mezardan bile etki edecek şekilde kullanılmasının ne kadar yerli yerinde olduğunu öğretecek bir bilgi sahibi değilim. Kur'an ve Sünnet üzerinden böyle bir bilgim yoktur. 2- Şirk değilse bile mümince değildir. 3- Yiyeceğimizin aslı araştırmayacaksak hiçbir şey araştırılmayacak demektir. Umumiyetle helal üzere bulunulan bir ortamda isek araştırmayız. Kimin ne yaptığı belli olmayan bir ortamda muhakkak araştırırız. Kişi seçer, ortam tutarız. 4- Kuran’ımızın özel bir Arapçası olduğunu söyleyebiliriz; günlük Arapça ile Kuran’ı anlamak mümkün değildir. Nitekim Kuran Arapçası ile de bugünkü Arap toplumunun dilini anlamak mümkün olmamaktadır. Allah Teâlâ muvaffak kılsın.
Selamünaleyküm. Kur'an harflerini ancak ağızdan telaffuz ederek seslendirmek mümkündür. Latin harflerle ifade mümkün olmuyor. İyi bir hafıza müracaat ederek cevap alınız.
Selamünaleyküm.Biz bu sitede dini meseleleri tartışmıyoruz. Tartışmanın gereksizliğinden değil ama insanların zaruri bilgilenme ihtiyacını karşılamanın daha önemli olduğuna inandığımızdan böyle yapıyoruz. Sizinle de bu meseleyi tartışmayı uygun bulmuyorum. Sadece şunu belirtebilirim:Bu ümmetin, sabahlara kadar teheccüd kılan, vakıf malıdır diye cami çeşmesinden bile su içmeyen ulemasından binlercesi, belki de yüz binlercesi on dört asırdan beri sözünü ettiğiniz meselelerde bir görüş üzerinde hareket ediyorlardı. Sözünü ettiğim bu ulemaya sahabenin uleması da dâhildir.Şimdi ise laik bir ülkenin, Şeriat Fakültesi diye isim bile vermeyi tenezzül etmeyip İlahiyat Fakültesi diye kurduğu kurumlarda yetişerek, oralarda unvan sahibi olarak ilim öğrenen insanların ortaya attığı görüşler vardır. Bir de bunlar, teheccüdle de hatta sabah namazını camide kılmakla da pek alakası olmayan kimselerdir. Sekreterleri ile oturabilen tipler olmaları da muhtemeldir. Yeni cephede de bunlar vardır. İzin verin ben, başını Aişe anamızın çektiği bin dört yüz yıllık büyük kitlede kalayım. Onların, bu modernler tarafından ilan edilen hatasına razıyım. Sabah namazını camide kılmazların doğrusundan ise, secdede iken gözyaşı akıtanlarla, ellerinde kılıçlarla meydanlarda şehit düşenlerle beraber bulunayım. Bırakın, o hatalar ve sahipleri ile kalalım. Zira bunlarınki, olsa olsa hatadır. Tezlerini geçirmek veya TV ekranlarına çıkmak için değildir sözleri. Bırakın doğal kalalım. Suni dinden ise doğal dinimiz olsun. Size de tavsiyemiz budur. Bunun hesabı daha kolay olsa gerek mahşerde. Allah'a emanet olunuz.
Aleykümselam. Keşke hepimiz, Kur'an ne diyor onu anlayabilsek! Elbette bu mümkün değildir ama ne kadar biliyorsak ona şükretmemiz gerekir. Bildiğimizin gereklerini yaparak bir adım öne çıkabiliriz. Bilmiyoruz diye geri kalmamız doğru olmaz. Kur'an'ın okunuşu kesinlikle kendi dilinden olmalıdır. Diğer dillerle yazılmış şekli Kur'an değildir. Bildiğinizle amel edin. Bildiklerinizi tekrar edin. Yeni şeyler öğrenmeye gayret edin.
Selamünaleyküm. Mealler arasında ciddi bir fark olmaz, tercümede üslup farkıdır gördükleriniz. Aynı tercüme olması zaten mümkün olmaz. Diyanet'in mealini okuyabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Zor olanı alışırsanız diğerlerini kolay okursunuz ama aksi olmayabilir. Diyanet mührü olanların hepsi alınıp okunabilir. Kur'an okumak için aldığımız Mushafların, yazısı sade olmalıdır. Renkli ve yazılı çizilileri almamayı tercih ediniz. Kuran, kimsenin icadına muhtaç değildir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Kur'an ile alakalı ibadetlerin insandan insana olması gerekir. İbadeti teknik bir cihaza yaptırmak yoktur.
Selamünaleyküm. İnşaat bir maldır. Her mal gibi inşaatın da yapılırken ve bittikten sonra bir değeri vardır. Nitekim inşaat, kullanıma hazır durumda iken satıldığı gibi yapım aşamasında da o anki değeri üzerinden satılmaktadır. Bu da inşaatın her an bir değeri bulunduğunu ve hesaplanabileceğini göstermektedir. İnşaat işi yapan bir Müslüman, elindeki inşaat halindeki malın değerini maliyeti üzerinden hesaplar. Bitmiş inşaat da maliyeti üzerinden hesaplanır ve elde ne kadar mal bulunduğu anlaşılır. Elindeki malın ona maliyeti mesela çimento satan bir nalburun elindeki malın maliyetini hesaplayıp zekâtını vermesi gibi bir durumdur. Bu eğer bir şirket şeklinde ise, şirketteki ortaklığı oranında malı hesaplanmış olur. Böylece kaç paranın ya da ne kadar malın zekâtını vereceğini bilir. Zekât verebilecek kadar elde nakit bulunmaması ya da kardeşinizin durumunda olduğu gibi hissesinin veya inşaatın durumu hakkında bilgi kısırlığı varsa sonradan bilgi netleşmesi ile beraber geçmiş toptan ödenmek üzere zekât bir iki yıl geciktirilebilir.
Selamünaleyküm. Çocuğu babasından mahrum etmeniz doğru olmaz. Ailenizin de yardımıyla buna bir kural koyun, o da kurala göre çocuğu ile ilgilensin.Tıbbı bir ihtiyaç için yolculuğa çıkabilirsiniz ama bunun zaruret olup olmadığını iyi düşünmeniz gerekir.
Selamünaleyküm. Kitap okumanın bir kuralı yoktur. İstifade etmek için hangi yöntem uygun ise o şekilde okunabilir. Sesli âyet okurken veya lafzayı celali zikrederken müstehcen vaziyette olmamak ana şart olarak yeterlidir. Elbette, kişi edebe riayetini artırdıkça bereketini de artırır.
Selamünaleyküm. İnsana direkt hizmet olan bir iş mübarektir. Hemşirelik de böyle mübarek bir meslektir. İcra edilirken sözünü ettiğiniz gibi bazı sıkıntıları olabilir. Öncelikle kadın hemşirenin kadına, erkek hemşirenin de erkeğe hizmet etmesini tercih etmeliyiz. Pratikte bunun mümkün olmadığı zamanlarda ise ortada bir zaruret vardır. Zaruret kurallarına göre hareket edebilirsiniz. Siz, hizmetinizi ihlâsla yapın. Kendinizi cazip duruma sokmayın. Umumiyetle hemşireler, hastanın bile dikkatini çekecek şekilde giyinmekte ve hareket etmektedirler. Böyle bir hataya düşmeyin. Karşı tarafın art niyeti size zarar vermez.
Selamünaleyküm. Bilerek bir harama hizmet etmek caiz olmaz. Direkt bir haram hizmet olmuyorsa sakıncası yoktur.