İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Selamünaleyküm. Avrupa’dan Türkiye'ye izin yolculuğuna çıkması gereken bir kişi o gün oruç tutmamaya karar verse dahi bir şeyler yiyerek yola çıkabilir mi? Seferi sayılabilmesi için dolayısıyla da farz olan Ramazan orucunu tutmama izni alabilmesi için oturduğu şehri terk etmesi mi gereklidir? Kısaca, evden bir şeyler yiyip yola çıkan kişi o günkü orucunu bozmuş olur mu ve 61 gün kefaret orucu tutmalı mı?

Cevap

Aleykümselam. Yola çıkacak birisi, yola çıkmadan önce orucunu bozamaz, bozarsa keffaret gerekir. Yarın yola çıkacağım diye hiç niyet etmese ve nasıl olsa yolcuyum diyerek yese içse keffaret gerekmez ama uygun olmayanı yapmış olur. Bu durumda da o günü kaza etmesi yeterlidir. Yolcu için uygun olan şudur: -Yol meşakkatli bir yol değilse mevsim de uygun ise oruca devam eder. Oruç tutmamasında ise hiçbir sakınca yoktur. -Yolculuk, şehir sınırlarının bitiminde başlar. Yolculukla ilgili namazları iki rekaat kılma ve orucu bozma da o sınırlarda başlar. Evde başlaması caiz olmaz. -Geceden niyet etmemek ise uygun olmamakla beraber keffaret de gerektirmez. -Yolcu geri döndüğünde ya da kalacağı yere vardığında akşam olmamış ise onun ruhsatı da bitmiş olacağından akşama kadar yemez içmez ama o günü kaza eder. Bu durum, gittiği yerde seferi değilse veya kendi evine dönmüş ise böyledir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Keffaret, başlanmış bir orucu kasten kesmeye verilen cezadır. Hiç niyet edilmemiş bir oruç için sadece o günün kazası tutulur. Ancak bu şu demek değildir: 'Oruca niyet etme, cezadan da kurtul!' Böyle bir düşünce ağır bir hatadır. Gerçekte ise durum şudur: Müslüman, başladığı bir orucu bozduğunda hata işlemiştir. Bu hatanın affolması için de altmış gün peş peşe oruç tutar. İnşaallah hatası da affolunur. Ama hiç oruca niyet etmeyenin yaptığı işin anlamı, Ramazanın azametini yok saymaktır ki, onun için altmış gün keffaret tutarak kurtulma emeli yoktur. O altmış gün oruç tutmaktan daha büyük istiğfarlar etmeli, kurumayan gözyaşları akıtmalıdır. Meselenin özeti budur. Allah Teala nefislerimize uymaktan hepimizi muhafaza buyursun.

Ramazanda o güne niyet etmeyip o günkü orucu tutmamanın hükmü kazayı mı gerektir
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tutulmayan orucun yerine KAZA yapılır. KAZA, tutulamayanı eksik veya fazla yapmadan aynıyla tutmaktır. Bir güne bir gün iki güne iki gün şeklinde. Eğer oruca niyetlendikten sonra caiz olmayacak bir şekilde yeme içme veya cima yoluyla oruç bozulursa bu bozmanın cezası olarak KEFFARET devreye girer. KEFFARET altmış gün peş peşe oruç tutmaktır. İlave olarak da kaç günün orucu bozulmuşsa o da ilave edilir. Ramazan gününün orucuna hiç niyet etmemek, günü oruçsuz geçirmek ise keffareti gerektirmez. Çünkü keffaret, sözkonusu günahın cezasına katlanıp ondan kurtulmaktır. Hiç niyet etmeme kabalığını keffaretin kaldırması mümkün değildir. Onu yıllarca süren göz yaşları ve büyük bir tevbe paklayabilir. Sonra da tutmadığı kadar orucu kaza eder. Allah Teala nefislerimize uymaktan bizi muhafaza buyursun.

Kişinin ramazanda niyetlenmediği (hiç tutmadığı) oruç için kaza mı tutması gerek
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Birinci durum için o günü kaza etmesi yeterlidir. İkinci durum, keffareti gerektiren bir durum ise onu keffaret olarak tutsun.

Selamünaleyküm hocam.1)Annem gençken ramazan orucunu tutarken yanlışlıkla bir şe
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Kefaret, sadece Ramazan ayı günlerinde oruç bozan içindir. Ramazan Ayı dışında hangi oruç olursa olsun böyle bir ceza yoktur. O bozulan günü kaza etmek yeterlidir. İstiğfar etmeyi de unutmamak gerekir.

Selamünaleyküm hocam. Ramazan borcunu ödemek için orucuna niyet eden kişi ertesi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ramazan’da sefer mesafesi (en az doksan km) kadar bir yere gitmek için yola çıkacak olan kimse, geceden oruca niyet etmeyebilir. Fakat niyet ettikten sonra gündüz yolculuğa çıksa bu yolculuk esnasında meşru başka bir mazereti bulunmazsa orucunu bozmamalıdır. Başlanan bir ibadetin mazeret yoksa tamamlanması gerekir. Buna rağmen sefer bir mazeret olduğu için kişi orucunu seferîliği başladıktan sonra bozarsa kendisine keffâret gerekmeyip sadece kaza gerekir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/421-424) Hz. Peygamber’in (s.a.s.) Mekke’nin fethi için sefere çıktığında oruçlu iken, Kedîd denilen yere varınca orucunu bozması (Buhârî, Savm, 34 [1944]; Müslim, Sıyâm, 88 [1113]) savaş şartlarının gereği olarak değerlendirilebilir.

Ramazan’da oruçluyken yolculuğa çıkan kimse, yolculuk sebebi ile orucunu bozarsa
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm.Yaştan çok baliğ olup olmadığına bakılmalıdır. Baliğ olmayan bir insanın oruç bozmasından keffaret gerekmez. Baliğ olmak da ya on beş yaşına girmek ya da yaşı kaç olursa olsun ihtilam olmakla gerçekleşir.

Oruca alışmaya çalışan gece sahura kalkan fakat niyet etmeyen 10 - 11 yaslarında

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. İbadetlerden her biri, mü'min olarak öldüğünü bildiklerimiz için eda edilip sevaplarından istifade etmeleri umulabilir. Genel olarak ulemanın görüşü bu şekildedir. Burada dikkat edilmesi gereken hususlar ise şöyledir: - Mü'min olarak ölen birine arkadan gönderilecek hasenatın faydası olur. - Bu gönderme bir ticarete dönüştüğünde hiçbir değer taşımaz. Zira ibadetler Allah için yapıldığında değerlidirler. Allah için yapılan işte de ticaret olmaz. - Bu bir umuttur. Umut ise kati değildir. Kati olan şeyleri yapmak daha evladır. Mesela ölmüş insanın evladının iyilik olarak yaptığı şeyler daha değerlidir. - Kur'an'da bir ibadet olarak, ölmüş mü'min için okunduğunda elbette sevap kaynağıdır. Ne kadar ticaret, ne kadar gösteriş, ne kadar adet ve ne kadar da ihlaslı bir ibadet olarak yapıldığı ise ancak Allah Teâlâ'nın bilebileceği bir iştir. Evde, mezarda, camide farkı yoktur. İhlaslı veya ihlassız farkı olabilir.

Selamünaleyküm hocam. Ölüler için Kur’an-ı Kerim okunur mu, hatim yapılabilir mi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Siz ne diyorsunuz; namaz keyif almak için midir? Namaz ibadettir, emredildiği gibi yapılır. Daha ötesi oyundur. İbadetle de oynanmaz.

Türkçe namaz kılmak doğru mudur? Namazda Arapça sureler okurken Arapça bilmediği
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Müzikle alakalı olarak, dinimizi bugüne kadar bize taşımış olan âlimlerin sözü o şekildedir. Biz de onu naklettik. Sözünü ettiğiniz kişilerin veya başkalarının yaptığının çokluğu, yoğunluğu hükmün gevşemesini gerektirmez. Herkes kendine göre bir yön çizecek olursa din elimizden gider. Evet zaruret denebilecek durumlar yok değildir ama bu zaruret herkesin imanı ile alakalı bir durumdur. Ne, ne kadar zorunluluktur veya değildir bunu kişinin imanı belirler. Allah yardımcımız olsun.

Selamünaleyküm hocam. Ben bir soruya karşılık olarak verdiğiniz cevap yazısında
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Zekât gibi bir ibadeti, faiz gibi bir lanet sebebine alet edemeyiz.

Selamünaleyküm hocam. Benim teyzem kredi ile ev aldı, 98 ay kredi borcu var. Ail
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Yetim olmak, zekât almak için yeterli değildir. Yetim ve fakir ise zekât alabilir. Zekâtınız o kız için fakirlik şartı da uyuyorsa verilebilir. Kardeşinize de zekât verebilirsiniz. Onun annenize harcamış olmasında sakınca yoktur. Sizin zekâtınızın onun eline geçmesinden sonra onun elinde iken zekât niteliği de bitmiş olmaktadır. Allah’a emanet olunuz.

Eşim yetim olan bir kızın çeyizi için bir başkasının ben karşılarım sözüne istin
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Sakal kesin Sünnet olan emirlerdendir. Fakat sakalın yasak olduğu ortamlarda sakalsız bulunmak caizdir. Böyle bir durumda sakallı olmayı istediğimizi meleklerin şahit olacağı şekilde içimizde saklarız. İlk fırsatta da sakallı oluruz. Bu aradaki sakalsız zamanımız için de Rabbimizin rahmetine sığınırız. Talebe olarak sakalsız olabilirsiniz, yeter ki yüreğinizden sakal ve Sünnet eksik olmasın.

Selamünaleyküm hocam. Liseyi yeni bitirdim, Allah nasip eder de üniversiteye gid

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.