Fetva Meclisi
Soru
Hocam Selamünaleyküm. Ben üniversiteden bu yaz sonunda mezun oldum ve tatil yapmayan yeni bir işe başladım. Bildiğiniz üzere işe girince ilk 1 sene sizin tatil hakkınız olmuyor. İş yeri bizim ramazan bayramı tatilimizi ramazanın bitiminden 3 gün öncesini de dâhil ederek 9 güne çıkardı. Hocam başka şansım olmadığı için tatil için, arife gününden önceki gün yani ramazanın 29. günü tatile çıkmayı planlıyorum. 29. günü yolda geçecek ve 30. günü de oruç tutmazsam, dönünce kazasını yapsam dinen caiz olur mu? Yoksa iki günde orucu tutmam mı gerekir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Ramazan günü, oruçlu iken orucu bozmak şeklinde bir durum varsa altmış gün ardarda ve ilave olarak yediğiniz kadar gün oruç tutacaksınız. Sadece tutmamak ise mesele tutmadığınız gün kadar oruç tutun.
Selamünaleyküm. O günü kaza ediniz, kefarete gerek yoktur.
Aleykümselam. Yola çıkacak birisi, yola çıkmadan önce orucunu bozamaz, bozarsa keffaret gerekir. Yarın yola çıkacağım diye hiç niyet etmese ve nasıl olsa yolcuyum diyerek yese içse keffaret gerekmez ama uygun olmayanı yapmış olur. Bu durumda da o günü kaza etmesi yeterlidir. Yolcu için uygun olan şudur: -Yol meşakkatli bir yol değilse mevsim de uygun ise oruca devam eder. Oruç tutmamasında ise hiçbir sakınca yoktur. -Yolculuk, şehir sınırlarının bitiminde başlar. Yolculukla ilgili namazları iki rekaat kılma ve orucu bozma da o sınırlarda başlar. Evde başlaması caiz olmaz. -Geceden niyet etmemek ise uygun olmamakla beraber keffaret de gerektirmez. -Yolcu geri döndüğünde ya da kalacağı yere vardığında akşam olmamış ise onun ruhsatı da bitmiş olacağından akşama kadar yemez içmez ama o günü kaza eder. Bu durum, gittiği yerde seferi değilse veya kendi evine dönmüş ise böyledir.
Selamünaleyküm. Prensip olarak öbür ramazandan önce bitirmek iyidir ama orucun öbür yılda kabul olmaması gibi bir durum yoktur.
Böyle bir gerekçe ile oruca niyet etmemek olamaz. İş yoğunluğu oruca mani değildir. Evet, niyet etmezseniz kefaret değil kaza etmeniz gerekir ama büyük bir günaha girersiniz, hayatınızın bereketini giderirsiniz maazallah.
Selamünaleyküm. Bir sakıncası yoktur, bitire bilseydiniz daha faziletli olurdu.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Yıllık 6000 TL borcunuz bulunduğunu kabul edip o oranı elinizdeki maldan düşebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Bu konuyu abartıyorsunuz. Meni ulu orta gelmez. Genel akıntı olma ihtimali daha yüksektir. Bu sitedeki kadınlardan gelen akıntılara ait başlıkları lütfen inceleyin.
elamünaleyküm. Anlattıklarınıza bakarak şunları söyleyebilirim: - Mahkemeye gidiş olayı talakın birini kaldırmış olabilir. Büyük ihtimalle de kaldırmıştır. - Diğer durumda ise bir sıkıntı görülmüyor. - Siz, bu mantıkla yaşadıkça o evlilik devam etmez. Çocuk desem çocuk değilsiniz. Cahil desem bilmişliğiniz var. Kasıt desem akıllı duruyorsunuz. Her hâlde siz, nikâh nedir onu bilmiyorsunuz.
Selamünaleyküm. Ardahan ile bir alakanız yoktur. Düzce'de de Bursa'da da mukim olursunuz. Yol esnasında ise seferisiniz.
Selamünaleyküm. Bundan önce elinizde zekât için nisap olacak kadar para (81 gram altın bedeli) yok idiyse, evinizi sattığınız anda bu rakama ulaştınız demektir. Bu tarihten itibaren üzerinden bir yıl geçince siz de zekâta mükellef olacaksınız. O zaman elinizde kaç para varsa onun yüzde iki buçuğunu zekât olarak verirsiniz. O gün kaç para varsa o paranın, az veya çok zekâtı olacak. Hayır, evi sattığınızda elinizde zekât vermeyi gerektirecek mal vardı ve üzerinden yıl geçmiş idiyse bunu da ona ilave ederek hepsinin toplamının zekâtını vereceksiniz. İleride ev almayı düşünmeniz, elinizdeki malın zekât malı olmasına mani değildir. Ev almayı kararlaştırır, sözleşip imza atarsanız o zaman o para eve yatırılmış ve zekâtı gerekmeyen para olur.
Selamünaleyküm. 'Üzerinde görmek' ifadesini, verdiği nimetleri kullanması olarak anlamalıyız. Allah Teâlâ bir kuluna mal vermiş ise o kul, o malı kullanabilir, kullanmalıdır da. Elindeki mala rağmen fakir yaşaması doğru olmaz. İfade budur. Sizin örneğinizdeki durum ise yapılabilir bir şeydir. Kul, riyaya kaçmadıkça öyle bir hayat yaşayabilir ama bunu dengeli yapmak gerekir. Dengeyi nasıl oluşturacağı hususunda ise ehli ile istişareler eder.