Fetva Meclisi
Soru
Ben üniversite eğitimi için ailemden ayrı kalıyorum. Tatillerde genelde ailemin yanında oluyorum fakat bazen 3-5 günlüğüne okuduğum şehre gitmem gerekiyor. Bu 3-5 günlük veya bir haftalık zaman içinde namazlarımı nasıl eda etmem gerekiyor? (Okuduğum ilde de tek odalı bir dairede kalıyorum.)
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Teftiş için bir yere gittiğinizde orada ne kadar kalacağınızı bilmiyorsanız mesela iki gün içinde dönebilirim gibi bir tahmininiz varsa siz orada misafirsiniz. Orada namazları misafir gibi kılacaksınız. Eğer, gittiğiniz yerde on beş günden fazla kalacağınızı tahmin ediyorsanız bu durumda da orada oralı gibi olacaksınız. Oradan iki günlüğüne asıl mekânınıza gittiğinizde de, aradaki mesafe doksan km'den fazla ise yol boyunca misafir gibi olursunuz. İkinci duruma göre de her iki şehirde de oralı gibi olacaksınız. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Ne annen ne de başka bir insan seni Allah'a kulluktan alıkoyamaz. Camiye gitmen de sakıncalar varsa evde kıl güzel yavrum. Ama namazsız bir günün geçmesin sakın.
Evinizden doksan km. uzakta iken seferi olarak kılmanız gerekir. Tam kılsanız da namazınız tamamdır ama seferi olarak kılın. Sadece evinize döndüğünüzde tam kılarsınız. Ömrünüzün sonuna kadar o şekilde kılmanız ne namazınızı ne de sevabınız açısından bir eksiklik oluşturmaz. Allah yardımcınız olsun.
Yayladaki eviniz size ait ise sizin yaylada bulunduğunuz süre ORALI gibi kabul edilir. Aile olarak orada bulunduğunuz sürece namazları tam olarak kılarsınız. Oraya giderken YOL ESNASINDA ise seferi sayılırsınız. Yaylada sizi ziyarete gelen birisi için ise bu geçerli değildir.
Selamünaleyküm. Eviniz ve iş yerinizin bulunduğu yerde normal namaz kılacaksınız. Yol esnasında namaz kılacak olursanız dört rekât namazları iki rekât olarak kılarsınız.
Selamünaleyküm. Merak etmeyin, vakti gelince birkaç gün içinde alışacaksınız. Siz, dünyanın tek askere gideni değilsiniz. İnsanlar nasıl alıştı ise siz de öyle alışacaksınız.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bizim 'yararlı olmak' gibi bir emelimiz olmamalı. Bu mantıkla yola çıkarsak kazancımız az olabilir. Asıl gayemiz Allah’ın rızasını kazanmak yani kulluk yapmaktır. Biz birilerine bir kelime anlatırken, bu anlattığımız ona tesir edecekten önce Rabbimiz bize sevap verecek diye yaparız. Böylece de karşımızdaki anlasa da anlamasa da biz kazanmış oluruz. Bugün Allah'a davet eden mü'minlerin en önemli iki görevi şudur: a- Erimeden dik durabilmek yani kendini korumak. b- İyi örnek olabilmek yani diliyle anlatmadan önce hareketleri ile anlatabilmek. Kalpler Allah'ın elindedir. O dilediğini dilediği şeye yönlendiriyor. Biz sadece vazifemizi yapıyoruz. İhlasla ve tabii yöntemlerle söylenen iki cümle kalplere kadar nüfuz edebilir de bir sürü edebiyat hiçbir etki etmeyebilir. Bu iki önceliği unutmayalım. Kendinizi sürekli yenileyin. Bilginizi artırın, insanlara sizden taşanı vermiş olun. Sabredin, asla acele etmeyin. Sonuçları verecek olan Allah Teâlâ'dır. Biz sadece vazifemizi yapıyoruz. Müşteri arar gibi anlatacak kimse aramayacağız. Biz bulunduğumuz her yerde dinimizden bildiklerimizi söyleyeceğiz. Bir program eşliğinde beraber olabildiklerimiz varsa onlarla belli bir ders yapmamız mümkün olur. Ders yaptığımızda önceliğimiz ilmihal olmalıdır. İlmihal dinin pratiği demektir. İnsanların taharette bile sıkıntıları olan bir zamanda bunu yapmalıyız. Sonra hadisler okuyabiliriz. Riyazussalihin sizin için iyi bir kaynak olabilir. Onu okuyun, okutun. Erkam Yayınları’ndaki açıklamalı baskısı mükemmel denebilecek niteliktedir. Allah yardımcınız olsun.
Böyle bir inancın dini değeri yoktur. Tıbbi boyutunu da doktorlara sormak gerekir.
Sizin yerinizde olsam veya olmasam, ümmetimin en büyük düşmanına bir iğne vermektense kariyersiz kalırdım.
Kadının fitne olmasının sınırı gayet basittir: Eğer peçe tek olarak sizin yüzünüzde varsa o da bir fitne olabilir. Giydiğiniz kıyafet, albenili bir kıyafet ise tesettürünüz fitne olabilir. Fitne olmasının sınırını şöyle belirleyebilirsiniz: Bulunduğunuz ortamda özellikle dikkat çekmenizi sağlayacak her şey bir fitne nedenidir. Kadın, kadın olarak zaten dikkat çeker ama özellikle bir ilave fitne nedenidir. Bu ilavenin tesettürle ilgili olması sonucu değiştirmiyor. Buna sesi de ek olarak koymamız mümkündür.
Allah'ın emri konusunda kimseden izin almamız gerekmez. Birisi kendisini izin verme makamında görüyorsa ve men ediyorsa ondan gizli yapmamız gerekir.
Elbette. Riyaya kaçmadan ve Allah için yaparak, elbette.