Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Benim teyzem kredi ile ev aldı, 98 ay kredi borcu var. Ailem ona zekat niyetine para vermek istiyor, faize bulaşana zekat verilmez diye bir yazıda okumuştum, aslı nasıldır hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Faize bulaşacak kapasitede birine zekât vermeyin.
Elinizdeki para borçlarınızın tümü düştükten sonra erimiş oluyorsa o para zekât açısından yok durumdadır.
Namazı ayrı ayrı kıldığınız gibi zekâtı da herkesin kendisi hesaplayıp verecektir. Kime zekât gerekiyorsa o zekât verir. Size bu anlattığınıza göre zekât gerekecek bir durum yoktur.
Selamünaleyküm. Borcu elindekinden fazla olanın zekât vermesi gerekmez.
Selamünaleyküm. Zaten 'kredi almak' faizle borç almak demektir.
Aleykümselam. Fıkıh olarak zekât kullanmanın farkını bilen ve bildiği ile amel ettiğine inandığınız bir kuruma sizin adınıza kullanılmak üzere zekât gönderebilirsiniz. Allah kabul etsin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Müzikle alakalı olarak, dinimizi bugüne kadar bize taşımış olan âlimlerin sözü o şekildedir. Biz de onu naklettik. Sözünü ettiğiniz kişilerin veya başkalarının yaptığının çokluğu, yoğunluğu hükmün gevşemesini gerektirmez. Herkes kendine göre bir yön çizecek olursa din elimizden gider. Evet zaruret denebilecek durumlar yok değildir ama bu zaruret herkesin imanı ile alakalı bir durumdur. Ne, ne kadar zorunluluktur veya değildir bunu kişinin imanı belirler. Allah yardımcımız olsun.
Aleykümselam. Sakal kesin Sünnet olan emirlerdendir. Fakat sakalın yasak olduğu ortamlarda sakalsız bulunmak caizdir. Böyle bir durumda sakallı olmayı istediğimizi meleklerin şahit olacağı şekilde içimizde saklarız. İlk fırsatta da sakallı oluruz. Bu aradaki sakalsız zamanımız için de Rabbimizin rahmetine sığınırız. Talebe olarak sakalsız olabilirsiniz, yeter ki yüreğinizden sakal ve Sünnet eksik olmasın.
Aleykümselam. İbadetlerden her biri, mü'min olarak öldüğünü bildiklerimiz için eda edilip sevaplarından istifade etmeleri umulabilir. Genel olarak ulemanın görüşü bu şekildedir. Burada dikkat edilmesi gereken hususlar ise şöyledir: - Mü'min olarak ölen birine arkadan gönderilecek hasenatın faydası olur. - Bu gönderme bir ticarete dönüştüğünde hiçbir değer taşımaz. Zira ibadetler Allah için yapıldığında değerlidirler. Allah için yapılan işte de ticaret olmaz. - Bu bir umuttur. Umut ise kati değildir. Kati olan şeyleri yapmak daha evladır. Mesela ölmüş insanın evladının iyilik olarak yaptığı şeyler daha değerlidir. - Kur'an'da bir ibadet olarak, ölmüş mü'min için okunduğunda elbette sevap kaynağıdır. Ne kadar ticaret, ne kadar gösteriş, ne kadar adet ve ne kadar da ihlaslı bir ibadet olarak yapıldığı ise ancak Allah Teâlâ'nın bilebileceği bir iştir. Evde, mezarda, camide farkı yoktur. İhlaslı veya ihlassız farkı olabilir.
Aleykümselam. Yola çıkacak birisi, yola çıkmadan önce orucunu bozamaz, bozarsa keffaret gerekir. Yarın yola çıkacağım diye hiç niyet etmese ve nasıl olsa yolcuyum diyerek yese içse keffaret gerekmez ama uygun olmayanı yapmış olur. Bu durumda da o günü kaza etmesi yeterlidir. Yolcu için uygun olan şudur: -Yol meşakkatli bir yol değilse mevsim de uygun ise oruca devam eder. Oruç tutmamasında ise hiçbir sakınca yoktur. -Yolculuk, şehir sınırlarının bitiminde başlar. Yolculukla ilgili namazları iki rekaat kılma ve orucu bozma da o sınırlarda başlar. Evde başlaması caiz olmaz. -Geceden niyet etmemek ise uygun olmamakla beraber keffaret de gerektirmez. -Yolcu geri döndüğünde ya da kalacağı yere vardığında akşam olmamış ise onun ruhsatı da bitmiş olacağından akşama kadar yemez içmez ama o günü kaza eder. Bu durum, gittiği yerde seferi değilse veya kendi evine dönmüş ise böyledir.
Aleykümselam. Sözünü ettiğiniz bu durum, şeytanın taktiklerinden biridir. 'Yapma' diyemediği zamanlar, yaptığını değersizleştirmeye çalışır. Bunlara takılmayın. Doğru bildiğiniz şeyleri yapın, eksiğini ve beceremediğinizi de Allah'ın mağfiretine havale edin. Bunu bir mücadele konusu olarak görmelisiniz. Şeytan sizinle böyle mücadele ediyor, takılıp kalmayın ona. İbadetinize devam edin.
Aleykümselam. Amcanızın veya dayınızın eşi, sizin için yabancı durumundadır. Sokaktaki biri ile onlar aynıdır. Asla tokalaşmayın. Asla sarılmayın. Eşleri sağ veya ölü olsun, durum değişmez.