Fetva Meclisi
Soru
Muhterem Hocam, İstanbul'da memurum, kirada oturuyorum ve memlekette kooperatife yıllık ortalama 6000 TL aidat ödüyorum. Kooperatifin bitiş zamanı belli değil. Zekât verirken bu tutarı düşebilir miyim? Selam ve dua ile...
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu evleri neden aldığınıza bağlı bir durum var. Satmak için yani emlakçi mantığı ile aldı iseniz değerleri üzerinden hesap yapıp zekât verirsiniz. Aksi takdirde zekât gerekmez. Zekât vermeniz için de borçlar düşüldükten sonra nisap miktarı kadar elinizde para edecek bir şey kalması gerekir.
Elinizdeki birikimden o 40.000 tl’yi düşün. Ya da elinizdekinden o zaman kalan borcunuz ne kadarsa onu düşün. Kalanının yüzde iki buçuğunu zekât olarak verirsiniz.
Selamünaleyküm. Oradaki evi satmak niyetiyle yani ticaret maksadı ile yaptırmıyorsanız zekâtla bir alakanız yoktur. O kooperatife emlakçı mantığıyla yani ticaret için girdi iseniz söz konusu parayı ticari bir mal gibi zekâta tabi tutarsınız.
Selamünaleyküm. Elinizde nakit para yoksa ya da olan nakitten fazla borcunuz varsa zekât vermeniz gerekmez. Daire geliri için zekat vermeniz gerekmez.
Selamünaleyküm. Sırf daireniz bulunduğu için zekât düşmez. Borçlar düştükten sonra birikmiş nisap miktarı paranız olması gerekir. O da 81 gram altının karşılığı kadar para veya altının kendisidir.
Selamünaleyküm. Borcunuzun toplamı, elinizdeki altın ve benzeri birikimden fazla ise ya da nisap miktarının altına düşürüyorsa birikiminizi zekât vermeniz gerekmez.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Gittiğiniz yer seferi olacağınız kadar uzak bir yer ise yani doksan km. mesafede bir yere gidiyorsanız, yol boyunca seferi olacağınız için oruç tutmayabilirsiniz. Gittiğiniz yer, sizin on beş günden az kalacağınız bir yer ise ve sizin evinizin bulunduğu bir yer değilse orada da oruç tutmayabilirsiniz. Her iki durumda da dönünce o günleri kaza edersiniz. Ama her şeye rağmen oruçlu olmayı yeğleseniz iyi olur. Oruçsuzlara destek olmayın, küfrün sayısını artırmayın. Tutmayacaksanız da alenen yemeyin.
Selamünaleyküm. Ardahan ile bir alakanız yoktur. Düzce'de de Bursa'da da mukim olursunuz. Yol esnasında ise seferisiniz.
Selamünaleyküm. Bu konuyu abartıyorsunuz. Meni ulu orta gelmez. Genel akıntı olma ihtimali daha yüksektir. Bu sitedeki kadınlardan gelen akıntılara ait başlıkları lütfen inceleyin.
elamünaleyküm. Anlattıklarınıza bakarak şunları söyleyebilirim: - Mahkemeye gidiş olayı talakın birini kaldırmış olabilir. Büyük ihtimalle de kaldırmıştır. - Diğer durumda ise bir sıkıntı görülmüyor. - Siz, bu mantıkla yaşadıkça o evlilik devam etmez. Çocuk desem çocuk değilsiniz. Cahil desem bilmişliğiniz var. Kasıt desem akıllı duruyorsunuz. Her hâlde siz, nikâh nedir onu bilmiyorsunuz.
Selamünaleyküm. Bundan önce elinizde zekât için nisap olacak kadar para (81 gram altın bedeli) yok idiyse, evinizi sattığınız anda bu rakama ulaştınız demektir. Bu tarihten itibaren üzerinden bir yıl geçince siz de zekâta mükellef olacaksınız. O zaman elinizde kaç para varsa onun yüzde iki buçuğunu zekât olarak verirsiniz. O gün kaç para varsa o paranın, az veya çok zekâtı olacak. Hayır, evi sattığınızda elinizde zekât vermeyi gerektirecek mal vardı ve üzerinden yıl geçmiş idiyse bunu da ona ilave ederek hepsinin toplamının zekâtını vereceksiniz. İleride ev almayı düşünmeniz, elinizdeki malın zekât malı olmasına mani değildir. Ev almayı kararlaştırır, sözleşip imza atarsanız o zaman o para eve yatırılmış ve zekâtı gerekmeyen para olur.
Selamünaleyküm. 'Üzerinde görmek' ifadesini, verdiği nimetleri kullanması olarak anlamalıyız. Allah Teâlâ bir kuluna mal vermiş ise o kul, o malı kullanabilir, kullanmalıdır da. Elindeki mala rağmen fakir yaşaması doğru olmaz. İfade budur. Sizin örneğinizdeki durum ise yapılabilir bir şeydir. Kul, riyaya kaçmadıkça öyle bir hayat yaşayabilir ama bunu dengeli yapmak gerekir. Dengeyi nasıl oluşturacağı hususunda ise ehli ile istişareler eder.