Fetva Meclisi
Soru
Hayfa limanında Yahudilerle bir iş anlaşması yaptı çalıştığım şirketim. Kariyerim ve gelirim açısından verimli bir deneyim olacak benim için. Ancak İsrail’in gelişmesine hizmet vermiş olacağımı düşünüyorum. ‘İsrail ürünlerinin boykotu ne derece uygun?’ sorusu da bir başka boyutu sıkıntının. Benim yerimde olsanız ne yapardınız?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz tarzda bir mekan veya ortamda çalışmak ancak zaruret diyebileceğimiz ağır şartlarda olabilir. Mü'min bir insan orada çalışmamalıdır.
Maalesef boykot uygulaması önü açık olmak bakımından zor bir seçenektir. “İşsiz kalma pahasına da olsa” boykot edilmeli diyemiyoruz. Ortasını bulmaya çalışacak herkes. Allah yardımcımız olsun.
Boykot şirketlerini geçiş süreci ve geçici olarak kullanabilirsiniz. Keskin geçişlerin de doğru olmadığını düşünüyorum. Allah yardımcınız olsun.
Orada yapacağınız iş helal ise sahibinin Yahudi olması kazancınızı haram kılmaz.
Selamünaleyküm. Bu hususta kesin ve bağlayıcı bir liste yoktur. Herkes kişisel kanaatini kullanmaktadır. Bu da belli firmaları karalamak için yeterli değildir şüphesiz. Meseleyi bireysel kanaatler düzeyinde görmeliyiz.
Hayatınızı idame ettirmek için çalışmaktan başka seçeneğiniz yoksa başka bir iş alternatifi de bulamıyorsanız kerhen de olsa orada çalışmaya devam edebilirsiniz. Kalbinizde orada çalışmaktan hoşnut olmama hissini diri tutun. Bu arada alternatif iş arayışını bırakmayın. Bulunca da o işe geçmekte bir gevşeklik göstermeyin. İnşallah bu şekilde Rabbimiz katında özrünüz olmuş olacaktır. Rabbim, en kısa zamanda en razı olduğu yerde çalışmanızı nasip etsin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir inancın dini değeri yoktur. Tıbbi boyutunu da doktorlara sormak gerekir.
Allah'ın emri konusunda kimseden izin almamız gerekmez. Birisi kendisini izin verme makamında görüyorsa ve men ediyorsa ondan gizli yapmamız gerekir.
Siyaset bütün Müslümanların bir ucundan bilip tutması gereken bir görev olabilir ama herkesin bu husustaki payı farklı olur/olacaktır. Bir bayanın kabiliyeti, ailevi durumu gibi nedenlerle sadece dua etme seviyesinde bir görevi de olabilir. Çıkıp Müslümanlar adına sorumluluk aldığı bir görevi de olabilir. Herkes için farklı bir durumdur bu. Hadice ve Aişe radıyallahu anhüma annelerimiz için bize örnek tutulabilecek bir durum yoktur. Onlar insanlığın en siyasetçi insanını hayata hazırlamakla görevlerini mükemmel olarak yapmışlardı. Onların siyaseti o idi. Bizim de onların bu yönünü örnek almamız gerekir en başta.
Okuduğunuz ili tamamen terk edene kadar orada az da kalsanız namazı tam kılın. Sadece yol esnasında her zaman seferisiniz.
Bizim 'yararlı olmak' gibi bir emelimiz olmamalı. Bu mantıkla yola çıkarsak kazancımız az olabilir. Asıl gayemiz Allah’ın rızasını kazanmak yani kulluk yapmaktır. Biz birilerine bir kelime anlatırken, bu anlattığımız ona tesir edecekten önce Rabbimiz bize sevap verecek diye yaparız. Böylece de karşımızdaki anlasa da anlamasa da biz kazanmış oluruz. Bugün Allah'a davet eden mü'minlerin en önemli iki görevi şudur: a- Erimeden dik durabilmek yani kendini korumak. b- İyi örnek olabilmek yani diliyle anlatmadan önce hareketleri ile anlatabilmek. Kalpler Allah'ın elindedir. O dilediğini dilediği şeye yönlendiriyor. Biz sadece vazifemizi yapıyoruz. İhlasla ve tabii yöntemlerle söylenen iki cümle kalplere kadar nüfuz edebilir de bir sürü edebiyat hiçbir etki etmeyebilir. Bu iki önceliği unutmayalım. Kendinizi sürekli yenileyin. Bilginizi artırın, insanlara sizden taşanı vermiş olun. Sabredin, asla acele etmeyin. Sonuçları verecek olan Allah Teâlâ'dır. Biz sadece vazifemizi yapıyoruz. Müşteri arar gibi anlatacak kimse aramayacağız. Biz bulunduğumuz her yerde dinimizden bildiklerimizi söyleyeceğiz. Bir program eşliğinde beraber olabildiklerimiz varsa onlarla belli bir ders yapmamız mümkün olur. Ders yaptığımızda önceliğimiz ilmihal olmalıdır. İlmihal dinin pratiği demektir. İnsanların taharette bile sıkıntıları olan bir zamanda bunu yapmalıyız. Sonra hadisler okuyabiliriz. Riyazussalihin sizin için iyi bir kaynak olabilir. Onu okuyun, okutun. Erkam Yayınları’ndaki açıklamalı baskısı mükemmel denebilecek niteliktedir. Allah yardımcınız olsun.
Sağlıklı yaşamak herkesin hedefidir ama zaman zaman hasta olabiliyoruz. Hastalık günlerimizde iyi olmaya özenle bakıyoruz ama hastayız da. İbadet hayatımızı da böyle değerlendirmeliyiz: Sürekli ve en iyi ibadetleri yapmak isteyeceğiz. Gevşeme olabilir, olduğu zaman ciddiyete doğru hızla yöneleceğiz ve arkadaki açığı da kapatacağız. Hayat budur, böyledir.