Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Müfettiş olmam sebebiyle görev amacıyla şehir dışına gittiğim zamanlarda yaklaşık 5-6 ay boyu taşra turnem oluyor. Ortalama her ay farklı bir şehre geçip, teftişe orada devam ediyorum. Her hafta sonu da ikamet etmekte olduğum şehre geri dönüyorum. Dolayısıyla 5-6 ay boyunca haftada 5 gün ikamet ettiğim şehir dışında 2 gün ikamet ettiğim şehirde oluyorum. Her hafta sonu ikamet ettiğim şehre döndüğümde eşyalarımı kalmakta olduğum otelde bırakıyorum, dolayısıyla kalmakta olduğum otelde eşyalarım kalmaya devam ediyor; ancak ben geri dönüyorum. Bu durum seferiliğin şartlarından olan 15 günden daha az ikamet yerine uzakta bulunma şartını ortadan kaldırıp, orayı benim yeni ikamet yerim yapar mı yoksa 5-6 ay boyu ikamet ettiğim şehre geldiğim günler hariç devamlı olarak seferilik halim sürer mi? Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. On beş günden az kalacağınız bir yer Mekke de olsa orada seferisiniz. Fakat, Mekke ve Medine'de yol şartları hariç sakın Haremler dışında bir yerde namaz kılmayasınız. Aynı zamanda birden fazla umre yapılabir, caizdir. Fakat, makul bir düzeyin ötesinde bir haftada beş umre gibisi fazla olabilir. Bitkin düşecek bir işi de yapmamalısınız.
Aleykümselam. Bir insanın yaşadığı yer, o insanın vatanı kabul edilir. Oradaki adına MUKİM denir.Bir insanın birden fazla MUKİM olacağı yeri olabilir. Mesela Erzurum'da yaşayan biri, oradaki evine ilaveten iş yapmak için İstanbul'a da bir ev açabilir. Bu sefer o kişinin iki vatanı olmuş olur. Her ikisinde de MUKİM durumdadır.İnsanın kendisine ait olmayan bir evde kalacağı günler: a-Bulunduğu yerden doksan km'den daha uzak bir mesafede ise, b-Orada on beş günden az kalacaksa bu kişi orada MİSAFİR durumundadır. Misafir, dört rekat olan namazları iki rekat olarak kılar. Orucu erteleyebilir. Camide imamla kılarsa namazı imam gibi tam kılar.Buna göre MİSAFİR, kendisine ait olmayan ve doksan km'den daha uzak bir yere giden ve orada on beş günden az kalan kişidir. Doksan km'den uzak bir yola çıkan biri her şartta YOL ESNASINDA yani gideceği yere varıncaya kadar MİSAFİRDİR. Gittiği yerde ise yukarıdaki duruma göre değerlendirme yapılır.
Bu meseleye şöyle başlayın: Siz orayı hâlâ kendi ocağınız olarak görüyor musunuz, görmüyor musunuz? Eğer orayı eskiden babanızın yaşadığı bir yer olarak görüyorsanız, seferi olarak kılmanız gerekirdi. Eğer orayı eski ve her an denebileceğiniz bir yeriniz olarak görüyorsanız sadece yol boyunca seferi sayılacaktınız. Eksik kalan namaz varsa bu hesaba göre eksikleri kaza ediniz.
Selamünaleyküm. Birinci gerçek: Allah’ın emri olan bir işi yaparken insanların ne diyeceğini önemsemeyiz. Kim olursa olsunlar. İkinci gerçek: Onlar tepki gösterseler de sana yapabilecekleri bir şey yoktur neticede. Bir ara alevlenseler de sönmek zorundadırlar. Sen mükellef bir insansın, çocuk değilsin. Üçüncü gerçek: Sen diklenmeden, birden parlamadan adım adım konuyu açabilirsin. Mesela gitmeden önce onlara başını örtmeyi düşündüğünü hafiften anlatarak giriş yapabilirsin. Sonra da örttüğünü söylersin. En fazla bir iki saat sana köpürebilirler. Sen alttan alan, narin biri olduğun sürece sana yapabilecekleri bir şey yoktur. Namaz konusunda ise zaten seni nefes nefes takip etmeleri mümkün değlidir. Dördüncü gerçek: Senin bu durumun, yaptıklarının Allah katında çok daha sevaplı olması anlamına gelmektedir. Zira Allah Teâlâ senin çileni görmektedir, bilmektedir.
İki yer arasındaki mesafe doksan km’den fazla ise siz sadece YOLDA OLDUĞUNUZ ZAMANLAR seferi gibi olacaksınız. Yaşadığınız yerde ve çalıştığınız yerde oralı gibi davranacaksınız. Siz geçici bir işçi gibi değil sabit bir iş sahibi gibisiniz. Sık sık evinize dönmeniz durumu değiştirmez. Çalıştığınız yer sizin ikinci vatanız gibidir. Bu husus bir içtihat konusudur, farklı görüşler de bulabilirsiniz. Bizim kanaatimiz böyledir. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Gittiğiniz yer seferi olacağınız kadar uzak bir yer ise yani doksan km. mesafede bir yere gidiyorsanız, yol boyunca seferi olacağınız için oruç tutmayabilirsiniz. Gittiğiniz yer, sizin on beş günden az kalacağınız bir yer ise ve sizin evinizin bulunduğu bir yer değilse orada da oruç tutmayabilirsiniz. Her iki durumda da dönünce o günleri kaza edersiniz. Ama her şeye rağmen oruçlu olmayı yeğleseniz iyi olur. Oruçsuzlara destek olmayın, küfrün sayısını artırmayın. Tutmayacaksanız da alenen yemeyin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Din, böyle yarı duyulmuş yarı bilinmiş şeylerle anlaşılmamalıdır.
Aleykümselam. Hayat bir günden ibaret değildir. Tıpkı onun gibi de Müslüman olmamız bir öğretmek veya öğrenmekten ibaret değildir. Bir iki konuyu bir nevi Kâ'be edinip etrafında dönmek sakıncalıdır. Daha geniş bir yelpaze ile sahilden açılın. İnsanların ne diyeceğine, ne yaptığına takılıp kalmayın.
Aleykümselam. Burnunuzla ilgili operasyon için ANLATTIKLARINIZ yeterli bir mazerettir. Estetiğin de bulunduğu bir ameliyat olabilirsiniz. Geçmiş olsun.
Aleykümselam. Yayınevi ismi vermem mümkün değildir. Çok farklı olan baskıları yoktur. Yalnız eseri okumanın sıradan bir kitap rahatlığında olmayacağını size söylemeliyim. Muhakkak istişare ederek, anlamadığınızın izahını alarak okumaya çalışın.
Selamünaleyküm. Tevbe eden bir insanın geçmişini irdelemek doğru değildir. Tevbe edip etmediğini ise tekit edebilirsiniz. Özel bir duaya da gerek yok. Her zamanki dualarınızı daha da yoğunlaştırarak yapmaya devam edin.
Aleykümselam. Belirttiğin gerekçede haklısın ama Müslüman, sözü senet olan insandır. Doğrudan yana olmalısınız.