Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm Hocam. Benim sorunum kadınlardan gelen akıntılarla ilgili. Ne kadar araştırdıysam da bir türlü meniyi ayırt edemedim çünkü benden gelen akıntılar genelde hep sarı geliyor. Okuyorum meni de sarımtırak bir akıntıdır diyor. Ne yapacağımı bilemiyorum çok çıkmazdayım. Bir de fıkıh bilgilerini okurken meninin hangi durumlarda geldiğini okumuştum. En ufak müstehcen sözde bile gelecekmiş gibi kendimi tutuyorum ve daha sonra lavaboya gittiğimde sarı akıntıyı görünce ayırt edemediğim için psikolojik bunalıma girdim. İbadetlerim tehlikede, inşallah anlatabilmişimdir. Allah rızası için yardım edin hayırlı günler...
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Bayanların rutubet şeklindeki akıntısının normal bir terleme gibi görülmesi mümkündür. Sizdeki böyle ise onu terleme kabul edebilirsiniz. Yani abdest için bozulma durumu olmaz.
Aleykümselam. Çamaşırınıza bakın. Eğer çamaşırda kalın bir tabaka ve sarımsı bir renk oluşuyorsa o menidir. Meni ile de gusül gerekir. İdrar gibi bir sonuç çıkarsa kendinizi bu konuda özürlü gibi kabul edebilirsiniz. O durumda gusletmeniz de gerekmeyebilir.
Selamünaleyküm. İstiğfar edin, tekrarında dikkat edin. Başka yapmanız gereken bir şey yoktur.
Bahsettiğiniz akıntıyla meninin bir alakası yoktur. Meni; cinsel ilişki sonrasında gelen, yoğun şekilde dışarıya çıkan bir akıntıdır. Sadece düşünce yoluyla gelen bir akıntı değildir. Sizden bu durumda gelen akıntı en fazla mezi olabilir. Mezi de sadece abdesti bozar. Böyle bir akıntı hissettiğinizde namaz kılmak için yeni bir abdest almanız yeterlidir. Ancak ciddi derece de takıntınız olduğunu düşünüyorsanız bir uzmandan yardım almanızı tavsiye ederiz. Burada fıkhî değil daha ziyade bakış tarzınızla ilgili bir zorluk gözükmektedir. Geçmiş olsun. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Sizin aybaşı kanı olarak dediğiniz ne ise o gelince kendinizi aybaşı olmuş kabul edin, o zamana kadar da her işi normal görebilirsiniz.
Selamünaleyküm. İki namaz arasındaki vakti kadar (yaklaşık olarak iki saat) devam eden bir akıntı özür kapısını açar. Özürlü durumuna geçersiniz. Özürlü olunca da sadece namaz vaktinin girişinde abdest almanız yeterli olur. Petinizi de değiştirmezsiniz. Kadın meseleleri ile alakalı olarak Faruk Beşer'in kitaplarını tavsiye edebilirim.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
elamünaleyküm. Anlattıklarınıza bakarak şunları söyleyebilirim: - Mahkemeye gidiş olayı talakın birini kaldırmış olabilir. Büyük ihtimalle de kaldırmıştır. - Diğer durumda ise bir sıkıntı görülmüyor. - Siz, bu mantıkla yaşadıkça o evlilik devam etmez. Çocuk desem çocuk değilsiniz. Cahil desem bilmişliğiniz var. Kasıt desem akıllı duruyorsunuz. Her hâlde siz, nikâh nedir onu bilmiyorsunuz.
Selamünaleyküm. Bundan önce elinizde zekât için nisap olacak kadar para (81 gram altın bedeli) yok idiyse, evinizi sattığınız anda bu rakama ulaştınız demektir. Bu tarihten itibaren üzerinden bir yıl geçince siz de zekâta mükellef olacaksınız. O zaman elinizde kaç para varsa onun yüzde iki buçuğunu zekât olarak verirsiniz. O gün kaç para varsa o paranın, az veya çok zekâtı olacak. Hayır, evi sattığınızda elinizde zekât vermeyi gerektirecek mal vardı ve üzerinden yıl geçmiş idiyse bunu da ona ilave ederek hepsinin toplamının zekâtını vereceksiniz. İleride ev almayı düşünmeniz, elinizdeki malın zekât malı olmasına mani değildir. Ev almayı kararlaştırır, sözleşip imza atarsanız o zaman o para eve yatırılmış ve zekâtı gerekmeyen para olur.
Selamünaleyküm. Gittiğiniz yer seferi olacağınız kadar uzak bir yer ise yani doksan km. mesafede bir yere gidiyorsanız, yol boyunca seferi olacağınız için oruç tutmayabilirsiniz. Gittiğiniz yer, sizin on beş günden az kalacağınız bir yer ise ve sizin evinizin bulunduğu bir yer değilse orada da oruç tutmayabilirsiniz. Her iki durumda da dönünce o günleri kaza edersiniz. Ama her şeye rağmen oruçlu olmayı yeğleseniz iyi olur. Oruçsuzlara destek olmayın, küfrün sayısını artırmayın. Tutmayacaksanız da alenen yemeyin.
Selamünaleyküm. Yıllık 6000 TL borcunuz bulunduğunu kabul edip o oranı elinizdeki maldan düşebilirsiniz.
Bunu, 'her kirlendikçe' şeklinde anlayın.
Selamünaleyküm. Ardahan ile bir alakanız yoktur. Düzce'de de Bursa'da da mukim olursunuz. Yol esnasında ise seferisiniz.